Evvet! Öncelikle uzun zamandır bölüm yazmadığım için hepinizden çoook özür dilerim... Ama benim de sınavlarım vardı. Neyse ki artık okullar bitti. Daha sık bölüm yayınlayacağıma inanıyorum.Gerçi bu bölüm pek içime sinmedi çünkü yazacak bir şey bulamıyorum ama neyse. Çok konuşmadan iyi okumalar diyorum. Ayrıca multimedyada Yağmur'umuz var!!! 


Alarmımın sesiyle gözlerimi açtım. Soluma döndüğümde de Doğa kızgın ve korkmuş bir ifadeyle yatakta oturuyordu.

''Keşke alarm sesinin Heavy Metal olduğunu söyleseydin! Yada en çok bağırdığı kısmın çalacağını!!?''

''Tamam, öğrenmiş oldun işte.'' Dedim esnerken. Üstümde dün geceki şortumla üstüm bulunuyordu. Hemen dolaptan siyah eşofman ve koyu gri kısa kollu bluzumu alıp banyoya girdim. Rutin işlerimi hallettikten sonra üstümü değiştirdim ve odaya geçtim. Doğa da üstünü değiştirmiş saçlarını tarıyordu. Bende saçımı bir tokayla atkuyruğu yaptım. Siyah spor ayakkabılarımı giydim. Telefonumu aldım ve dışarı çıktım. Doğa da arkamdan geliyordu. Üstünde kalın askılı beyaz bir buluz, altında buz mavisi bir eşofman giymişti. Altına da beyaz ayakkabı giymişti. Saçlarını da topuz yapmış. Ah kızım madem topuz yapacaktın neden saçını taradın? Neyse çok tatlı duruyordu. Acaba onun yanında çok mu iç karartıyorum diye düşünmedim değil. Düşüncelerim Doğa'nın sesiyle bölündü.

''Şimdi, ormana doğru koşmak ister misin?''

''Olur, yolu göster yeter.'' Dedim ve Doğa'nın ardından hafif tempoda koşmaya başladım. Ormana kadar hafif tempoda koştuk. Daha sonra Doğa hızlandı, ben de ona yetişmek için tempomu arttırdım. Bir süre sonra daha önce hiç görmediğim bir hızla koştu. Öyle hızlıydı ki... Tuhaf olan ben o bu hızda koşarken bile onu zorda olsa görebiliyordum. Daha sonra ortadan kayboldu. Ve sonra da yanımda belirdi. Açıkçası bayağı bir korkmuştum.

''Ee Yağmur, neden koşmuyorsun?''

''Do-Doğa, s-sen nasıl???''

''Yakında alışacaksın. Ve benden de hızlı koşacaksın... Ben kurt adamım ve bu yüzden bu kadar hızlı koşuyorum. Sen vampir olduğuna göre benden de hızlı koşacaksın.''

''Vay be...''

''Ee, denesene.''

''Neyi?''

''Neyi olacak Yağmur? Tabii ki koşmayı!''

''Ama, bir anda yapamam ki.''

''Yaparsın yaparsın... Şimdi koşabildiğin kadar hızlı koşmaya çalış tamam mı? Sakin ol ve derin bir nefes al. Hadi dene.'' Kafamı olur anlamında sallayıp derin bir nefes aldım. Aklımdan da sen yaparsın gibi kendimi avutan sözler söylüyordum. Derin bir nefes alıp koşmaya başladım. Gittikçe hızlanıyordum. En başta zorlanır gibi oldum ama sonradan alıştım. Ağaçlar yanımdan sis gibi geçip gidiyordu. Doğa'nın yanına vardığımda zorda olsa durabildim.

''Nasıldım?''

''İlk denemen için süper! Yarışa var mısın?''

''Varım!!!'' dedim ve Doğa'nın yanında yerimi aldım.

''Dümdüz koştuğunda karşına bir nehir çıkacak. Oraya kadar koşacağız tamam mı Yağmur?''

''Tamam.'' Doğa üçe kadar saydı ve yarış başladı. Önden Doğa gidiyordu. Sanırım yarışı kazanacağını düşünüyor çünkü;

''Gene de uğraşma, daha yeni yeni alışıyorsun. Beni geçmen İMKANSIZ!!!'' dedi. Ama şimdi benim damarıma bastın Doğa. Seni yenmeden rahat edemem artık! Hızımı daha da arttırdım ve Doğa'ya yetiştim. Yola o kadar dalmıştı ki benim ona yetiştiğimi fark etmedi. İyice hızlandım ve onu geçtim. Ya ben gittikçe hızlanmıştım ya da Doğa çok yavaşlamıştı çünkü bayağı arkamda kalmıştı. Birkaç saniye sonra nehrin yanına geldim. Açık konuşmak gerekirse az daha nehre düşecektim. Sanırım durma bölümüne çalışmam lazım. Nehrin yanına oturup beklemeye başladım. Birkaç saniye sonra Doğa göründü. Tam ağzını açmıştı ki beni gördü.

BÜYÜLER LİSESİ (DÜZENLENİYOR)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!