Etrafımda büyük bir soğukluk hissediyordum ama var olmayan bir soğukluk çünkü aynı zamanda yanıyordum. Nerede olduğumu bilmeden karanlıkta ilerlerken bir an da uçurumun kenarında olduğumu fark ettim hava karanlık ve fark edebiliyorum. Yine berbat bir rüyanın içinde olduğumu ancak arkamda daha önce görmediğim mezar taşları ortaya çıkınca fark ediyorum. Off napalım madem anladık rüya olduğunu keyfini sürelim.

            Tabi benin gibi psikopatların yapacağı gibi karanlıkta gördüğüm uçurumdan kendimi aşağı attım. Ama bir sorun vardı bu bayağı gerçek hissettiriyordu yoksa lan… diyemeden atladığım yere tekrar düştüm.

            Ahh hadi ama öldüm de arafta mıydım daha önemlisi araf harbi var mıydı? Aklımda deli sorular. Ben de amaçsız ‘’Daha on yedi yaşındayım amk çıkarın beni burdan…’’ diye bağırdım ama bir faydası yoktu. Ben de yenilen pehlivan güreşe doymaz diye uçuruma dönüp tekrar atlayacaktım ki hafif bir sesin bana seslendiğini duydum ve aşağı bakınca uçurumun dibinde bir kız gördüm ve kız kız değildi.

            Bana ağzını yüzünü oynatıyor ben önemeden onu izliyordum zaten dediği bir şey de duyulmuyordu sanki suç ben de. Bir süre sonra kızı yavaş yavaş duymaya başlamıştım ama kesik kesikti ‘’ Kaderin… burada… sona… erecek… çünkü…’’ nedeni yoktu çünkü bip bip sesleriyle yatakta atlamam bir olmuştu.

            Alarmlı saat Allah seni bildiği gibi yapsın sen bir daha çalmayasın emi. Yatakta doğrulunca yastığımın hep ıslak olduğunu fark ettim demek harbi sıcakmış etraf. Off terledim haa…

            Lanet olası saatin niye öttüğünü fark edince günün pazartesi olduğunu gördüm. Beni arafıma geri alın lütfen. Aslında benim okulla bir derdim yok sadece sekiz saatin ömrümden çalınmasına karşıyım.

            Yapacak hiçbir şey olmayınca ben de gittim yüzümü yıkadım soğuk su iyi geldi. Aynada kendime bakınca saçlarımın birbirine girdiğini gözlerimin mavi olmasına rağmen etrafı kan çanağına dönmüştü.

            Odama gidip üstüme rezil okul kıyafetlerini geçirdim aslında kıyafette sorun yoktu sorun okulun zorunlu kıyafeti olmasıydı. Üstümü değişince aşağı indim ve kahvaltı masasının hazır olduğunu gördüm. Annemle babam evde olmadığına göre hizmetçimiz hazırlamıştı ve o kadını hiç sevmezdim. Sürekli etrafta mırıltıyla gezer ölü gibi cam gözleriyle etrafa nefret saçar. Hiç anlamamışımdır annemle babam kör müydü iş başvuranlarını değerlendirirken. Neymiş efendim gençliğinde Fransa da eğitim almış ne zaman bin sekiz yüz doksan altıda mı? Hızlı hızlı bir şeyler yiyip o kadına yakalanmadan çıkmak istiyordum bir yandan da boş versem de annemle babamın nereye gitmiş olabileceğini düşünüyordum ki…

            ‘’Ablanı ziyarete gittiler iki yeğeniniz bu ay kreşe başlıyormuş.’’ yediğim lokmada az kalsın boğazımda kalmasıyla ben de tahtalıköyü boyluyordum.

            ‘’ Ölüyordum az kalsın cadı sen neden çıktın?’’ kendime her ne kadar gelemesem de bana tıslayan bir tavırla bakıp arkadaki odalara döndü ben dün geceki rüyalardan sonra daha fazla heyecanı kaldıramayacağıma karar verip çantamı kaptığım gibi kapıdan dışarı çıktım.

            Sabahın soğuk havasına ince bir sweatshirtle çıkınca kendime olağanca bir küfür saydım. Ama geri dönmeye de hiç niyetim yoktu o kadın ısırır mısırır falan donarım daha iyi deyip evimizin önündeki banka yerleştim.

            Biraz zaman geçmişti ve ben de yeni aldığım kitaba dalıp gitmiştim ki servi gelip tam önümde durdu aferin böyle akıllı olacak. Okul bizden fazla uzak değildi ama aile zengin olunca keyfini sürmek bana kalıyordu tabi niye özel araba değil de servis çünkü babamla annem fazla gösteriş meraklısı olduğumu düşünüyor. Oysa sadece birkaç fakir çocukla alay etmişliğim var çok mu? Bu size acımasızmışım gibi görünmesin sevdiğim insanlara bir o kadar da şefkatliyimdir. Sanırım?

            Neyse on dakika sonra okula ulaşınca baktım kankalarım beni kapıda bekliyor. Benden bir iki santim kısa, düz saçlı mavi gözlü olan Güray çok sıkı arkadaşımdır tıpkı Emirle olduğumuz gibi o ise kara saçlı kara gözlü biriydi. Bu arada ben de Özgür. Ve biz okulun kötü üçlüsüyüz. Yok lan sıradan bir gruptuk tabi altımız bir araya gelince -yanlış söylemedim merak etmeyin sadece onlar beni beklemezdi o kadar- herkes bize ürken gözlerle bakardı. Kendimizi etrafa hatırlatmadığımız an yoktur.

            Her sabahki gibi merhabalaşıp demir kapıdan kendimizi içeri attık. Attığımız gibi zil çalınca tabiki biz de diğer öğrenciler gibi koşuya başladık ve kendimizi sınıflarımıza attık. Ve lanet olasıca fizik dersi yine karşıma çıktı hem ard arda iki saat olmak üzere. Gerçi benim için dersler kolaydı hepsinde uyu, kitap oku, mesajlaş sonra sınavlardan geç. Niye çünkü ailem zengin derdim ama öyle değildi harbi inanılmaz bir şekilde ben bile bazen şaşıyordum çünkü anlamadan doğru cevaplar çıkıyordu hem ağzımdan hem de kalemimden. Sadece fizik beni yetmişlerde süründürüyordu o da hiçbir not almayıp sınavlardan yüksek puan aldığım için hocanın bana karşı inadıydı ama asla ileri gidemiyordu.

            Ben daha anlamadan beş saat geçmiş öğle yemeği vakti gelmişti. Aç olmak bir yana tüm gün arkadaşlarımla farklı sınıflarda olunca her şeyi öğle yemeğine sıkıştırıyorduk. Şimdi soracaksınız niye teneffüsler de buluşmuyorsunuz çünkü üşengeçlik ergen damarlarımızın içinde akıyordu. Sıcak bir tost ve kola alıp köşedeki kırmızı masaya geçtim. Ve diğerlerine tam beş dakika verdim. Bunun yanında bugün sakin ve köşedeki asi bir çocukluk sergilemek istiyordum.

            Tabi beş dakika sonra grup tamamlanınca ergen havalarından vazgeçmek zorunda kaldım ve tüm kantinde bizden uzaklaşmak zorunda kaldı. Bizim grupta üç tane de kız vardı Demet sarı saçlı mavi gözlüydü, Ayça de kahverengi saçlı kahverengi gözlü çocukluktan beri en iyi arkadaşlarımdandı. Ela ise lisede bize dahil olmuş siyah saçlı siyah gözlü güzel bir kızdı. Yanlış anlaşılmasın sadece güzeldi ama dikkatimizi çeken özeliği bizim gruba sonradan gelmesine rağmen başkanımız gibi davranmasıydı. Biz topluca ilk bakışta sevgili grubu gibi görünsek te sadece arkadaştık.  

Ben bunları durgun durgun düşünürken zil çalmasına yakın Ela okul çıkışı sinemaya gitmeyi önerdi biz de kabul ettik Ela abla diyecekte biz kabul etmeyeceğiz sanki. Okul bittikten iki saat sonra buluşmak için anlaştık ve yine sınıflarımıza doğru yöneldik.

            Arkadaşlar merhaba bu benim ilk hikayem ilk deneyimim lütfen yorumlarınızı ve oylarınızı kullanınız. Kitabım fantastik türde olucaktır bu sadece ana kahraman için tanıtım olmuştur. Hatalıysam bildiriniz…

            Bu arada resimdeki Özgür ya da benim Hogwarts’tan kankam Daniel olur kendisi, birlikte büyüdük biz asdfghjklşi….

Bilinmeyen SeçimlerBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!