Koşulsuz İnanç

149 3 0

    Türkiye’nin doğusunda bir köyde her zamanki gibi kış çok şiddetli geçmiş, yollar kapanmış, ulaşım güçleşmişti. Köyün sevilen teyzelerinden biri tamda bu dönemde kendini pek de iyi hissetmemeye başlamış fakat idare edip etrafındakilere durumu çok da belli etmemeye çalışmaktaydı. Gün geçtikçe ziyaretine gelenlerde kötüye gidişin farkına varmaya başladılar, teyzeyi doktora götürme niyetindeydiler fakat ulaşım zorlukları sebebi ile o buna pek yanaşmıyor, mevsim şartlarının düzelmesini, çevresine daha az yük olmak için istiyordu. Ama esas güveni de doktoraydı, ona ulaştığı her seferde güler yüzüyle karşılaşıyor, verdiği her ilaç onun dertlerine derman oluyordu, hatta artık o kadar güveniyordu ki daha yola çıktıkları anda kendini iyi hissetmeye başlıyordu.

    Teyzenin durumu maalesef bu sefer iklim şartlarına bakılmaksızın hastaneye ulaşılması gereken derecede kötü bir hal almıştı, artık oda inadı bırakıp yola düşmeye hazırdı, artık doktora ulaşıp iyi olmanın zamanıydı, bu sefer kendi imkanları ile iyileşmek zor gibi görünüyordu, teyze de itmeyi kabul etti, köyün önde gelenlerinden birinin kapalı kasa kamyonetine güzel bir döşek yapıldı, teyzenin  istirhaat ederek gitmesi şarttı, bunu köylüde anlamıştı artık. Aracın lastiklerine de zincirler takıldı, diğer teyzelerin arkalarından ettikleri dualar eşliğinde düştüler yollara.

   Karayollarının kar makinaları durak bilmeden çalışıyordu, yavaş da gitseler akıllarında ümitsizlik yoktu, arada molalar veriyorlar, teyzelerinin ihtiyaçlarını gideriyorlar sonra tekrardan yola düşüyorlardı. 6 saat sonra merkezdeki hastaneye ulaşabildiler. Acil sevisin önünde durduklarında hastabakıcılar hasta sedyesini koşarak arabanın yanına yanaştırdı, teyzeyi yavaş hareketlerle sedyeye yatırıp dahiliye uzmanının odasına götürdüler. Teyzenin doktoru gördüğünde yüzünde güller açtı, doktor halini hatırını sorduktan sonra bazı evraklar doldurup çeşitli tahliller yaptıracağını teyzeye anlattı. Teyze daha şimdiden kendini iyi hissetmeye başlamıştı.

   Laboratuarda kanından, idrarından örnekler alındı, kalbi EKG ile değerlendirildi, radyolojide akciğerlerinin filmleri çekildi. Sonuçlar çıkınca tüm evraklar ile birlikte doktorun odasının önünde beklemeye başladılar. İçeride ki hasta çıktıktan sonra odaya girdiler. Sonuçları doktora uzatıp incelemesi için sessiz bekleyişe başladılar. Doktor o sayfadan öbürüne geçiyor, tüm verileri detaylı bir şekilde inceliyordu. Ardından kafasını kaldırıp teyzeye uzunca bir bakış yöneltti, bu bakış sırasında kafasının çok ince düşüncelerle dolu olduğu belliydi. Doktorun  o an karar vermeye çalıştığı teyzenin bu kadar yayılmış bir kanser illetinden nasıl kurtulacağıydı. İlk düşüncesi acilen damar yolundan başlanacak ilaç tedavisi ile teyzeyi hastaneye yatırmaktı, fakat deneyimleri bu seviyelere gelmiş kanser vakalarının bu tedaviyle çok az bir şans ile hayata dönecekleri gerçeğini de göz ardı edemiyordu. Doktor kafasında bunlarla meşgul olurken teyze baharda yapacaklarını planlıyordu, doktor artık reçeteyi yazsaydı da çevresindekilerin daha da zamanını almadan yola koyulsalardı. Bu düşünceler suratına o kadar çok yansımıştı ki doktor birden radikal bir karar vererek bu illeti ondan ve yakınlarından saklama yoluna gitti, yaptığı iş onun yeminine aykırıydı ama bu güzel teyzenin hastane odalarında hayatının son anlarını geçirmesine gönlü razı olmadı. Gerekli ilaçları ona ağız yoluyla verecekti, onu doğduğu büyüdüğü ortamdan uzakta değil, evinde tedavi etme yoluna gidecekti, ümidi çok azdı ama bu kararı artık vermişti. Reçeteyi düzenledi, yakınlarına uzattı, ona herkesin  o kadar güveni vardı ki kimse teyzenin nesi olduğunu ona sormadı bile, zaten belki anlatsa da anlamakta zorluk çekeceklerdi. Teşekkür edip sedyeyi odadan çıkardılar, doktor arkalarında uzun süre bakışlarını çekemedi…

Şifa Tadında HikayelerBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!