Geçmişten Birkaç Anı

133 4 0
                                    

Kuzey, gecenin bir vaktinde küçük bir karakolun karşısındaki sokağa bırakılmış bir bebekti henüz. Ağlama sesi ile irkilen nöbetçi polis sesin nereden geldiğini fark etmesine rağmen bir şey göremiyordu. Eline fenerini aldı silahını kontrol etti ne olur ne olmaz diye içerideki arkadaşına da haber verdi. Kulübesinden yavaşça çıkarak kapıyı ardından kapadı fenerini yaktı sokağın karşısını feneri ile kontrol etti. Beyaz bir beze sarılmış bir şey gördü usulca hareket ediyordu. Ağlama sesini düşündü ve bunun kundaktaki bir bebekten başka birşey olamayacağına karar verdi. Çabucak oraya doğru gitti daha yakından baktı gerçekten de bir bebek. Kucağına aldı onu sıkıca tuttu ve karakola doğru yürümeye başladı. Arkadaşı kapıdan doğru şaşkın şaşkın ona bakıyordu ve nasıl bir insan çocuğunu burada bırakır diye düşünmeden edemiyordu. Polis memuru hemen 112'yi arayıp ambulans istedi ve durumu anlattı. Bebeğin neye ihtiyacı olup olmadığını tahmin edemiyordu belkide hastaydı kim bilir, sağlık kontrolünden geçirilmesi en iyisi olacaktı sabah olunca da annesi babası var mı yok mu çocuk kaçırma olaylarından ile bir bağlantısı olup olmadığını araştırmayı ve kameraları incelemeyi düşünüyordu. On dakika sonra ambulans geldi genel sağlık kontrolünden geçirildi ve Allah'a şükür bir şey çıkmadı. Gelen doktor çocuğun hastanede olmasının orada kontrol altında bulunmasının daha uygun olacağını söyledi. Polis memuru da doktoru onayladı hem hastanede onun karnını da doyururlardı. Nöbeti bitti, amirine olayı anlattı araştırmalar yapıldı ama bir sonuca ulaşılamadı yada ulaşılması istenmedi. Çünkü bazı kamera kayıtlarında eksik kareler vardı ve bunlar sistem arızası olarak gözüküyordu. En azından gelen raporda öyle olduğu yazıyordu. Sosyal hizmetlerin bebeği almasına karar verildi.

On sekiz yıl sonra...
Yetimhane artık Kuzey'in yeni evi olmuştu. Buraya çok çabuk alışmıştı aslında burada bulunan herkes onu çok seviyordu. Yetimhanenin müdürü Halime Hanım'dı. Halime Hanım elli yaşlarında hiç çocuğu olmayan güzel yüzlü orta boylu tebessümü yüzünden eksik olmayan bir kadındı . Ömrünü bu güzel çocuklara adadığı için hiç pişman olmadığını her zaman söylerdi. Kuzey'in yetimhanedeki herkesle arası çok iyiydi herkesi çok seviyordu kardeşi gibiydi onlar ama aralarında bir kız vardı ki onu ilk gördüğü andan itibaren ona aşık olmuştu.Kızın adı Aslı'ydı. Aslı, Kuzey'den bir yaş küçüktü. Kuzey'in ona olan aşkından hiç haberi yoktu ama Aslı'da Kuzeyi ilk gördüğü andan itibaren diğerlerine karşı hissetmediği bir şey hissetmişdi ona karşı, adnını henüz koyamamış olsada Kuzey'e aşıkdı. Onun elâ gözlerine her baktığında yanakları kıpkırmızı oluyordu, Aslı böyle olmasına çok sinir oluyordu ancak elinden bişey gelmiyordu. Birbirlerine hisleri konusunda tek kelime bile etmeden yıllar geçmişti Kuzey yakışıklı bir delikanlı, Aslı ise güzeller güzeli bir kız olmuştu . Artık yetimhaneden ayrılma vakitleri gelmişti. Şimdi kendi ayakları üzerinde durmak zorundaydılar.

Kuzey DemirHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin