Bölüm 10: Kontrol-2

239 26 1

Multimedya: Lucretia 16-bit. Güzel müzik.

-Arc-

Sanders'ın odasından çıktıktan sonra nedense canım italyanın odasına gitmek istememişti. Ben de muhasebeye gidip gerekli askeri zımbırtıları sipariş ettim ve merkezden gelen kolları aldım. Çelik kilitli kasa içinde gelmişti. Tehlikeli silahtı çünkü. Yanlış ellere geçerse tehlikeli şeyler olabilirdi.

Odama hem Claire'ı kontrol etmek hem de gerekli bazı aletleri almak için geri döndüm.

Claire hala uyuyordu. Üstünü açmıştı ama. Ufak bir çocuğa bakar gibi üstünü örttükten sonra önlüğümü çıkarttım ve sandalyenin üzerine attım. Kitaplığın kenarında duran ufak hesap makinesine benzeyen aletle takım çantamı aldım. Bir an düşündükten sonra takım çantasının yanındaki eski zenci tarzı müzikçaları da diğer elime alıp odadan çıktım.

1796 kollarına yapacağım bakımdan sonra çok sevinecekti.

-1796-

Saat beşte Jess ile birlikte antrenman kanadı denilen yere vardık. Doktorun verdiği kıyafet bana gayet bol gelmesine rağmen ona gayet de oturmuş, hatta bazı yerlerden de sıkmıştı. İmrenerek baktım.

Jessica Sanders iyi bir insandı. En azından diğerleri gibi ürpertici davranmıyordu. Veya insansı olmayan garip özellikleri yoktu. Gözü hariç ama, hey, kollarım böyleyken şikayet edemezdim.

"Hoşgeldiniz kızlar." Doktor kanadın girişinde bekliyordu. Üzerinde de şu meşhur robotik zırhlardan vardı. Dışarıda gördüklerimden biraz farklıydı ama bu onun rütbesinden mi yoksa kafa yapısından mı bilemedim. Gayet de hoş duruyordu.

Ağzımı açtım ama lafımı ağzıma tıktı. "Beni takip edin."

Adamın peşisıra orta boyutta bir salona girdik. Kaldığımız odaların iki katı kadar vardı.

Yerde duran korkutucu metal kollara ve yanındaki dağılmış hurdalara baktım. Herşeyle oynamak zorunda mıydı?

"Bunlar yeni kolların 1796. Üzerlerinde biraz oynadım ama gayet hoş durumdalar."

Derin bir nefes verdim. Evet oynamak zorundaydı. Ses çıkarmadan sağ kolumun üzerindeki düğmeye bastım ve kolu yuvasından çıkardım. İğrenç olması gerekiyordu ama değildi.

Yerdeki zırhlı kollardan sağ olanı aldım ve yuvaya oturtup düğmeye bastım.

"AAAAAAAAAAAH"

Her ne kadar bastırmaya çalışsam da ağzımdan çıkan sese engel olamamıştım. Ötekinden çok daha fazla acıtıyordu. Cehennem gibi.

Aynı şeyi diğer kolum için de yaptım ve yine aynı şekilde bağırdım. Kafamı kaldırdığımda doktor ve Jess'in hayret dolu bakışlarını üzerimde hissettim.

Jess gayet dehşete düşmüştü ama doktor sadece takdir eder gibi sırıtıyordu.

"Şimdi ne var Doktor?"

Koca bir beton bloğunu gösterdi. Demek oda bu yüzden bu kadar ufak görünüyordu. "Tüm gücünle buna vur."

Gülümseyerek gerindim. Kolumu kaldırdığım anda bilmemem gereken şeyleri bildiğimi farkettim.

Beton bloğunun sıcaklığını, sertliğini, ne kadar kuvvet uygularsam kırılacağını, ne kadar kuvvet uygulayabileceğimi ve nasıl vurmam gerektiğini. Sanki kolların beyni var gibiydi.

"Mükemmel, değil mi?"

"Mükemmel."

1,2 tonluk belden çıkan bir yumrukla betonu zayıflattım ve 3 tonluk bir sağ direkle bloğu 4 parçaya ayırdım.

Proje E.D.E.N. [Son]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!