Multi:Lara

Video/Müzik:Angel With A Shotgun


Sabah annemin sesiyle uyandım. Uyandırıldım desem daha doğru olur. Sabahın köründe okula gidicem. Böyle şey mi olur? Battaniyemi tekrar üzerime çektim. Ama annemin tehditkar sesi buna izin vermedi.

''Thalia eğer uyumayı düşünüyorsan sonun pek iyi olmaz. Bunu sende biliyorsun tatlım.''

Anneme inat uyumak istesemde bunu yapamazdım çünkü okula gidip George ile konuşmam lazım. Diğer yandanda sonum gerçektende iyi bitmez. Okul kıyafetlerimi giyip annemin muhteşem kahvaltısını yapmak için aşağıya indim.

''Demek uyanabildin.'' dedi annem alayla.

''Daha çok genç olduğumu düşünüyorum bunun için uykumu feda ettim.'' dedim yapmacık gülümsememle.

Annemde kahkahasını eksik etmedi sağolsun. Babam işe erken gitmişti. Burda olsadı beni anneme karşı desteklerdi.

''Bu arada arkadaşın geldi sanırsam adı Alexa'ydı. Ama senin uyuduğunu söyledim.'' Çok güzel bu saatte hala uyuduğumu öğrenmiş. Okula gidince kim bilir nasıl dalga geçicek.

''Tamam annecim.'' dedim. Kahvaltımı bitirip çantamı aldım. Ama annem beni durdurdu.

''Kızım ben bugün büyükannenlere gidicem. Babanda işten sonra oraya gelicek. Geç gelebiliriz bunun için yedek anahtarları al. Senin için sorun olmaz olmaz değilmi?''

''Tamam ben başımın çaresine bakabilirim 17 yaşındayım anne.'' dedim alaycı bir şekilde.

''Aslında henüz 17 sayılmazsın. 17 yaşına daha 2 ay var. Neyse görüşürüz tatlım.'' dedi ve yanağıma bir öpücük kondurdu. Bende onu öptükten sonra okula doğru yürümeye başladım.

*********

Okula geldiğimde zil daha çalmamıştı. Şaşırdım açıkçası sürekli geç kalan birisinden beklenecek bir tepki. Sınıfa girdiğimde Alexa ve Lara muhabbet ediyorlardı. Çantamı sırama koyup yanlarına gittim.

''Bakıyorumda uyuyan güzelimiz uyanabilmiş.'' dedi Alexa kıkırdayarak. Ah anne ah yaktın başımı al işte dalga geçiyor.

''Ya yok ben uyanmıştımda annem beni görmeyince öyle demiş işte. Yoksa ben öyle çok uyuyan biri değilimdir.'' dedim belli etmeden.

''Hıhı öyledir.'' deyip önüne döndü. Sınıfta bir göz gezdirdim. Sonuç George ortalıkta yoktu. Ben amma salak bir kızım zaten sıra arkadaşım. Çantası olmadığına göre tabiki yoktur.

Ya insanın yıllardır görmediği arkadaşı gelmiş. Arkadaştanda öte kardeşi gelmiş o ortalıkta yok. İnsan bir ziyarete falan gelir ama nerde. Artık beni kardeşi olarak görmüyo bence. Çok kırıldım doğrusu. Birden kapının açılıp içeriye bayan Sarah'ın girmesi ve tüm sınıfın birden susması beni düşüncelerimden ayırdı.

Bayan Sarah tüm okulun korktuğu deli bir tarih hocası. Kıvırcık kısa olan kahverengi saçları ve kahverengi gözleriyle tip olarakta korkunçtu. Çok sinirli olduğunu duydum. Tabi bunların hepsini Alexa söyledi. Bana göre öğrenciler sayesinde bu hale gelmiştir. Ama dersin başlamasına 10 dakika olmasına rağmen şimdiden uyku beni çağırıyordu.

Kızlara seslendim. Lara derse odaklandığı için beni cimcikledi ve önüne döndü. Alexa ise benim 2. versiyonum. Onunda sıkıldığı uykulu gözlerinden anlaşılıyordu.

''Ne o Thalia hala uykunu alamadınmı?'' dedi alayla. Kıza bak ya bu halinde bile benimle dalga geçiyor. Lara bile derse odaklanmışken bize bakıp kıkırdadı. Lara bile kıkırıyorsa üstelik derste durum vahim.

''Uf sizede birşey söylenmiyor.'' dedim ve önlerine dönmeleri için ittirdim. Tabi Alexa -bu iş burada bitmedi- bakışı yollamayı ihmal etmedi. Sonunda zil çalmıştı.

''Ben kantine gidiyorum gelen varmı?'' diye sordu Alexa çantasını toplarken. Ben sınıfta kalıcağımı söyledim ve Lara ile kantine gittiler. Çok geçmeden George içeri girdi. Mavi bir t-shirt siyah bir pantalon ve patlamış bir dudak ile içeri girdi. Kavga ettiği çok belli oluyordu. Bunun için onunla konuşmadım. Çünkü o sinirliyken hemen birine patlıyordu ki çok sinirli görünüyor. Sınıfın önünde azar işitmek istemem. Özelliklede o çakma sarışının önünde.

Adının Teressa olduğunu öğrendim. Alexa sağolsun. Okulda ponpon kızların lideri ve okulun popüleriymiş. Tabiki George'yi sormayı unutmadım. Alexa herşeyi bilir. Zack diye bir çocukla takılıyormuş. İçine kapanık ve kimseyle pek konuşmazmış. O böyle biri değildi. Üzüldüğümde beni güldüren şaka yapan ve daha çok şey yaptığımız George değil. Bunları düşünürken George çantasını sıraya koyup sınıftan çıktı.

Bende arkasından bakmadım tabiki bende arkasından çıktım. Az ileride duran Zack'in yanına gitti. Aslında Zack'i tanımıyorum. Alexa göstermişti ama takmamıştım bu yüzden onun yanına gittiğini biliyorum. Zack yeşil gözlü siyah saçlı başka sınıfta okuyan biri. Oraya doğru biraz ilerledim. Ama mağlum beni gören George oradan hemen uzaklaştı.

Ama Zack peişinden gitmeyip buraya doğru el salladı. Banamı yoksa başkasına mı el sallıyor diye arkama baktım. Tekrar önüme döndüğümde gülüyordu. Yanıma geldi.

''Merhaba ben Zack ve sende Thalia olmalısın.'' dedi kendinden emin bir şekilde.

''Evette sen beni nereden tanıyorsun?'' dediğimde sırıttı.

''Fazla merak başa bela öğrendim işte'' dedi fazla üzerinde durmadım çünkü bende onu Alexa'nın anlattığı kadar tanıyordum oda birinden öğrenmiştir muhtemelen.

''Neyse hoşçakal arkadaşlarım beni bekliyor.'' dedim.

''George'yi aradığını biliyorum istersen sana yardım edebilirim.'' dedi. Şaşırdım açıkçası nereden biliyorki?

''Nereden biliyorsun ve neden yardım etmek istiyorsun?'' dedim. Fazla soru sordum ama öğrenmem gerek.

''Onu aradağın çok belli ve yardım etmek istiyorum çünkü son zamanlarda biraz değişti. Onu aradığına göre belki yardım edebilirsin.'' dedi. Aslında haklı. Bana yardım edebilir.

''Eee ne diyorsun?'' dedi.

''Peki tamam nasıl yardım ediceksin anlamadım ama denemeye değer.'' dedim. Sonra kantine gitmek yerine sınıfa giderek kızları bekledim.

**********

Son derside atlattıktan sonra kızlarla vedalaştım. Eve geldiğimde giriş kapısını ve tüm ışıklarıda açık bir şekilde buldum. Annem ve babam bu saatte gelmiyeceklerdi. Gelselerdi bile neden kapıyı sona kadar açık bıraksınlarki?

Aniden tüm ışıklar söndü. İçeride birisi var!


*** Bölümü uzun yazmaya çalıştım bir sonraki bölüm geç gelebilir. Yorumlarınızı ve oylarınızı esirgemeyin. ***




Savaşçı Melez (ASKIDA)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!