For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Merhabaa :D yine ben ve yine yeni bir bölüm :) Keyifli okumalar. MEDYADA SEMİH.

SINIR: +7 VOTE +5 YORUM

*******

Sözümü söyledikten sonra yine arkamı dönüp gidecektim ki lanet olsası elleri yine kolumu kelepçeledi!

''Yapma böyle, bak her şeyi konuşucaz. Lütfen birazcık izin ver. Dinle beni!'' Dediğinde her zaman olduğu gibi gözlerim yaşarmıştı.

''Ne konuşması ya! Ne konuşması? İnandım be... İnandım bize. Kalbini açtım sana. En derinimi açtım! Sen beni ve kalbimi kağıt gibi buruşturup attın. İyi bakmayacaksan neden o kalbi aldın benden? Neden?!'' Diye bağırıp göğsünü yumruklamaya başladım.

''Aman bee! Dinleyeceksin işte!'' Diyip beni duvara yasladı ve ağzımı kapattı. Bi yandan da başımı boynuma gömmüş, emmeye çalışıyordu.

Deli gibi ağlayıp çığlık atmaya başlamışım. Bi yandan da kendimi ondan uzaklaştırmaya çalışıp, sırtını yumrukluyordum.

''Bırak beni!! Gerizekalı piç kurusu! İbnenin evladı!! Orosp-'' Üzerimdeki baskı kalktığında cümlemi tamamlamadım. Tamamlayamadım.

Başımı yere indirdiğimde yerde Semih, üstünde Kerem. Kerem hiç durmadan yumuklarını geçiriyordu. Her kelimesinden sonra yumruk atıyordu.

''Serenay...yetmedi mi... lan...sana!'' Diye yumruklarını saydırıyodu.

Hemen yere çöküp Keremin kolundan tutmaya çalıştım.

''Kerem! Gel gidelim hadi!" Diye bağırırken bir yandan da onu durdurmaya çalışıyordum. Semihin ağzıyla burnu yer değiştirmişti. Bide gülüyordu pislik! Her yumrukta inliyor, bir yandan da gülüyordu. Sonunda Keremin kolundan tuttuğumda bana baktı. Gözündeki acıyı ve ihanet duygusunu öyle net bir şekilde görüyordum ki. Çok sinirliydi.

"Lütfen, gidelim, eve gidelim!" Dediğimde Semihe bir yumruk daha atıp ayağı kalktı. Bir de tekme geçirdiğinde artık Semihin ağzından kan geliyordu. Artık çok feci ağlayıp hıçkırıyordum. Kerem elimden tutup kordorun sonundaki kapıdan çıkardı. Herhalde arka kapıydı. Dolanıp ön taraftaki arabaya bindik.

"İyi misin?"

"Evet. Belki sen gelmeseydin-"

"Geldim işte, üzülme." Dedi ve elimi avucunun içine alıp öpücük kondurdu. Gülümsemeye çalıştım ve teşekkür ettim.

Arabayı çalıştırıp gaza bastığında hala ağlıyordum. Sevdiğim çocugun o halini görmek... Ahh! Berbattı... Onun acı çekmesini istiyorum. Evet, hemde çok... Ama bunun fiziksel bi acı olmasını istemiyordum. Benim yaşadığımın aynısını onun yaşamasını istiyordum. Benim nasıl hissettiğimi, nasıl hissettirdiğini anlaması gerekiyordu.

Kereme evimi tarif ettim ve arkama yaslandım. Yaklaşık 20-25 dakikalık yok vardı. Çantamdaki telefon titremeye başladığında çantamdan çıkarıp kim olguhuma bakmadan açtım.

"İyimisin Bahar?! Saat kaç oldu?!" Dediğinde telefonu kulağımdan uzaklaştırıp ekrandaki saate baktım.

"Bire on beş var Sibel. Ne oldu?"

"Ne zaman geliyorsun?"

"Yarım saate geliyorum" diyip telefonu kapattım.

Kerem, "Arayan kimdi?" Diye sorduğunda,

"Sibel, on senelik arkadşım. Ayrıca ev arkadaşım. Bugün biraz tartıstık da."

"Niye?"

"Bosver, sonra anlatırım." dedim ve radyoyu açtım.

Radyoda Gökhan Türkmen-Sen İstanbul'sun çalarken eşlik ettim.

"Köşedeki çiçekçi seni sordu bu sabah
Burada yok dedim selam söyledi tazeymiş gülleri
Yokluğun gibi
Yürüdüm biraz seni düşledim
Umudumu senle süsledim
Ne dar sokaklar ne boş duraklar
Seni unutmama yardım etti
Senin küçük bir elvedan
Böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi
Ne sanıyorsun
Bazen bi kaldırım taşı bazen bi sokak çalgıcısı
Yani sen İstanbul'sun
Senin küçük bir elvedan
Böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi
Ne sanıyorsun
Bazen Kanlıca sahili bazen yalnız Kız Kulesi
Yani sen İstanbul'sun
Köşedeki çiçekçi seni sordu bu sabah
Burada yok dedim selam söyledi tazeymiş gülleri
Yokluğun gibi
Yürüdüm biraz seni düşledim
Umudumu senle süsledim
Ne dar sokaklar ne boş duraklar
Seni unutmama yardım etti
Senin küçük bir elvedan
Böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi
Ne sanıyorsun
Bazen bi kaldırım taşı bazen bi sokak çalgıcısı
Yani sen İstanbul'sun
Senin küçük bir elvedan
Böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi
Ne sanıyorsun
Bazen Kanlıca sahili bazen yalnız Kız Kulesi
Yani sen İstanbul'sun
Senin küçük bir elvedan
Böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi
Ne sanıyorsun
Bazen Kanlıca sahili bazen yalnız Kız kulesi
Yani sen İstanbul'sun"

Şarkı bittiğinde Kerem bi yola bi bana bakıyordu. Evet, sesim fena sayılmazdı.

"Sesin çok güzel.." dediğinde gülümsemekle yetindim.

Eve vardığımızda Kereme,

"Teşekkür ederim Kerem. Tekrar, hem Semih için, hemde bıraktıgın için" diyip inecekken bkolumdan tutup durdurdu. Ne kolmuş arkadaş!

Yaklaştı, yaklaştı. Ve dudaklarını yanağıma deydirip geri çekildi. dudaklaını birbirine bastırmıştı.

"İyi geceler öpücüğü, sonucta artık dostuz." dediğinde gülümsedim ve arabadan indim. Domates gibi kızardığıma eminim! Hem niye utanıyorum ki. Dostuz sonucta! Oda söyledi zaten.

Eve doğru ilerledim. Yürürken arkama baktığımda kerem gitmemiş, arabanın camından eve girmemi bekliyordu. Kapıyı tıkladığım an kapı açıldı.

İçeri girdim ve ayakkabılarımı çıkardım.

"Nerdeydin? O arabadaki kimdi Bahar? " diye sorularını sıralayınca,

"Hiiç dolaştım öyle, bi arkadaşım işte." dedim sonrada odama yürümek için yeltendim ama bilin bakalım ne oldu?! Sibel kolumu tuttu.

"Amaaaan yeter be ne kolmuş alın sizin olsun!" Diye bağırınca şaşırdı ve beni salona sürükledi. Koltuğa oturtup,

"Anlat hemen!" Diye bağırdığında gülümsedim. İşte benim Sibelim! Sibele sarıldığımda güldüğünü hissedebiliyorum.

O gece dedikodu yaptık. Biraz ağladık, biraz güldük sonrada yattık zaten.

••••

BÖLÜM ÇOK KISA OLDU ÖZÜR DİLERİM AMA SERVİSTE YAZDIM BÖLÜMÜ SONRADA ANTRENMANA GİTTİM. AMA TELAFİSİ OLUCAK MERAK ETMEYİN. PERŞEMBE GÜNÜ SAMSUNA GİTMEM GEREK. TURNUVAM VAR. LÜTFEN BENİM İÇİN DUA EDİN :) YARIN BÖLÜM YAYINLARIM AMA PAZARTESİ GÜNÜNE KADAR BÖLÜM GELMEYEBİLİR. DEDİĞİM GİBİ SAMSUNA GİDECEĞİM. DÖNÜNCE HEMEN BÖLÜM YAZACAĞIM. TEKRAR ÖZÜR DİLERİM. :)

BAHARBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!