Nihayet eve geldim. Çok yorucu bir gündü. Hele de mağazada karşılaştığım çocuk. O neydi öyle? Düşüncelerimi bi yana bırakıp hızlıca hazırlanmaya başladım. Elbisede almamıştım, ne giycektim? hep o sinir çocuk yüzünden..

Dolabı açtığımda mağazada gördüğüm elbiseye benzer bir elbisem vardı. Aceleyle onu çıkardım saat 7'ye geliyordu. Siyah mini elbiseyi üzerime geçirdim altına siyah platformları giydim. Maşayı fişe taktım ve saçlarımın ucuna şekil verdim. Odamın kapısı çaldı.

'' Gell'' dedim. Kapı yavaşca aralandı. Gelen annemdi

''Müsait misin lexi?

'' diye sordu. Başımı salladım.

''Nasılsın?'' diye sordu. Çok iyiyim şirketimiz iflas etmek üzere üstelik bunu kurtarmak benim elimde hemde hayatımda hiç görmediğim biriyle evlenerek, gerçekten çok iyiyim.

''İyiyim'' dedim kısık bir sesle. Avuçlarıyla yanaklarımı okşadı ve gülümsedi.

''Gerçekten istiyor musun? diye sordu. Evet hemde çok, benimle dalga mı geçiyordu? Yaptığım saçmaydı böyle bir şeyi nasıl kabul ettim. Yol yakınken anneme istemediğimi söylemeliydim.

'' Hayır'' dedim. Annemin gözleri iri iri oldu , bir an ağlayacak sandım.

''Bu işin geri dönüşü yok. Bu iş bugün bitecek'' dedi. başımı olumsuz anlamında iki yana salladım.

''Başka çaren yok, lexi

. Şirket batacak. Hayatımız mahvolacak. Bizi düşünmüyorsan kardeşini düşün geleceği senin ellerinde, yanlış bir karar verme kızım'' dedi. ''Hem Dess'nde babana ihtiyacı var.''

''Neden isteyip istemediğimi soruyorsun anne? ne önemi var ki, siz zaten kararınızı vermişsiniz'' diye bağırdım. Ve kapı açıldı gelen babamdı

''Noluyo Naina? diye sordu. Annem hiçbir şey söylemeden odadan çıktı. Babamla beni yalnız bıraktı. Her şeyi söyleyecektim.

''Ben istemiyorum baba'' dedim

''Ne?? bu işin geri dönüşü yok lexis anladın mı, yok. Onlar buraya gelecek ve sende aşağıya ineceksin. Yüzükleri takacağız, önümüzdeki hafta içinde evleneceksin, Anladın mı? kelimeleri bastırarak söylemişti, buda ağlamama neden oldu kapıyı sertçe kapatıp odadan çıktı. Ben hala hıçkırarak ağlıyordum. Bu evlilik asla onların istediği gibi bir evlilik olmayaktı asla. Saat 8 olmuştu ve kapı çaldı.

'' OO kimleri görüyorum? Hoşgeldin Dess , seni görmek ne güzel'' babamın sesi buraya geliyordu.

''Alia, hoşgeldin tatlım'' annemin seside geliyordu. Yada bilerek bu kadar bağırıyorlardı duyup aşağı inmem için. Bunlar beni çıldırtacak mıydı?''

''Gelinimiz nerde?'' diye sordu. İlk defa duyduğum bi sesti, erkek sesi. Büyük ihtimalle Dess Roshan dı . Aşağıadan bir ses geldi.

''Alexis, hadi gel bitanem'' annemin sesiydi. Alexis mı? bitanem mi? az önce kavga etmemişmiydik.Aşağıya indim herkes bana bakıyordu. Kim oldukları için kafamı kaldırdım. Yaşlı bir adam vardı beni görünce gülümsedi bende ona gülümsedim. Hemen yanında onun yaşlarında bir kadın vardı bana göz kırptı ve bende gülümsedim.

''Memnun oldum '' dedim ikisinede ve el sıkıştık. Dess amca

''İşte sevgili oğlum ''dedi ve kapıyı işaret etti. Bakmak için arkamı döndüm. Oda nee? bu mağazadaki sapık değil miydi? emin olamadım gözlerimi ovuşturdum, evet evet ta kendisiydi beni görünce şaşırmıstı ve yüzünde bi gülümseme oldu. Hayır bu oğlanı görmeden önce belki evlenmeyi kabul edebilirdim, ama görünce kararlarım tamamen değişmişti.

The TreatyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!