Multimedya: Black Sabbath - Neon Knight. Daha alakalı müzik olabilir miydi bilmiyorum.

-Arc-

Sabah altıda dört kızın dördü de odamdaydı.

"Günaydın asker."

"Sağol."

1796 dersini çalışmıştı.

"Yarım saat sonra almanız gereken eşyalarınızla askeriye kanadının önünde olun. Dağılın."

Kızlar odadan çıktıktan sonra ben de çıktım. Benim de almam gereken özel eşyalarımın olması garip değildir umarım.

-Sanders-

Adam bizi başından savdıktan sonra leş gibi kokan odama doğru yürüdüm. Hope da benim kuyruğuma takıldı. Zavallının durumunu biliyordum, kişisel eşyaları yoktu tabi.

Hope tatlı bir kızdı. Nedense bana çoktan ölmüş kardeşimi hatırlatıyordu. Odama girdik.

"Seninki benimkinden kötüymüş."

Güldü. Onun odasını bilmediğimden yorum yapamıyordum.

"Benimkinden kötüsü olamaz." Suratına bakıp gülümsedim. Sonra yerdeki koliyi yırtmak için eğildim.

"Dur, sana yardım edim."

Cebinden çıkarttığı plastik yemek bıçağıyla koli bandını kesip koliyi açtı.

"Teşekkürler."

Kolinin içine yöneldim. Eski eşyalar. Annemin 12. yaşgünümde aldığı beyaz elbise, eski bir ordu bıçağı, ufak bir çakıl taşı, eski filmler ve kitaplar ve içinde kardeşimin resminin olduğu bir çerçeve.

Çaktırmadan Hope'a bakıp sonra fotoğrafa geti baktım. Zerre benzemiyordu. Güldüm.

"Ne?"

"Ha?"

"Niye güldün merak ettim?"

"Hiiiç." Aklıma bir fikir gelmişti. Koliden bıçağı alıp kıza uzattım. "Elindeki bıçak utanç verici. Bunu al."

"Teş-teşekkürler."

"Aman ne duygusal."

Sesin geldiği yere, kapıya baktım. Doktor.

"Beni boşverin, birkaç şey alıp gidecektim."

Herif biz birşey diyemeden odaya girdi, raflardan bazı dergileri alıp gitti.

---

Biraz sonra askeriye kanadının önündeydik. Herif gelmemişti. Çaktırmadan golden retrievera ve italyana baktım. Bu göz varken çaktırmadan bakmak gayet kolay oluyordu.

Claire'ın elinde içinde ufak tefek taşlar bulunan ufak bir çanta vardı. İtalyan ise koluna ağır görünen uzun dikdörtgen bir kutu takmıştı. Çelik. İçini göremedim.

Bize dediği yarım saatten yarım saat sonra adam omzunda bir elektrogitarla koşarak geldi. '97 Fender Strat.

Nefes nefese konuştu. "Beni takip edin kızlar."

Adamın peşisıra 4 yataklı ufakça bir yatakhaneye vardık. İçeride ranzalara ek olarak dört dolap, bir tuvalet ve başka bir oda daha vardı.

"Derhal tam teçhizat dünkü antrenman odasına gidin. Benim ufak işim var." Bahsettiğim odaya girip kapıyı kitledi.

Claire uzun zamandır ilk defa konuştu. "Burası benim!"

Ranzalardan sol taraftakinin üst yatağına kurulmuştu. Ben bakınca ifadesi biraz düştü.

Proje E.D.E.N. [Son]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!