Medyadaki parçayla okuyabilirsiniz. : )

Gözlerimi açtığımda başımda çok fazla ağrı, kalbimde buruk bir acı, kolumda da bir serum vardı. Ne olduğunu anlayamadım, neden buradaydım? Yanımdaki Annem miydi yoksa çift gören gözlerim onu anneme mi benzetmişti? Ne olduğunu anlayamıyordum tek hatırladığım çok fazla acı, kan ve Jamie'ydi. Jamie. Neredeydi o? Biz neredeydik ne olmuştu bize?
'Anne?'
'Bebeğim'
Elimi öptü ve okşadı. Hızla yerimden doğruldum Jamie neredeydi! Kolumdaki serumu çekiştirirken annem beni durdurmaya çalışıyordu ama başarısızdı. Benim gibi.
'Jamie nerde!'
'Sakin ol hayatım o iyi'
'Hayır nerde o!'
Odadan çıkmaya çalıştım ama çıkamıyordum delirecektim. Yanda bir düğme olduğunu geç fark ettim. Tam oraya basacakken annem beni durdurdu ve sıkıca sarıldı. Ağlıyordum ona sıkıca sarıldım ve devam ettim.
'Jamie nerde anne'
'Boşver. Sadece o iyi bebeğim lütfen yatağına yat'
'Ona bir şey oldu dimi oldu dimi'
'Bebeğim o iyi, oturmalısın'
Biraz oturup ağladım annem hemşireyi çağırdı ve beni şevkatli kollarıyla sıkıca sardı. Tanrım Jamie iyi olsun sana yalvarırım. Neredeydi o? Kendimi iğrenç hissediyordum bununla beraber başımdaki iğrenç ağrı devam ediyordu. Dayanılacak gibi değildi ama sadece Jamie'yi düşünüyordum. Hemşire içeriye girdi ve kapı geri kapandı o anda camda babamı ve Matt'i gördüm. Muhtemelen uzun süredir ordalardı ancak ben şu an fark ediyordum. İkisininde yüzünde dokunsan ağlayacak gibi bir ifade vardı. Hemşire serumu koluma bağlamaya çalışırken konuşuyordu ama dinlemiyordum. Umrumda olan tek şey Jamie'ydi. Ve tuvalete gitmem gerektiği, tamam Jamie bu durumda daha önemli. İçimdeki küçük ruhun 'Bir zahmet' dediğini duyabiliyordum. Kötü beyaz örtünün üzerinde yatarken gözümden yaşlar damlamaya devam ediyordu.
'Şu an nasıl hissediyorsunuz?'
Hemşirenin yaşına göre tatlı ve ince bir sesi vardı. Yaklaşık otuz otuz beş yaşlarında olan hemşire yatağımın şeklini kumandayla değiştirirken gülümsedi.
'Başım ağrıyor'
'Bunun kadar doğal bir şey yok sanırım, bu serum bittiğinde iyi olacağınızı umuyoruz. Lütfen yatağınızdan çıkmayın.'
'Jamie nasıl?'
'O da kim?'
'Diğerinden bahsediyor..'
'Ah evet, o iyi.'
Bununla yetindi. Yalan söylüyor gibiydi. Jamie iyi değildi. Hayır iyi değildi. Lanet Olsun! Doğruldum ama beni geri yatırdılar
'Peki ya tuvaletim gelirse'
'Gidebilirsin, geri yatmak şartıyla. Dinlenmen gerekiyor tatlım'
Bu hemşireyi sevmiştim, neden olduğunu bilmeksizin sempatik gelmişti. Diğer taraftan Jamie'yi istiyordum artık.
'Onu görmek istiyorum'
'Hayır, şu an değil'
'Burada bir saniye daha duramam tamam mı! Kaçamayacağımı mı sanıyorsunuz? Gerekirse camı kırarım yine de buradan çıkarım!'
Anneme baktı annem başını salladı 'yapar' annemi seviyorum. Evet çok seviyorum. Yeniden bana baktı ve derin bir nefes alıp başını salladı
'Serumu çıkartmak yok, sadece 5 dakikalığına, ardından yatağınıza döneceksiniz ve dinleneceksiniz. Zaten şu an yapabileceğiniz bir şey yok. İçeri girmek yasak bu herkes için geçerli. Bu şartlar altında size izin verebilirim.'
'Tamam, söz.'
İkisi birlikte beni kaldırdılar ve yürümeme yardım ederek dışarı çıkardılar. Kendim yürüyebiliyorum. Tanrım. Dışarı çıkar çıkmaz babam bana sıkıca sarıldı ve başımdan öptü
'Bi tanem nasılsın'
'Ben iyiyim baba'
Bi süre sarıldık ardından Matt'e sarıldım. Anne yoktu. Bu beni üzdü. İyi arkadaşız sanıyordum.
'Bizi çok korkuttun Jess, Tanrım!'
'Ah hadi ama ben iyiyim'
Sırtımı sıvazladı. Hemşireyi yanımızdan uzaklaştırdık ve zamanında odaya döneceğimize söz verdik. Matt aptal serumu yanımda sürüklerken annem kolumdan tutuyor babamsa bize rehberlik ederek Jamie'nin yanıma götürüyordu. Bi süre yürüdük. Yavaş yürümemize rağmen hayli yorulmuştum. Matt serumu anneme verdi ve beni kucağına aldı.
'Yürüyebilirim'
'Biliyorum ama şimdi değil.'
Kollarımı boynuna doladım ve gömüldüm. Kısa süre sonra sanırım gelmiştik. Matt beni indirdi ve dengemi sağlamamı bekledi. Jamie'nin annesi ve babası hemen orada duruyorlardı ve birbirlerine sıkıca sarılmışlardı. Beni gördüler ve yanıma gelip sarıldılar bende onlara sıkıca sarıldım babası sırtımı sıvazlayarak konuştu
'Nasılsın tatlım'
'Teşekkür ederim Ben iyiyim, Jamie nasıl?'
'Bilmiyoruz'
Burnunu çekti, çaresiz gözlerinde azcık olsun umut yoktu annesinin ise ağlamaktan kıpkırmızı olan gözleri her şeyi anlatıyordu. İşte o zaman anladım sevdiklerimin değerini. Bundan sonra ne olacağını, nelerin biteceğini kimse bilmiyordu. Sadece bekleyecek ve Tanrı'dan sağlık dileyecektik. Tek dileğimiz eskisi gibi olup devam edebilmekti. Elimizde olan tek şey ise.. hiçbir şeydi...

Kısa oldu sanırım ama bugün bu kadar yazabildim.. Özür dilerim, umarım beğenmişsinizdir, teşekkürler. +25 vote +10 yorum bol bol yorum lütfen 💕
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!