Bölüm 19

7.5K 413 0

Merhabaa :) Az önce ekleyemedim ama şimdi tekrar deneyince oldu. Sizleri özledim, yazmayı ve tabi diğer güzel hikayeleri okumayı da :) Bu gün 4 bölüm peşpeşe ekleyeceğim. Belki akşama da bir süpriz yapabilirim :) 

Keyifli okumalaar :))

-..Ela..-

Ellerimde hissettiğim sıcaklıkla gözlerimi aralıyorum..En son kırılan bir şişenin sesini hatırlıyorum..Sonrasında üzerime çöken ağırlığı..Gerisi karanlık ve bomboş..Ama o zamanki bitkinliğim yerini tatlı bir yorgunluğa bırakmış..Hiç değilse artık gözlerimi açabiliyorum..

Karşımda Zeynep anne var..Elimi tutmuş..Gözlerini yere dikmiş..Yeşil gözlerinden tane tane yaşlar damlıyor.. Onu öyle görünce o kadar üzülüyorum ki..Ve kendime kızıyorum..Eğer kendime biraz daha hakim olabilsemdim ,biraz daha ayakta durabilseydim bunlar olmayacaktı..Benim yüzümden başkaları üzülüyor..

"Zeynep anne.."

diyorum sesimin çıktığı kadar..Ama ben bile zor duyuyorum fısıltımı..Zeynep anne gözlerini hemen bana çeviriyor..Bir eliyle yaşlarını siliyor hızlıca..Diğer eli,elimi sıkıyor destek verircesine..Dudaklarına her zaman olduğu gibi "anne gülüşü" yerleşiyor..O gülümseyince sanki bütün enerjimi geri kazanmış gibi hissediyorum..

"Kızım..yavrum benim..İyi misin ?"

"İyiyim Zeynep annem..Sen merak etme beni..."

"Nasık merak etmem kuzum..Canımın bir yarısı o akılsız çocuk olsa da diğer yarısı sensin.."

"Zeynep annem deme öyle.."

"Hiç konuşma Ela! Hem niye dikkat etmiyorsun kızım kendine..Bir de her konuştuğumuzda iyiyim Zeynep anne diyorsun..İyi halin bu mu senin ? Tam dayaklıksın valla..Koca kazık oldunuz diye affedeceğimi sanıyorsan yanılıyorsun.."

"Özür dilerim Zeynep annem..Bu aralar işler,ev derken çok yoruldum..Bir de sabah kahvaltı yapmayınca böyle olmuş işte..Ama iyiyim gerçekten.."

Kendimi berbat hissetmeme rağmen Zeynep anneyi inandırmak için yattığım yerden doğrulup ayağa kalkmaya çalışıyorum..Ama kalktığım gibi başım dönüyor..Yatağa tutunmaya çalıştığım sırada Selçuk yanıma geliyor ve beni belimden destekleyerek düşmekten kurtarıyor..Zeynep anne'nin telaşlı bakışlarını görünce işi şakaya vuruyor hemen..

"Görüyorsun değil mi Zeynep Teyze..Gördü odaya girip yanına gelmediğimi,geleyim diye binbir numara yapıyor."

Ardından kocaman bir kahkaha atıyor ve Zeynep annenin endişeli bakışları altında yatağa gitmeme yardımcı oluyor..Yatağa yatarken yastığımı düzeltiyor bu sırada onu hafifçe kendime çekip kulağıma fısıldıyorum..

"Teşekkürler.."

En tatlı gülüşüyle birlikte,sıcacık bir bakış gönderiyor..Bende ona aynı şekilde karşılık veriyorum..Zeynep anne biraz daha iyi gözüküyor..Selçuk'un olayı ört-bas etmeye çalıştığını anlasa da sesini çıkartmıyor..

Murat olmasa da ailesi her zaman yanımda..Onları uzun zaman önce kendi ailem gibi kabul ettim..Zaten Zeynep anne beni ilk andan itibaren kızı saymıştı..Şimdi onların benim için üzüldüğünü görünce kendimi daha kötü hissediyorum..

Kendimi bir an önce toparlamam gerektiğini bugün daha iyi anlıyorum..Üzülen ben değilim sadece çevremdekinlerde benim bu halimden etkileniyor..Kendimi değilse de onları düşünmem gerekiyor..Daha canlı bir bakışla Zeynep anneye baktım..Elimi kavrayan elini sıkıp,gülümsedim..

Her şey daha güzel olacak..Acı çekiyorum,mutsuzum ve bundan sonra bir daha eskisi gibi olamam..Bunu biliyorum..Ama çevremdekinlerin bunu bilmesine gerek yok..Daha önce de yaptım..Şimdi de yapabilirim..Canlı bir gülümseme,Hareketli bakışlar ve yerinde duramayan bir mimar..

Tekrar yapabilirim..Ben belli etmedikçe kimse anlayamaz içimdekinleri..Ben yine ,eski Ela olabilirim..Sadece görünüş olarak olsa bile..

-..Murat..-

Telefonu cebimden çıkarmak istesem de elim titriyor..Olabilir mi ? Gerçekten arayan Ela olabilir mi ? Allah'ım onu sesini duymak için neler vermezdim..Tek bir kelime etsin..Özlediğim,delice özlediğim sesini duyayım..

Telefonu cebimden çıkarıyorum..Gözlerim yerinden fırlayacak neredeyse..Kalp atışlarım o kadar hızlandıki sanki yerinden çıkacak gibi..

Ekranda Ela'nın uyurken çektiğim masum yüzü,dudaklarında yarım bir gülüş..

** * 

Sabah mı yoksa sabaha karşımı emin değilim..Sabaha karşı olmalı..O kadar yorgunum ki gözlerimi açmaya bile üşeniyorum..Ama kalkıp açık olan perdeyi kapamam gerek..Az önce beni uyandıran güneş ışıkları birazdan göğsümde uyuyan masum meleği de uyandırabilir..

Ela'yı dikkatle göğsümden kaldırıp,yastığa yatırıyorum..Yüzünde huzursuz bir ifade var..Sanırım yastıkları pek sevmiyor..Hele ki uyuduğu yer benim yanımsa..Kollarıma sığınıp küçücük kalıyor koskoca yatakta..Yastığa başını koyduğunda ise savaş başlıyor resmen..

Bunu bildiğim için hemen yataktan çıkıyorum.Bu sırada alt eşofmanımı giyiyorum...Ve benim yataktan çıkmamla Ela hareketlenmeye başlıyor..Önce gözleri kapalı bir halde eli yatakta geziniyor..Beni bulana kadar da durmuyor..Ve taki bulamayınca önce yanındaki yastığı atıyor ,ardından başının altındakini..Bir süre sessiz ve hareketsiz kalıyor..Anlamsız mırıltıları kesiliyor..O sırada pencerenin yanına gidiyorum tam perdeyi kapatacakken aklıma bir fikir geliyor..

Ela'nın pencereye doğru dönmüş olamasını fırsat bilerek perdeyi az öncekinden biraz daha fazla aralıyorum..Güneş ışıkları yüzüne vuruyor..Çok geçmeden elini gözlerine siper ediyor..Ama kolu yorulunca elide yatağa düşüyor..

Yatağın hemen yanında yerde duran telefonumu alıp kamera özelliğini açıyorum..Güneşten rahatsızlığını belli edercesine buruşturduğu yüzü ve gözleriyle öyle çirkin ve öyle tatlı ki bir kaç poz çekiyorum..

Son pozu çektikten sonra dudaklarındaki yarım gülümsemeyi fark ediyorum..Ardından güneşe karşı koymayı bırakıp huzurlu bir ifadeye bürünüyor yüzü..Anlaşılan yaramazım uyanmış ve daha düzgün bir poz vermek istiyor..

Onun bu sessiz isteğine karşı çıkmıyor ve bir kaç poz daha çekiyorum..

"Bıkmadın mı ?"

"Asla.."

"Ama bu kadar çok fotoğrafımı çekersen yüzüm eskir.."

"Hiç bir şey olmaz hanımefendi..O fotoğraflar bana özel.."

"Hımm..Bende dergilere,ajanslara veririzde önüm açılır diyordum tüh.."

Üzülmüş gibi söylüyor..Ajansa verecekmişmişmiş..Öldürseler yine de izin vermem..Ela sadece benim..Dışarıda gezerken bile ona çevrilen bakışlardan rahatsız olup,kavga çıkarırken bir de televizyona çıkıp,dizilerde,reklamlarda oynamasına hayatta izin vermem..

"Gösteririm ben şimdi sana ajansı.."

"Murattt.."

"Yok öyle nazlı nazlı Murat demek..Şimdi Ben seni yeni açılmış bir ajansa götürüyorum..Az önce açıldı..İlk şanslı da senmişsin..Gördün mü sen şu işi ?"

"Adı ne bu ajansın ?"

Meraklı meraklı sormuyor mu ? Bu kız oyunculuk bölümünden mezun olsaydı kesinlikle havada kaparlardı..Pis numaracı seni..

"Sevgililerini kızdıran yaramazları cezalandırma ajansı.."

"Öyle uzun isim mi olur hiç..Beğenmedim..Gidip değiştirsinler yoksa onlarla çalışmam..Yeni ajanslara giderim.."

"Öyle mi hanım efendii.."

"Öyle tabi..Benimle çalışmak kolay değil.."

"Kaprisliyim diyorsun yani.."

"Evet..!"

"Şımarıksın daa.."

"Evet..!"

"Bir kaç tahtanda eksik.."

"Ev-- Muraaatt !"

"Efendim sevgilim.."

"Göstereceğim şimdi sana sevgilimi..Hem hem sen niye uyandırdın beni ! Uyuyacaktım ben.."

Hızla yataktan çıkıp karşıma dikiliyor..Benimse yüzüme kocaman bir sırıtış yerleşiyor..Bu kadını sürekli kızdırmak gerekiyor bence..Kızınca hiç birşeyi düşünmeden aklına geleni yapıyor..

"Ben sana beni uyan-- İiihhh !"

Parmağını kaldırıp bana doğru sallıyor ve beni azarlamaya başlıyor..Ama daha ilk cümlesini tamamlayamadan ona sabitlediğim bakışlarımı fark edip başını eğip kendime bakıyor..Sinirle yataktan çıkarken üzerinde hiçbirşey olmadığını unuttu her zaman ki gibi..

Ben ne olduğunu anlamadan tekrar yatağa girip,beyaz örtüyü kafasına kadar çekiyor..Yanına yaklaşıp örtüyü çekmeye çalışıyorum..Ama utangaç sevgilim izin vermiyor..Elimde olmadan kocaman bir kahkaha atıyorum..

"Ela yapma ama..Sence görmediğim her hangi bir yerin kaldı mı da benden saklanıyorsun ?"

"Muraatt !"

"Efendim benim güzeller güzeli utangaç aşkım.."

"Suus!"

"Ama aşkım bunca zaman sonra utanıyor olman biraz garip değil mi ?"

Konuşurken sesimdeki alaylı tona engel olamıyorum..Onu biraz daha kızdırmaya karar veriyorum..Belki az önceki gibi kızgınlıkla fırlar yataktan..

"Hem sevgilim sen benden böyle utanırsan olmaz ki.. Hani söz vermiştin bebek yapmaya..Hani adı Arya olacaktı..Hani kızımız olacaktı..Sen böyle utanırken biz bebek yapamayız..Çünkü bebekleer sevi-"

"Muraat !"

"Sevgilim.."

"Suss..! Yoksa bebeğide,bebek yapmayıda rüyanda göreceksin..!"

Dakikalardır bastırmaya çalıştığım kahkahalarımı serbest bırakıyorum..Ela'nın sitemleri benim gülüşlerime karışıyor..Onun her halini seviyorum..Hele onu utandırmak..Allah'ım bu zevki ömrüm boyunca benden esirgeme..

** *

Ekranda geziniyor tekrar gözlerim..Resmin hemen altında yazılı olan isme takılıyor gözlerim..Aşkımı bas bas bağıran tek kelime..Yaramazım..Düşünüyorum acaba aynı sabahki gibi bir rüya mı bu da..İnci abla'nın sesini duyuyorum..

"Murat ?? İyi misin canım ?"

"İnci Abla..Arıyor.."

"Kim arıyor Murat ?"

"Ela..Arıyor.."

Belki Birgün(Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!