Tanışma

45 1 0

             ...Berenin Ağzından...

O anda çocuğun yüzünü görmek lazımdı. Ilk önce şaşırdı ama sonra sinirle Yağmura doğru gelmeye başladı.

Noluyo lan bu sinirde ne!!!

Çocuk gelip Yağmurun elinden anahtarı sinirle aldı ve " Bunun sende ne işi var?" diye bağırdı. O sırada kapı açıldı ve içeriden taş mı taş bi çocuk çıktı. O kadar yakışıklıydı ki! Yağmurla çocuk bağırıp çağırıyorlardı. Ama ben ona bakmaya doyamıyordum...

Sonra baktım ki çocuk önden gidip içeri girecekken Yağmur da koşarak onun arkasından girdi. Yağmur kapıdan girerken kapıdaki taş çocuk Yağmura dönerek "Bu kız da gelsin." diyerek beni gösterdi. Ben donup kalmıştım. Taş çocuk "Gel hadi" diyerek yanıma geldi ve kolumdan çekiştirerek eve soktu. Salona geçtik. Ama çocukla Yağmur hala kavga ediyordu. Çocuk ayağa kalkıp giderken Yağmur da arkasından gitti. Bense salonda yalnız başıma oturuyordum.

         ... Yagmurun Ağzından...

Çocuk odadan çıktı bende onu takip ettim. Bi odaya girdik. Burası onun odasıydı. Büyülenmiş gibi olmuştum çünkü odası simsiyahtı. En sevdiğim renkti yada ne biliyim bu çocuk bu kadar güzel yapmıştı bu odayı...

Girdigimde kocaman çerçeveli bir fotoğraf gördüm. Gidip baktım. Bir kız fotoğrafıydı.

Bana noluyo yaa. Banane elalemin kızından kimse kim!

Ama iç sesime yenik düştüm.

Merakımdan çatlıcam yaa.

Hemen sordum tabi. "Bu kim çok güzelmiş" dedim.

Yaa acaba yanlış anlar mı? Anlamaz yaa aman boşver.

"Seni ilgilendirmez" dedi. Bu cevabın üzerine odadan çıkıyordum ki tekrar konuştu. "Kız kardeşim ama kazada öldü. Annem ve babam da öyle. " dedi. Morali bozulmuştu. Gidip yanına oturdum. "Üzgünüm, bilmiyordum." Gözlerine bakmaya korkuyordum.

Ahh niye sordum ki şimdi salak kafam.

Başımı iyice eğdim ve bir şey demesini beklemeye başladım. Elini çeneme koymasıyla kalp atışlarım hızlandı. Bu farklıydı... Resmen domates gibi kızarmıştım biliyorum.

Bu çocuk bana napıyo böyle?

Eliyle yüzümü kaldırıp kendine bakmaya zorladı ve gözlerimiz kilitlendi. Gözleri yemyeşildi. Bunu yeni farkediyordum. Bıraksalar bütün gün gözlerini izleyebilirdim. Sanki zaman durmuştu yada ben öyle istiyordum.

Napıyorum ben? Daha yeni tanıştığım, adını bile bilmediğim biri için neler düşünüyordum öyle!

"Sorun değil, alıştım. " ama gözleri bunu inkar ediyordu. Farkındaydım hala içi acıyordu ailesi aklına geldiğinde. Özellikle de kardeşi. Belli ki çok değerliydi onun için. Bu sessizlik beni korkutuyordu. "Bu arada daha tanışamadık adın neydi?" diye saçma sapan bir soruyla sessizliği bozdum. Hafif bir şekilde güldü. Ve bir şey daha farkettim gamzeleri vardı. Şu an öyle tatlı gözüküyordu ki bu görüntüyü beynime kazıdım. Büyük ihtimal bir daha göremeyecektim. "Adım Cengiz, Yağmur"

Bi dakika yaa ismimi nerden biliyor bu?

"Tanıştığıma sevindim, Cengiz. " dedim ve odadan çıktım. Cengiz de arkamdan geliyordu.

Tanıdık Gelmedi GözleriBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!