Ödev

40 1 0

İlk ders başladı. Veee sürprizzz. Yılın ilk dersi fizik. Hoca dersiyle ilgili birkaç açıklama yaptıktan sonra ilk konuya başladı. Ilk konumuz kuvvet ve hareketti. Hoca bize hareketle ilgili örnekler vermeye başladı. O sırada arkamda bir kıpırdanma oldu. Meğersem şu çarpıştığım çocuk parmak kaldırmış. Berene dönüp "Bu çocuk da baya inek çıktı baksana daha ilk dersimiz olmasına rağmen derse katılıyo cidden inek yaa" dediğim anda hoca izin verdi ve bizim çocuk konuşmaya başladı "Hocam harekete örnek olarak ÇARPIŞMAYI da verebilir miyiz? "

Bi dakka bi dakka ne dedi o?

O sinirle ayağa kalktım ve "Hocam bence veremeyiz" dedim. O da durur mu "Hocam ben örnek olarak verebileceğimizi düşünüyorum" dedi.

Ahh bu çocuk beni çıldırtacak!!!

Arkama döndüm ve gözlerine bakarak "Hocam ben örnek olarak veremeyeceğimizi düşünüyorum" dedim. Bi an afallasa da yine bana cevap verdi. Biz kavgaya tutuşmuşken hocanın sesiyle irkildik. Hoca "Tamam yeter! Ödev veriyorum. Ikiniz hareket konusunu araştırıp haftaya anlatacaksınız. Hem sorunuza da yanıt bulmuş olursunuz. Ders bitmiştir! " dedi ve sınıftan çıktı. Koşarak hocaya yetiştim ve "Hocam lütfen beni başka biriyle eşleştirin ben onunla yapmak istemiyorum" dediğimde hoca öyle bir baktı ki bir an öldürecek sandım ve "Ilk günden beni uğraştırmayın ne dediysem onu yapın! " diyip yürümeye devam etti.

Yapabileceğim bir şey kalmamıştı. Sınıfa geri dönerken kapının ağzında yine biriyle çarpıştım. Neyse ki bu defa o kadar sert değildi. "Aaa acaba kimle çarpıştım? Bakıyım. Neden hiç şaşırmadım acaba? Oğlum bilerek mi yapıyosun? Hem nereye gidiyosun bakayım hocayı duymadın heralde. Ödev yapıcaz. Ne kadar çabuk biterse o kadar iyi!" dedim. "Gerçekten senle ödev yapacağımı mı sanıyosun! Git evinde yap ben zaten biliyorum." dedi.

Ahh yine o bakışlar... Ukala şey!

Demesiyle birlikte ben bişey diyemeden arkasını döndü ve gitti. Ama çabuk pes etmeyecektim. Beren beni dürttü ve yerdeki şeyi gösterdi. Görmemle gözlerim parladı. Bu şey onun anahtarıydı. "Şimdi görürsün ukala şey" dedim ve Bereni çıkışa sürükledim. Arabaya bindik ve onu takip etmeye başladık. Beren hiçbir şey anlamamıştı belli ki. "Nereye gidiyoruz?" diye sordu. Ben de "Anahtarı sahibine vermeye" dedim ve arabayı sürmeye devam ettim. Sonunda arabası durdu ve indi. Bizde hemen arkasından indik. Kendimizi belli etmemek için geriden gidiyorduk. Büyük bir evin kapısının önüne geldi ve anahtarını aramaya başladı. Bulamayınca son çare olarak zile bastı. Belli ki evde birisi vardı.

Hayır , yoksa... Uff ne saçmalıyorum ben yaa.

Şimdi tam zamanı diyip Berenle biraz gerisinde durduk ve o anki cesaretle konuştum "Bunu mu arıyorsun"

Meraba arkadaşlar. Malesef ilk bölümler kısa oldu ama bundan sonrakiler daha uzun olucak. Şimdiden 3 bölüm hazır. Yorumlarınızı bekliyoruz. :)

Tanıdık Gelmedi GözleriBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!