kayıp ilanları

113 28 4
                                    


Obsesyonumu beslediğinden mi rahatlattığından mı emin olamadığım birkaç saatten sonra ne yapmam gerektiğini düşünüyordum. Dedektifçilik oynamak için fazla büyüktüm, bu iş için belki de çabalamamalıydım ama ilanın verildiği gazetenin editörlüğünü ararken doğru kararın ne olduğunu umursayan bir halim yoktu. Uzun uzun çalan telefonlarımın yanıtsız kalması beni çıldırtmak üzereydi. İçimde hiç hissetmediğim bir ateş vardı, külüstür bisikletimin pedallarını ağlatarak ilanı verenin kim olduğunu bulmaya gitmeliydim. 

 Tabii bu role kendimi kaptırmadan önce yapmam gereken işler de vardı; kütüphane anahtarlarını teslim ettikten sonra kampüse uğrayıp bugünün notlarını almalıydım. Bütün bu trajik hayat klişelerinin dışında ortalamanın üzerinde bir öğrenciydim, bu kadar düşük sosyal beceriler ve aylık gelirle yüksek notlara muhtaçtım zaten. Notları alacağım yer kampüsün öbür ucundaydı, oraya ulaşmam yaklaşık üç kere kafamdan geçen düşünceler içinde boğulmam demekti. Bu günlük hayatta yaptığım diğer işleri değerlendirdiğimde gayet makul bir süreye tekabül ediyordu.

Ayaklarım tekrar pedallarla buluştuğunda, başlayalı uzun süre olmamış günümün ne kadar karmaşık ilerlediği yüzüme vuran soğuk rüzgâra eşlik etmişti. Her zaman kapısı açık o evden ne kadar normal bir güne başlayabilirdim ki? Sıradan yaşantımda normalleştiremediğim şeylerin çokluğu gözümü korkutuyordu. Doğduğumdan beri bu evde, ilgili sayılmayacak bir anne ve çakma bir büyücüyle yaşıyordum. Bir de çok eskiden babam vardı, onun varlığının da tıpkı gidişi gibi romantikleştirebileceğim bir tarafı yoktu. Öylesine bir baskı işçisiydi, her gün sabahları gün doğmadan yeni günün baskısı için evden ayrılır, öğleden sonraya kadar çalışırdı. Babam bizi terk ettiği gün evimizin karşısındaki kreşteydim, annemin beni almaya gelmesini bekliyordum ama beklentilerim, ablamın dolu gözleriyle elimden tutup beni dondurma yemeye götürmesiyle tümüyle değişmişti. Bir elimle onun elini sıkıca kavramış etrafa bakınıyordum, benim kolum onunkinin yanında kısacık kaldığı için fazla omzum kolumu fazla yukarıda tutmamdan ağrıyordu. Diğer elimde ablamın kışa yaklaşmamıza rağmen aldığı dondurma vardı, daha önce hiç kasımda dondurma yememiştim; bu yüzden çok heyecanlıydım. Normalde canım dondurma çektiğinde annem kızsa da ablam bana kıyamaz bir külahın içine marketteki meyveli yoğurtlardan koyardı. O gün her şeyin farklı olacağını sağ elimde tuttuğum iki top dondurmadan anlamıştım. Çilekli olanın tadının ne kadar güzel olduğunu söylemek için ablama döndüğümde birkaç adım daha atıp duraklamıştı. Önümüzdeki marketin gazete raflarına gözü takılmış, çatık kaşlarıyla babamın baskısını yaptığı gazeteyi inceliyordu. Sonra elimi bıraktı, beni gerisinde bırakarak raflara yaklaştı. Elinde tuttuğu kendi dondurmasını sinirle gazetenin üzerine fırlattı. Geriye dönüp boştaki elimden beni kaptı ve tıpkı şu an içimde hissettiğim umuttan kaçtığım gibi kaçmaya başladık. Arkamıza bile bakmadan koşuyorduk, geriye dönünce karşılaşacağımız birinin olması imkansızlaşana kadar koştuk. Koşarken sıkıca tuttuğum dondurma parmaklarımın arasından kaydı ve düştü sokakların üzerinde erimiş ve geçici bir imza attım, hatta birkaç kere sendeledim ama anlamlandıramadığım bu kaçış beni eğlendirmişti. Evden çok uzaklaşmıştık ama beraberdik, şu andan farklı olarak yalnız olmadığımı biliyordum.

Her ne kadar ablamın hislerini küçümsesem de o zaman beni kreşte unutacaklarını, annem ve babamın evin ortasında ilk kez kesin bir sona ulaşan o kavgaya tutuşacaklarını; biraz daha derinleştirecek olursak babamın çekip gideceğini ve benim kendisine muhtaç saf bir çocuk gibi kalacağımı anlamıştı. Ona sorduğumda minik bir gülümsemeyle ben hissederim derdi, o hep hissederdi.

Ben hep kaçardım.

 En azından bunu söyleyebilecek kadar cesurdum ama temkinli hareket etmek her zaman en doğrusu değil miydi? Mantığımın almadığı her şeyi reddetmek benim için en güvenlisiydi, ayrıca o da çoğu zaman kendini bu işe çok kaptırıyordu. Bir bakıma aklını kaçırmış bir büyücü sayılabilirdi!

yellow pages|| hyuninHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin