Bölüm 4

21 1 0

  Gözlerimi kapattım ve tekrar açtım. Bu oydu. Yekta'nın rüyamda gösterdiği kişiydi. Ve aynı zamanda sabah koşuda çarptığını kızın yanındaki oğlan. Gittikçe kafam karışıyor. Bu adam mi benim hayatımı değiştirecek! Ve ben onunla sabah konuştum. Beni gördü. Sesimi tanıdı mi acaba. Cidden, bu bizim için kötü bir gelişme olabilir çünkü benim yüzümü görmesini veya beni herhangi bir şekilde tanımasını istemiyorum.

"Ee. Beni kaçırdınız bari bir işe yarasın. Ne soracaksınız sor." Derin bir nefes alıp konuşmaya başladım.

"Sana hayatın hakkında basit sorular soracağım. Düzgün cevaplar ver, yeter. O zaman buradan olabildiğince çabuk gidersin." Yamuk bir gülüş attı.

"Kimsiniz siz? Hangi amaçla beni kaçırıp buraya getirdin. Üstelik kızsın bir de! Kendini ne sanıyorsun küçük kız?"

"Sözlerine dikkat et. Burada hiçbir savunman yok. Tek bir hareketimle ölürsün."

"Asıl sen beni iyi dinle. Ne hakla beni buraya getirdin bilmiyorum ama dua et. Dua et ki iyi günümdeyim. Ne halt soracaksan çabuk sor." Onu sinirlendiriyorum. En iyi yaptığım şeylerden biridir.

"Demir Holding'te neden çalışıyorsun? Babanla aran iyi değil. Öncelerde baban seni buraya getirtmek için kız arkadaşını öldürmüş. Şimdi seni ne ile tehdit ediyor da bu holdingte çalışıyorsun?" Önce cevap vermedi. Gözünü kapattı ve açtığında konuşmaya başladı.

"Bu bilgilere nereden ulaştın bilmiyorum ama kimsenin beni o şirkette zorla tuttuğu yok. Ve bir daha kız arkadaşımın adını ağzına alma sakın." Sinirli bir şekilde tısladığında refleks olarak hafif arkama yaslandım. Ona bakmaya devam ederken birden konuşmaya başladı.

"Baksana bunları bana neden soruyorsun? Ve ben bunları neden cevaplıyorum? Kimsin sen. Kimliğini açıklamadan hiçbir halt öğrenemezsin benden."

"Ah Kerem Demir. İnan bana bu bilgiler sana da bana da yardımcı olacak. Ama sana güvenmediğim için bu şekilde olmak zorunda. Aslında seni bir şekilde tehdit edip seninle bir anlaşma yapabiliriz. Ama sana hiçbir şekilde güvenemem. Bu yüzden sana ancak şunları söyleyebilirim. Aileni sevmiyorum. Hatta nefret ediyorum. Bunun için senin soyleyeceklerine ihtiyacım var. Anlatacakların seni hiçbir şekilde tehlikeye sokmayacak. Sadece bir şeylerden emin olmam gerek. Bu yüzden soyleyeceklerine ihtiyacım var anladın mı?" Ellerini bağlayıp arkasına yasaklandığında gozlerini kıstı ve düşünmeye başladı. Sanırım soylediklerimle onun birtakım şeyleri sorgulamasına sebep oldum. Ne güzel özelliklerim varmış benim. Ama durun bir dakika. Ben az önce ihtiyacım mı var dedin? Ciddi olamam. Kimseye ihtiyacım yok benim.

"Ailemi sevmeyen çok fazla kişi var. Özellikle babamı. O yüzden senin kim olduğunu bilemem ama sesin genç biri olarak geliyor. Babamla çok yakın olmadığım için aklımdan fazla tahmin yürütemiyorum ama sesin tanıdığım birine çok benziyor. Senin de bana guvenmeni sağlayıp bir anlaşma yapabiliriz. Hakkımda araştırma yapmışsın galiba. Ve bazı önemli bilgilere ulaşmışsın. Bu yüzden benim irtibarım da tehlikeye girer, bunu istemem. Planının ne olduğunu merak ediyorum. Bana anlat ve bir anlaşma yapalım. İkimiz için de karlı olacak bir anlaşma." Ona bakakaldım. Ona guvenebilir miydim? Kendimi kac zamandır bu soruyu sormaktan sıkıldım ama çok kritik bir plan yapacağım. Ve sanırım onunla işbirliği içerisine giremem. "Sesin tanıdık birine benziyor demiştin. Kime benzettin?"

"Gözde Karayel." Dediği isimle donakaldım. Gözde Karayel benim ablamdı. Yurtdışında tanışmış olabilirler. İnanamıyorum, bu olamaz olmamalı. Çünkü bu benim soyadımı bilmesi demek olur. Tanınan bir aileyiz. Hemen onun kardeşi olduğumu araştırıp bulabilir. Kendime geldiğimde konuşmaya başladım. "Ah, yanılıyorsun. Öyle birini tanımıyorum hem de." Ellerim birbirine dolaştığında artık bu konuşmayı bitirmeye karar verdim.

"Bu kadar yeter. Şimdi gozlerini bağlayıp seni evine bırakacaklar. Zorluk çıkarmazsan iyi edersin." Hemen ayağa kalkıp odadan çıktım. Ellerim buz gibi olmuştu. Kalbim de bir o kadar hızlı atıyordu. Ablamın ismini söylediği için panik oldum sanırım. İfşa olmak istemem. Onu buraya getirmemeliydim.

  Hakan'a onu buradan götürmelerini söyleyip odama gittim. Takımla plan toplantısını yapmadan önce kafamı toplamam gerekiyordu. Çünkü ciddi anlamda dağılmıştım.

#####

Uyandığımda etrafa göz gezdirdim. En son odama gelip yatağıma uzatmıştım. Uyuyakalmışım. Saate baktığımda yediye geliyordu. Evrim'in odasına gittim. Ve kapıyı çaldım. Ses vermeyince odaya girdim.

"Evrim." Masada oturmuş kitap okuyordu. Bütün işleri Hakan'a veremem. O da çalışmak zorunda.

"Git ve adamları toplantı odasına getirt. Planı artık hepinize anlatacağım." Tam kapıyı örterken tepki vermediğini görünce içeri girdim.

"Kitap okumayı sonraya sakla. Daha önemli işlerimiz var burada." Irkildiğinde bana bakmaya başladı. Sinirli ifademi görünce kafasını eğip salladı ve dışarı çıktı. Cidden, bu kızın akıllanması gerekti artık.

Ben de onun arkasından çıktım ve odaya ilerleyip anlatmakta kullanacağım metaryelleri hazırladım. Yaklaşık üç dakika sonra hepsi içeriye doluştular. Sessizliği sağladıklarında ben de ayağa kalkıp konuşmaya başladım.

"Hepinizi buraya toplama nedenimizi biliyorsunuz. Özellikle sizin gibi profesyonel bir ekip istedim çünkü işimin aksamasını veya sonuca ulaşamamasını asla istemem. Bu yüzden sakin bir hata yapayım demeyin. Yoksa sonuçlarına katlanırsınız. Evet, plana gecersek; hedefimizdeki kişi bu -Melisa'nın resmini gösterdim.-. Şimdi bazılarınız düşünüyordur bir kişiyi neden öldürmek için bu kadar adama ihtiyaç duydu? Cevabı şu bu kadın basit bir kadın değil. Ünlü bir iş adamının karısı. Ve sizler o evdeki güvenlik görevlilerini yok etmekle uğraşacaksınız. Biz de kızı halledeceğiz. Evde yaklaşık yirmi beşe yakın görevli var. Çünkü adam pislik herifin teki. Hamile karısının ölmesini de istemiyor. Evet bu kadar açıklama yeter, anlamışsınızdır." Hepsi onaylar sesler çıkardığında devam ettim. "Evin sol yan tarafında görevli yok. Ama kameralar var. Biz kameraları bloke edeceğiz. Görevlendirdiğim kişiler oraya ben söyleyince girecekler. Hepinizin yerlerini ayarladım. Size bildirilecek. Planda başarılı olmak zorundayız. Başka çıkış yolu yok." Çünkü artık ok yaydan çıktı.

ZAYIFBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!