Birinin hayvan gibi dürtüklmesiyle uyandım. Kalktığımda beni dürtükleyenin Bulut olduğunu gördüm. Zaten ben diyorum hayvan yani. İnsan böyle uyandırılır mı?

    Kafamı kaldırdım ve konuşmaya başladım.

    " Ya hayvan mısin?!." bana beni ilk defa görüyormuş gibi bakıyordu. Gerçekten bu hali çok komikti.

   "Başka türlü uyansan öyle uyandırırdım kurtçuk" kurtçukmu o ne be?!.

   "Haha komik misin yarasacık. Kanını içtinmi bakalım. İçte büyü."

   "Haha sen daha da komiksin. Süt içmiyorum canım kan içiyorum kan."

   "Tamam bende yanlışmı dedim. Bende kan dedim zaten. Gerçekten anlamanmı kıt?"

    Suratıma mal gibi bakıyordu ya. Zaten bu çocuk mal. Kafamı kurcalayan bir sürü şeyler var zaten buraya geldiğimizden beri. Konuşacak birini bulmuşken konuşmaya devam ettim.

   "Ya bu yaşadıklarımız kadermi yoksa bize oynanan bir oyunmu. Gerçekten bu olanlar gerçek mi?"

    "Maalesef bende bunlara inanmasamda gerçek kurtçuk. Ama bu ev düzeni iyi olmuş. Eve benzemiş."

   "Aynen."

   Aklıma Derya geldi ve sormak istedim.

  "Derya ile tanıştınmı?"

   Nedense tanışmalarını istemiyordum. Tamam Bulut bir şeyim değildi ve benden güzel değildi ama işte merak. Kıskanmıyorum saçmalamayın.

   "Hım. Hayır. Burada mı. Tanışırım. Güzel mi? Yaşı kaç?"

    Durmayacagını sanmıştım bir an. Sinir ya. Kızı resmen sömürdü.

    "Benden güzel değil ama. Neyse. Çok iyi bir kız. İlk arkadaşımı edindim. Yan evde de bizim gibi arkadaşlar varmış bugün orayada uğrayacağım."

    "Ben dün kandan gelince uğradım da çoğu erkek gitme istersen."

   "Ama sonuçta kızda var. Hem sen neden karışıyorsun bana. Aaa. Gideceğim işte."

   "Sana iyilik yapanda kabahat. Gidersen git."

  "Ya bir şey diyeceğim. Kandan gelmek nedir ya. Bu neyin kafası?" Kahkaha attığımda sinirlenmişti.

   "Aklıma başka şey gelmedi. Neyse ben kaçar."

  

   Bende farklı kıyafet giydim ve Derya'nın kaldığı odaya gittim. Bu kızda ne uyuyor be arkadaş. Onu dürterek uyandırdım.

   "Depremmi oluyor ya"

   "He deprem oluyor. Kalk yoksa ezileceksin." Güldüğümü duyduğunda sinir olmuş gibi bana baktı.

  "Çok komiksin Ay. Ama seni sevdim. Kafa dengisin." Gülümseyerek karşılik verdim.

   "Hadi hazırlan karşıki eve gidelim."

  "Tamam ya daha yeni uyandım. Giyinmem lazım" Giyinmesi için odasından çıktım ve kapının önünde bekledim.

    Derya kapıyı açtığında ona doindüm. Hadi gidelim gibi bir bakış attığımda dışarı çıktık. Yan evde bizim ev gibiydi. Hatta aynısıydı. Yan evin kapısinı tıklattık. İçeriden kızil saçlı, kahverengi gözlü bir çocuk çıktı. Yakışıklıydı ama Bulut kadar değildi. Bize gülümseyerek selam verdi.

KöysüzBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!