Saat 08:00

Sıradan bir güne uyanmıştım her zaman ki gibi evden okula okuldan eve yaşamımın bir bölümünü yasamak üzere anamın 25 kere Ömer kalk okula ,Ömer kalk okula gibi farklı alarm tonlarıyla zorda olsa okul için ayağa kalkmıştım.Bir duş alıp ardından okul kıyafetlerimi kuşanıp okul yolunu tuttum.sallana sallana gideceğim önümde beş dakikalık yol duruyordu ama aklim da okuldan başka her şey vardi.Genede hiçbir şeye aldırış etmeden okuluma gittim.asosyal bir kişiliğim ve karaktere sahip olduğumdan kafamı öne eğip:

"-Günaydın Ömer ?

-Nasılsın Ömer ?"

gibi soruları cevapsız bırakıp duvar kenarındaki en arka köseye çekildim...

Ama zaman geçmiyordu sınıftaki gürültüden herkesin başka hareketler içinde insanlıktan cıkmış kişiliklerini görmekten bunalmıştım.

Elim çenemde gözlerim karşıya dik bir şekilde hiç bir sese aldırış etmeden boş hayallere dalmıştım hayalimde okul bitmiş özgürüm bir sabah ayaklarımı peteğe uzatmış çayımı yavaş yavaş yudumlarken hayalimin içine eden hocanın Ömerrr ! Diyerek haykırdığını fark ettim içimden gecen onca şeye rağmen sessiz kalıp efendim demekle yetindim aramızda gecen ufak münakaşadan sonra nihayet teneffüs ziline kavuştuk...
Herkes yavaş yavaş sınıftan çıkarken ben oturuyordum ve ibo yanıma gelerek hadi Ömer dedi
:-Nereye? diyerek karsılık verdim.
İbo:sigara içmeye gidiyoruz sende yanımızda gel dedi.Bende hiç birşey demeden gittim yanlarında.
Sigara içmek için okuldan çıkıp karşı ki caminin önüne oturduk...
Sigara kullanmıyordum.
bizimkiler sigaralarını yaktıktan sonra Ömer sende yak dediler o anda tereddütte kaldım.
içsemmi ? içmesemmi ?...
içmesem dışlanacaktım içsem ise kendime zarar vericektim biraz donup düşündükten sonra ben içmicem dedim ne kadar ısrar etseler de karate sporu ile ugraştığımdan hayatimin geri kalani aklima geldi ve reddettim.bu arada okul zili calmisti ve gec kalmistik bizde okulu asmaya karar verdik.
Yapılacak fazla birşey olmadığından bir cafeye gidip okey masasına oturduk.
Çok fazla okey oynamayı sevmediğimden bir kaç elden sonra arkadaşların ısrarlarına karşı onlara veda edip ev yolunu tuttum...
Ev benim için bir özgürlük gibiydi ama bu sefer durum farklıydı.
Eve girdiğimde:
-Hoşgeldin oğlum
- Okul nasıldı oğlum?
Gibi sözler ve ilgi beklerken oturma odasında oturan babannemin Ömerrr evde seker bitmiş alıp ta gel sözüyle deliye dondum.o an özgürlüğüme vurulan kilit gibi gelmişti fakat karşı gelemeyip mecburen gitmem gerekti...Tek başıma yalnızlık içinde düştüm "BİM" yollarına içimden sayıklanıyordum neden zengin değiliz? neden ben BİM'e gidiyorum ben hamal mıyım ? Neden ben neden ben ...

Hiçbir sayıklanma hayal gitmeme engel değildi ama nihayet bim'den içeriye girdim içerisi çok kalabalıktı ve bim'de eşyaların yerleri değişmiş şekeri bulmam baya güç olmuştu paramı ödedim ve çıktım ayni yolları tek başıma bir daha yürüyordum aklımda sorular hep mi isyan eder bir insan?hiç mi istekleri olmazdı...
Elimde poşetlerle eve girdim annem kapıda karşılamış:
-Annem: oğlum ver alayım elindekileri
-Ben:buraya kadar ben taşıdım mutfağa kadarda taşırım kendin gidip aldığında kendin taşırsın dedim ve odama çekildim.
Artık asosyal yaşamımla baş başaydım...Telefona gelen tonlarca bildirim ve mesaja bakılacak halde değildi bir kısmına baktım asosyallikten bile sıkılmıştım artık kendimi kendi sessizliğimin içine kapayınca acıktığımı fark ettim.
"Anne karnım aç" diye bağırdım...
-Annem:Git hazırla ye dedi.
Bir an yıkılmıştım ama bir şey diyemedim...
Birkaç dakika sonra annem dayanamamış yemeği hazırlamış yavaşça kapıma vurarak:
-Oğlum hadi yemeğe diyerek seslendi.
Birden mutfağa gittim önümdekileri görünce bunları mı yiyeceğim başka ne var diye sordum.
Annem sert bir tavırla taşın kökü var yiyecen mi diye bağırdı!
Alaycı bir tavırla yerim getir diyerek güldüm .
Yemeğimi yedikten sonra antremana gitmek üzere tekrardan evden çıktım hava kararmıştı sokaklarda kimseler yoktu ve sokak lambası patlaktı...

ASOSYAL ADAMBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!