Merhaba arkadaşlar yeni bölümle tekrar karşınızdayım. Umarım beğenirsiniz.
Gerilimi biraz fazla olacak gibi görünüyor. ..
Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Bunları yazmak icin bayağı uğraşıyorum.
Hikayemi okuyanlara şimdiden teşekkürler. .. :))) ♥ ♥ ♥

Javier'in hala burda olmasına inanamıyorum. Onu en son üç gün önce görmüştüm ve hastanedeydik. Ortalık karışacaktı buna adım gibi eminim.
Javier beni gördü ve yanıma geldi.

"Javier hoşgeldin. Seni burda beklemiyordum. "

" Şaşkınlığın yüzünden okunuyor zaten. Ben buraya kaydımı aldırdım. Seninle de konuşabiliriz. Birlikte vakit gecirebiliriz diye düşündüm. "

" Dur bir dakika yoksa benim için mi buraya geldin. "

Javier'in yüzünü inceliyordum, yalan söyleyip söylemediğini anlamak için. Eğer yalan söylerse bunu ifadesinden anlayabilirdim. Bu da diğer gücüm oluyordu . İnsanların yalan söyleyip söylemediklerini hemen anlayabiliyordum.

" Javier. " " Pekala Abigail, sana yalan söylemeyeceğim. Hem seninle daha fazla vakit geçirmek için hem de burada daha çok başarılı olacağımı düşündüm o yüzden geldim. "

"Heyy Abigail. Nasılsın uzun zamandır ortalıkta gözükmüyorsun. "

Kahlan birden yanımda belirdi ve beni inanılmaz derecede sevindirdi. Çünkü birkaç haftadır görüşememiştik. Birbirimize telefon numaramızı bile vermiştik. Kahlan'a döndüm ve gülümsedim. Sonra birbirimize sarıldık.

"Selam Kahlann. Hastanedeydim o yüzden gelemedim. " " Sen ciddi misin.? Abigail. . Aman Tanrım! !! İyisin değil mi? Birşeyin yok ya ! Bayan Sting'in bana haber vermesi gerekirdi. Sonuçta ben sizin yanınızdaydım."

"Önemli değil boşver. Seni dersinden alıkoymak istememiştir. Yarın birlikte birşeyler yapmaya ne dersin ?"

" Tabii ki isterim. Sen, ben, Javier, Jackson, Deborah ve Roman. Ben size haber vericem. Görüşürüz tatlım. "

" Görüşürüz canım. "

Dawson sahneye çıktı, inanamıyorum ! Elinde gitarı vardı ve şarkı söyleyecekti. Kıyafetleri siyahtı ve pantolonun alt tarafında beyaz taşlar vardı. Saçlar yıkılıyordu. !!
Dawson bana yanına gelmem için eliyle işaret yaptı. Herkes adımı söylemeye başladı. Ahh... Dawson ! Ben şarkı söyleyemezdim ki! Sesim inanılmaz kötüydü. (Sesim ördeklerin ki gibiydi :) )
Dawson'un yanına geçtim ve ona sinirli sinirli baktım. O ise gülüp geçti.
Ona gıcık olduğunu söylediğimde kendide kabul etti. Şarkımız : Taylor Swift'in Safe and Sound'dı.
Dawson'la söylerken kendimi farklı hissediyordum. Sanki etrafımızda kimse yokmuş gibi ! Tehtitler, ya da diğer şeylerin hiçbiri olmamış gibi...
Şarkı bittiğinde elimi öptü ve birlikte aşağı indik. Herkesten ayrılıp bahçeye çıktım.
Biraz kafamı dinlemem lazımdı.

Seslerin geldiğini duydum ama nerden geldiğini çözemedim. Etrafta yürüdüm.
Karanlıktı, hiçbir şey gözükmüyordu.
İçim ürpermişti çünkü benden başka kimse yoktu. Kollarım ve ayaklarım buz kesmişti.
Yürüdüm, yürüdüm ve tekrar yürüdüm. Bir ağaç gördüm. Arkasından sesler geliyordu.
Agacın yanında eğildim ve birşeyler gördüm. Bir kız vardı, ayakları ağaca iple asılmıştı. Ona yardım etmeliydim yoksa adam onu öldürecekti. Erkek olduğunu ellerinden anladım çünkü kalın ve genişti.
Ayağa kalkmamla kız bana hayır der gibi işaret etti. Ama onu dinlemeyecektim.
Adamın ayağına tekme atmamla yere düştü.

" Sende kimsin be . Benim işime burnunu sokamazsın. " Adama bakarak güldüm.

Sonra eğilip yüzüne tükürdüm.

" Asıl sen kimsin. Okulumuzun bahçesinde cinayet işleyebileceğini sana kim söylüyor. Eğer burdan gitmezsen ağzınla burnunun yerini değiştiririm. "

Adam gülerek bana bakıyotdu ve bu da sinirlenmeme neden oluyordu.

" Pişmiş kelle gibi sırıtmayı bırak. Git artık. "

" Gideceğimi nerden çıkardın. Onun yerine seni öldürecegim. "

Kız bana bakarak ağlıyordu.Kim bolir ona ne kadar işkence yapmıştı. Ama ben onun kadar güçsüz değildim. Adam yerinden kalktı ve karşıma geçti. Büyülü sözleri söyleyerek ellerimi adama doğru uzattım.
Ahh... Hayır büyüm işe yaramıyordu.
Kahretsinnn .!!!
İşte şimdi hapı yuttummm....

# Kızıl Ateş (Red Fire)  #Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!