Marry yorgunluktan yattığı yerde uyuyakalmıştı. En son Alex’i koltuğa bırakmıştı. Gözündeki çapakları silerek salona geçti ama içeride Alex yoktu. Belli ki erkenden kalkıp gitmişti. Alex’i aradı ama telefonu meşguldü. En kısa zamanda Alex ile konuşup gönlünü almalıydı. Emilyle de konuşmuştu. Karakoldan çıkmış, iyiymiş. Aynaya baktı. Yüzü berbat gözüküyordu. Rimeli akmış, eyelineri kaymış, rujunun yarısı var yarısı yok, saçı ise dağılmış. Birde kuaföre o kadar para vermişti. Bugün için herhangi bir randevusu yoktu. Evde rahatça dinlenebilirdi. Yüzünü yıkayıp kahvaltı hazırlamak için işe koyuldu.

LABİRENTBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!