Son kelimeyi tıslarcasına söyleyince Adam dişlerini çıkartmamam ve dönüşmemem için bileğimi tuttu bende sakinleşince fısıldadım.

-Tamam Adam bırakabilirsin.

Yavaşça kolumu bıraktı. Dersten çıkarken İsabella ve Melissa için büyücülerden onları bir kurbağaya dönüştürmesini mi istesem diye düşünüyordum sonra o cırtlak ve kulağımı tırmalayan sesi duydum. Ya bu kız bir kurt ve bu sesi nasıl çıkartıyor ya?

-Ay şu çakma prensesede bakın. Deyince İsabelin üzerine atlıyordum ki başta Max ve Marcus beni tuttular ama başaramayınca kapıdan hızla çıkan Adam beni tamda duvara yapıştırdı. Yani üç erkek beni zor tuttular.

-Caitlin tamam.

Sonra tam karşımdaki Adam konuşmaya başladı.

-Caitlin sakin ol neden bu kadar sinirlendin ki. Yoksa sen gerçekten de efsane kurt değil misin?

-O nasıl soru Adam. Tabikide efsane kurdum.

Sonra Max ve Marcus'tan beni odama kapanıp ağlatacak o sözleri duydum.

-Hani hem böyle tepki verince.

-Bir de o günkü mazeretin de biraz şeydi?

-Neydi?

-...

-Neydi Marcus ?

-Geçersizdi. Deyince Max, Adam'ın kolumu bırakmasını sağlayınca odama koştum. Konuşacak birilerine ihtiyacım var ama ben sadece onları istiyorum yani... Ah neyse at şu düşünceyi kafandan Caitlin. Bende odamdan çıkıp Operet'in odasına koşar ayak gittim. Odasının önüne geldiğimde içeriden piyano sesi geliyordu. Kapıyı çalınca sesin sahibinden emin olduğum Operet o melodik sesiyle bağırdı.

-Kapı açık girebilirsin.

Gözüm yaşlı bir şekilde içeri girdim. Ben içeri girince Operet dönüp bana baktı ama ağladığımı fark etmedi.

-Hoşgeldin Caitlin. Dedi ama ağladığımı fark edince:

-Ooo Caitlin hayatım tamam gel otur ne oldu?

-Operet bana inanmıyorlar. Dostlarım bana inanmıyorlar. Benim efsane kurt olmadığımı söylüyorlar.Ama ben öyleyim. Bir beyaz kurdum.

Deyip bağırarak ağlamaya başladım bu çok nadir bir andı. Çünkü ben çok nadir ağlardım birinin yanında. Kriz geçiriyordum. Eminim gözlerim sarıya dönüşüyordur. Operet beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Çünkü az sonra büyük ihtimal Operet'in odasında kocaman bir beyaz kurt olucak ve her yeri yakıp yıkacaktım. Sonra bir anda dayanamayıp bağıran Operet'in sesini duydum.

-Caitlin tamam! Şimdi sakin ol ve karşımda işaretini çıkart.

Sakinleştim ve odaklanmaya başladım. Ama bir türlü olmuyordu. Yi e ağlayacağım galiba. Omuzlarında hissettiğim ellerle gözlerimi açtım.

-Hadi Caitlin yapabilirsin. Dedi Operet ve ben tekrar odaklandım.
Bu sefer gözlerimi açtğımda Operet'i ağzı açık bir şekilde bana bakarken gördüm.
-Sen gerçektende efsane beyaz kurtsun dedi bana. Ve bu sefer sevinçten gözlerim doldu. Operet'in notalarla dolu dolabının yanındaki boy aynasına koştum. Baktığımda bunun gerçek ben olup olmadığını sorguladım kendime ama cidden nefes kesiciydi. Efsanenin aynısıydı ve aynaya bakarken yanımdan çok asil aynı benim dönüşmüş halim gibi bir kurt geçti yanıma baktığımda o yoktu aynaya tekrar baktım ama gitmişti. Operet'e döndüm ve koşarak ona sarıldım.
-Operet bu gece burada kalabilir miyim? Lydia'nın da aynı şeyi yapmasını istemiyorum. Oda kabul etti ve geceleyin bir kaç dizi izleyip uyuduk. Operet'e güveniyordum.
Sabahleyin kalktığımda saat 8.00 dı. Ve 20 dakika sonra Biyoloji dersi başlayacak. Operet'i gıdıklayarak uyandırdım tabi sonra kafama yastığı yedim. Biyoloji dersinde yerler belli olduğu için Max'in yanına geçtim. Önümde Adam ve Marcus, arkamda Lydia ve Ariana onların arkasındada Erin ve Operet vardı.
Derste öğretmenimiz formülü anlatmak için tahtaya döndüğünde önümdeki Adam ve Marcus yanımda Max ve tam arka çaprazımdaki Lydia bana doğru döndüler. Sanki sorguya çekiliyoz ya ben size bir trip atayımda siz görün. Tamam iç ses sakin.
Max söze başladı. Adam ise pür dikkat odaklanmıştı ama yüzündeki ifadeyi hayatımda gördüğümü sanmıyorum.
-Dün gece odanda değilmişsin neredeydin?
-Neredeysem neredeydim size ne? Siz hem güvenmediğiniz, inanmadığınız, ne olduğu bile belli olmayan bir kurdu neden merak ediyorsunuz ki? Hem ben neden burada oturuyorum?
Diye kalkmaya yeltenmiştim ki Ariana beni oturttu. Tamda o sırada iyiki ayağa kalkmışım ki Yeni gelen birinin bize doğru baktığını gördüm. Ben yerime oturunca Adam'ın sinirlendiğini gördüm ama yinede kontrol etmeye çalışıyordum.
-Caitlin! Dedi Adam. Tabi bende trip atıp güçlü gözüküceğim ya.
-Ne var ne Adam? Daha dün siz değil miydiniz sen efsane kurt değil misin diye şüphelenen?
Marcus'ta söze girdi.
-Evet belki bizdik ama biz seni sadece efsane kurt olduğun için sevmiyorduk ki biz seni sen olduğun için seviyoruz Caitlin.
Lydia da arkadan:
-Hadi onlara bir şey demiyorum da ben ne dedim ki sana odaya gelmedin?
-Çünkü senin de aynı muameleyi yapmanı istemedim.
-Peki dün kimin odasında kaldın?
-Operet.
Adam:
-Heh en azından tanıdık birinin odasında kalmışsın.
-Sanki başka bir yerde kalabilir mişim gibi he birde bugün Operet bizim masamızda oturacak ya ben dün işaretimi çıkarttım sizin haberiniz var mı?
-Ne zaman sen Operet ile bu kadar yakın oldun?
-Merak etme Lydia senin yerin farklı.
Biyoloji dersinden sonra VBT (vampir ve büyücü tarihi) dersine girdik. Onda henüz büyücülerdeydik. Türkçe dersimizdende sonra öğlendi. Operet'i de yanıma alıp yemekhaneye bizim masaya geldik. Sonra yanıma İsabella ve Melissa geldiler.
-Hadi göstersene işaretini. Sana diyoruz hadi.
-Ben emir almam.
Onların grubunun arkasındaki bir kız
-O bir soylu dediğini yapsana.
Göz devirdim. Zaten İsabella da ona kötü bakışlar atıyordu.
-Bir kere asil olan benim.
Ayağa kalkıp masaya çıktım herkes bana bakıyordu. Sonra fısıldamalar duydum.
-Biz sana inanıyoruz Caitlin.
Sonra gözlerimi açtığımda herkes gülümsüyordu ve tüm yemekhanede alkışladı. Sadece bir çocuk bana boş gözlerle bakıyordu işte en çok o çocuğu anlamadım diyesin geldi alıntı yaparak. Sonra takla atarak yere indim. Adam ve Max'te işaretini çıkartmıştı artık mutluydum çünkü ben bir efsane beyaz kurttum.

ÜÇ RENK AKADEMİSİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin