Z|4

28 3 17
                                              

Başlama Tarihi: 12.02.2021
Bitiş Tarihi: 14.02.2021
££££££££££££££££££££££££

Lisa'dan
Kapı zilini basıp beklemeye başladım. Bir iki dakika bekledikten sonra kapı açılmıştı. Roseline gözlerini ovuşturarak bana baktı. "Yenge ne işin var bu saatte burada?" Dediği zaman karışmış saçlarına ve kısık gözlerine güldüm. "Annele biraz konuşacaktım. Uyanık mı?" Dediğimde Roseline kafasını onaylar biçimde sallayıp kapıyı tam açıp içeri geçmeme izin verdi.

"Bahçe de kahvaltı hazırlıyor." Diyen Roseline'ye kafamı sallayıp bahçeye çıktım.

"Erika?" Diye seslendim. Elimdeki servis tabağını masaya bırakıp bana döndü. "Lisa? Ne işin var burada?" Dediğinde kıkırdadım. Cidden anne kız aynılar. Palmiye ağacının çevresindeki yastıkları gösterip oturmasını istedim. "Ne oldu Lisa?" Derin bir nefes alıp o gece olanları anlattım.

"Anladım. Kota'nın sevgisine şüphe yok ancak....sen onu seviyor musun?" Dedi.

"Elbette seviyorum ama yaptığı şeyden sonra sevgisini sorgulamaya başladım." Dediğimde Erika "Bak Kota fazla inatçı biridir. Bunu sen daha iyi bilirsin. Çocukluğumdan beri onu tanırım ve her zamanda inatçı biriydi. Bunları duymak bile şaşırtıcı yani neyse demek istediğim sen onun sevgisini sorgulamıyorsun, ona olan sevgini sorguluyorsun." Dediğinde bir şey diyemedim. Gerçektende haklıydı. Hemde fazlasıyla.

Evden gelen çığlık sesiyle ikimiz aynı anda ayağa kalkıp içeri koştuk. Rose elindeki terlikle ne zaman geldiğini bilmediğim Orion'a vuruyordu. "Rose tamam dur cidden bilerek olmadı." Diye Rose'yi durdurmaya çalışan Orion kafasını tutuyordu. Charlotte ise kimseyi takmadan bahçeye çıktı. Bu kız hiç Leia'ya çekmemiş aynı babası yahu! Leia elindeki valizleri bırakıp yanıma geldi. "Selam Elle'm nasılsın?"

"İyi bebek sen nasılsın?" Dediğimde gülüp bana sarıldı. Benden ayrılıp Erika'ya sarıldı. Arkadan gelen öksürük sesiyle arkama döndüm. "Selam minik?" Diyen Gladion'un boynuna atladım. "Beni bu kadar özlediğini bilmiyordum." Dediğinde Gladion dan ayrıldım. Orion hayırlı bir yeğen olarak gelip bana sarıldı. Kırmızı saçlarını karıştırarak ona sarıldım.

Leia'dan
Birinin omzuma dokunmasıyla arkama döndüm. Ouzou gülümseyerek bana bakıyordu. "Ouzou!" Deyip ona sarıldım. "Selam ortak." Dediğinde eski günleri hatırlayıp kahkaha attım. Bizi ayıran kollarla sol tarafıma döndüm. Seijuurou kolumdan tutup beni kendine çekmişti. "Sakin ol Anata* Ouzou sadece arkadaşım biliyorsun." Deyip yumuşamasını bekledim. Ama sadece bekledim. Gözlerini bana çevirip, "yinede birinin sana sarılmasını sevmiyorum." Dedi.

"Hoş geldin Akashi. Bu sefer seni yeneceğim." Dedi Ouzou. Sei-chan gülümseyip "Rüyanda görürsün." Dedi. Ouzou eline ne zaman aldığını bilmediğim basketbol topunu alıp bahçeye çıktı. Sei-chan sırıtıp Ouzou'nun arkasından gitti. Onların hemen arkasından Gladion, Lync, Chris ve Orion koşarak bahçeye çıktı. Erika ben ve Elle ise onlara şaşkınlıkla baktık. Neler olduğunu görmek için bahçeye çıktık. Sei-chan üstündeki tişörtü çıkarıp kenara bıraktı. Oh Tanrım!

Kocam diye demiyorum muhteşem bir vücudu var. Kenara attığı tişörtü alıp katladım.

Maç 20 dakika sürecekti. İlk yarı on dakika olacaktı ve ikinci yarıya girmeden beş dakika ara verip, on dakikalık ikinci yarıya gireceklerdi. Kimin kazanacağı zaten belliydi ama Ouzou inat etmişti. Topu havaya attım. Ouzou hırsla zıplatıp topu kaptı ve potaya koşmaya başladı. Sei-chan ne zaman pota altına gittiğini anlamadan Ouzou'dan topu çalıp diğer potaya koşmaya başladı. Ouzou ise yere düşmüştü. Sanırım İmparator Gözlerini kullanmıştı.

Tatsuya'nın da dediği gibi "Akashi İmparator göze sahip olduğu için güçlü değil, İmparator göz Akashi'ye sahip olduğu için güçlü."

"Ahh hadi ama şu gözlerin sırrı ne?!" Dedi Ouzou yerden kalkarak. Maç bitmişti ve Ouzou ter içindeydi.

"İnan bana Ouzou ben bile bilmiyorum." Dediğimde Ouzou üstünü silkeledi. "Ben bir duş alacağım." Deyip içeri girdi. Çocuklar, Gladion, Erika ben ve Elle de masaya geçtik. Sei-chan ise bahçenin alt katına doğru gidiyordu. Uçakta hiç bir şey yememişti. Bir de üstüne yirmi dakika boyunca teke tek basketbol oynamıştı. Aç olması lazım. Oturduğum sandalyeden kalkıp peşinden gittim.

Denizi izliyordu. Havuzun etrafından dolanıp yanına gittim. Kollarını korkuluğa dayamıştı. Bende kalçamı korkuluğa yaslayarak kafamı ona çevirdim. "Neden kahvaltıya gelmiyorsun? Uçakta da bir şey yemedin?"

"Canım bir şey istemiyor." Dediğinde biraz şaşırdım. Çünkü düzenli beslenen biridir ve hiç bir öğününü aksatmaz. Şimdi düşündümde benim gibi huysuz biri nasıl onun gibi düzen manyağı biriyle evlendi acaba?

Yaslandığım yerden doğrulup arkasından ona sarıldım. Ellini korkuluklardan çekip, karın bölgesindeki ellerimi tuttu. Arkasına dönüp bana sarılıp saçlarımı okşamaya başladı. Saçlarımı okşayınca sevildiğimi hissediyordum. Keşke onu daha önceden tanısaydım. Blaze'den önce....

Üçüncü kişi ağzından

İki aşık birbirine sarılırken onları izleyen iki shipperden habersizlerdi. Gül kurusu saçlı kız gözlerinden kalp çıkarak onları izlerken yanındaki etlisi ise parıldayan gözlerle ikiliyi izliyordu. Erkekler ise somurtarak onalara bakıyorlardı. Çünkü saygıdan dolayı herkes sofraya gelmeden yemeğe başlanmazdı.

££££££££££££££££££££££££

•Nasıl olmuş bölüm?

•Anata: Sevgilim demek.

•Ya Leia ve Seijuurou çok tatlılar.

•Lync, Gladion'un oğlu. Annesi bilinmiyor yok terk etmiş nasıl adlandırırsanız.

•Orion ve Charlotte ise Leia ve Seijuurou'nun çocukları.

•Orion ve Lync 18 yaşındalar, Charlotte ise onlardan üç yaş küçük yani 15 yaşında.

~Sevgiler İmparatoriçeniz...

Tiger Und Katze // Victory Kickoff Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin