2.BÖLÜM

577 60 14

Resimde iş adamı 'Ahmet Sönmez' var. 

Deniz, en son 4 ay öncesini anlatıyordu. Şimdi bugüne geri döndük ,ilginiz için teşekkürler J

2.BÖLÜM

         Gözlerimi ovuştururken, yine binbir türlü bağırtıyla uyanmanın verdiği keyifsizliği yaşıyordum. Bir hafta sonunuda evde uyuyarak geçirseydim ne olurdu sanki. Büyük bir gürültüyle gözümü yıpranmış, eski kapıya diktim, evet leşler diyarına hoşgeldiniz. Her zamanki gibi babam dediğim adam içmiş, beni işe göndermek için kapıyı yumrukluyordu, işe mi yoksa bir adamın kucağına mı demeliyim bilmiyorum.

    Kapının kırılma riskini göze alarak, ayağa kalktım. Kapıya doğru yöneldim, kilidi açtım. “Ulan kalk lan kalk diyoruz fa….”  Tam ağzını açacaktı ki bir şey hatırlamış gibi sustu. “Evet, devam et, lakabım bu, FAHİŞE, sayende ,sayende duydun mu? Nasıl bu kadar aşağılık olabiliyorsun! Kızına bu lakabı senin sayende taktılar, sokakta yürürken yüzlerine bakamıyorum, anladın mı?” Sabah uyanır uyanmaz güne böyle başlamaktan hiç mi hiç hoşlanmıyorum. Ama karşınızda benim tabirimle ‘leş herif’ dururken size pis pis sırıtarak bakarken tahrik olmamanız elde değildi. O an arkamda duran kahverengi masa lambasını alıp kafasına geçirseydim. Belki de ondan sonsuza kadar kurtulacaktım. Gözlerime gülerek bakıyordu. Evet, şuan kafasına geçirmek için o kadar istemliydim ki. Kafasından akan kanları görmek beni çok mutlu edecekti. Şerefsiz herif, hala gözlerime bakarak gülüyor. Elim lambayı yoklarken bir şeyler mırıldanıp arkasını dönmüştü, yine içmeye gidecekti. Lambayı kafasına indirmek için elimi kaldırdım. Tam o esnada bir şey hatırlamış gibi arkasını döndü ve lambayı görünce ne yapacağını şaşırdı. Bir an çeviklikle zayıf olan bedenimi tuttuğunu hissettim ve başımda bir acı.. Kan.. kan. Bu kanın damarlarından ayrılacağı kişi ben değil, o olmalıydı. O katil olmalıydı.

           Gözlerimi başımdaki büyük ağrıyla açtım. Yanımda duran babamı bekliyordum. Bende salaklık. O adam mı başımda bekleyecekti? Birkaç adam ve hemen arkalarında sandalyede oturan tanıdık birini gördüm. En başta algılayamadım ama o, evet o. AHMET SÖNMEZ. Meraklı bir şekilde doktorlara bir şeyler soruyor, arada bana bakıyordu. Gözlerimin aralandığını farketmiş olacakki yanıma geldi.

     “Deniz, iyi misin? Nasıl hissediyorsun?”  O an karşımda senin gibi bir şerefsiz dururken nasıl hissedebilirim diyecektim. Patronum olduğunu kendime hatırlatarak vazgeçtim. “Sence nasıl görünüyorum?” Evet, en yumuşatılmış halim buydu. Artık hissiz yaşıyordum ben, patron, baba, elalem umrumda olmayacaktı. En değerlimi kaybetmiştim, kaybedecek bir şeyim yoktu ve gözümü intikam hırsı bürümüştü. Yeni yeni hissediyorum, gittikçe zaman beni hissiz, kalpsiz birine çevirmişti. Bu acıyı hissetmemenizi sağlıyordu. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insan, gerçekten en korkulacak insan olmalıydı. Gözlerime bakarak “Küçük bir kaza geçirmişsin, merdivenlerde dengeni kaybedip başını vurmuş olmalısın. Seni işe götürmek için geldiğimde kapı açıktı ve kimse yoktu.”       “Ne zamandan beri patronlar çalışanlarını evinden alır oldu?” Gözleri kısıldı, amacımı anlamaya çalışıyor gibiydi. Başım çok ağrıyordu ama bu adamın karşısında acımı söylemek istemiyordum, ben güçsüz değildim. ”Evim sizin evin birkaç sokak üstünde Deniz, işe giderken yakınından geçiyorum, çalışanını düşünmek suç mu oldu? Hem ben çalışanlarına önem veren bir patronum.” Düşünmek değil senin düşünmen suç diye cevabı yapıştıracaktım ama başımdaki ağrıyla irkildim. “Doktor bey, bakar mısınız, doktor bey, ağrısı var!” Başımdaki ağrı tüm benliğimi sarmıştı, titriyordum. Gözümü ilk açtığımda doktorlar beyin kanaması riski olabileceğini söylüyorlardı, umursamamıştım ama ağrı git gide kendini hissettiriyordu. “O adamın burda durmasını ist…..” Sözümü tamamlayamıyordum, bilincim her ne kadar yerinde olsa da, dudaklarımı oynatmaya gücüm yoktu. Doktorlar başıma toplanırken morfin etkisinde olduğumdan hiçbir şey hissetmiyordum. Ve gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı, uyku beni çağırıyordu. Dünyadan uzaklaştıracak, acılardan beni bir sürede olsa koparıp alacak bir uyku…

ACIMASIZBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!