*Lisa'nın ağzından bir bölümle karşınızdayım! :D İyi okumalar dilerim canlar. Resim zihnimdeki Lisa'ya uyuyor ancak siz başka hayal edebilirsiniz! Seviliyorsunuz♡*

Gıcırdayan yatağımda huzursuzca kımıldandım. Bir türlü uyuyamıyordum ve durduk yere aklıma garip düşünceler ile saçma anılarım geliyordu. Amelia ona gerçekten benziyordu. Sanki ikizdiler. İçleri gibi dışları da benzerdi. İkisi de iyi insanlar. Amelia oldukça kibar ve hırslı mesela. Ki bu bence oldukça hoş.

Tanrı aşkına yine düşünceler beynimi işgal ediyor!

Rahatsız bir homurtu çıkararak ellerimle yüzümü kapadım. Yastığımı kaplayan darmadağın lila saçlarım aklıma takıldı bu kez. Aslında doğal rengi simsiyah olan saçlarımı koyu mor yapmayı seviyordum. Tabi ki zamanla boya akıyor ve dipleri siyah siyah belli oluyordu. Yakın zamanda yeniden boyatmamın gerekli olduğunu aklımın bir ucuna yerleştirip uyumayı denedim. Bu kez kapı sesi duyduğumdan dolayı merakla gözlerimi araladım. Sonra da gıcırdayan merdiven basamaklarının sesi kulaklarıma ilişti.

İçimdeki ayağa kalkıp kapı dinleme isteğimi bastırarak bir kez daha kıpırdandım. Karanlık odada gözlerim pencereye takıldı. Büyük ihtimalle gece yarısını geçmişti. Umursamadım ve Robin'in odasına gitmeye karar verdim. Uyumaya çalışırken oynadığım oyunlar sayesinde telefonumun pilini bitirmiştim yani şarjda kalması gerekiyordu. Yavaş ve sessiz adımlarla Robin'in odasına girdim. Onunda uyanık olduğunu görünce gülümsedim ve kapıyı ardımdan kapattım.

"Uyku tutmadı mı?" diye sordum gülümseyerek. Başını sallayarak onayladıktan sonra "Seni de mi?" sorusunu sordu. "Kabus görüp uyandım." dedim. Yatağa oturduktan sonra da "Ve uyandıktan sonra uyuyamadım." diyerek devam ettim. Kıkırdadığında meraklı bakışlarımın hedefi oldu. "Ne o? Beni oyuncak ayı niyetine mi kullanacaksın?" diye alay etti. Kaşlarımı çattım ve "Elbette hayır. Zoey saçma sebeplerle uyandırılmayı sevmez. Hatta öfkeden kudurur. Bunu en iyi sen biliyorsun. Ayrıca Brad küçük bir çocuk. Uykuya ihtiyacı var." dedim.

Robin ve Zoey ile ilk tanıştığımda sevgiliydiler. Bence çok yakışıyorlardı. Zoey benden daha sevecendi o zamanlar. Robin ona ihtiyaç duyduğu tüm sevgiyi verebiliyordu. Aynı şeyi Zoey de ona yapıyordu tabi ki. Tam anlamıyla bir elmanın iki yarısı olan bir çiftin berbat bir kavga ile ayrılışına tanıklık ettiğimden beri aşka inanan biri değilim.

Ettikleri kavga çok saçmaydı. Mecburen taraf tutmak zorunda kalmıştık. Zoey'nin iddiasına göre Robin çok değişmişti, onu aldatıyordu ve onu zorla öpmüştü. Robin ise bu iddiayı yalanlayıp değişenin Zoey olduğunu ve ona asla zorla bir şey yapmayacağını söylemişti. Brad küçük bir çocuk olduğu için o tarafsız kalabildi çünkü konudan haberi yoktu. Bir kız ve en iyi arkadaşı olarak pekte inanmasam da Zoey'nin tarafını tutmuştum. Robin bunu anlayışla karşılayarak beni sevindirmişti. Jared ise Robin'in tarafını tutmuştu. Sebebi benimle aynıydı. Bu kavga Sienna gittikten sonra yaşandı. Yani herkesin sinirleri bozuktu ve kolaylıkla kavga ederek birbirimizi kırabiliyorduk.

Robin'in onaylayan mırıltısı beni gerçekliğe çekerken gülümsetti. "Peki, ne yapalım o zaman? Salona mı inelim? Gerçi televizyon filan izleyemeyiz ama neyse." dediğinde hızla başımı iki yana salladım. "Jared sanırım salonda. Onu biraz rahat bırakmamız en iyisi sanırım. Sonuçta Amelia ile Sienna ikiz gibiler. Bu yüzden Jared eski anılarla boğuşuyor. Sürekli sinirli olduğunu herkes fark etti. Ayrıca hepimizi bu eve geri topladı. Kafa dinlemek istediği belli." diye yanıtladım. Haklı olduğumu söyleyip yattığı yerde doğruldu. Bir süre saçma şeylerden konuştuk. Beni yarın kuaföre götürebileceğini bile söyledi. O benim için bir kardeş gibi. Her şeyimi ona söylemekten çekinmem.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!