GİDECEĞİM BABA!

14 0 0

Seçtiğim kıyafetleri dolabımdan çıkarıp,yatağa fırlattım.Odadan çıkıp duşa doğru ilerledim. Kısa bir banyo yaptıktan sonra babamın yanına indim. "Kızım!Saçlarını kurutmadın mı? Hasta olacaksın sonra. "Sözlerine aldırmayarak konuştum. "Babacığım kampa gidebilir miyim?" "Git kızım. Eğlen olur mu?" Çalan alarmın sesiyle gözlerimi araladım. Gördüğüm rüyanın etkisinde kalmıştım. Babam aşağıdan bana bağrıyordu. O, benim uzak bir yere tek başıma gitmeme izin vermezdi. Bir an gördüğüm rüyadan cesaretlenerek ayağa kalktım. Bir süre ayakta bekledikten sonra tekrar oturdum. Kafamın içinde bana her zamanki gibi bunu yapamayacağımı söyleyen sesi göz ardı edip, içimdeki şüpheleri aklımdan attım. Babam bu kararıma karşı gelecekti. Bağırıp, çağırmayacaktı. Bu onun tarzı değildi. Bunun yerine, "ricamı" geri çevirecek ve gitmemi yasaklayacaktı. Bu da işe yaramazsa-ki kesinlikle yaramayacaktı-gerekirse beni takip ettirip izimi bulacaktı. Burada kalmayacağımdan duygusal olarak nasıl eminsem, babamın bunu yapacağından da mantıken o kadar emindim. İnatçılık ve dik kafalılığa gerek yoktu. Anlaşmalı bir kargo paketi gibiydim sadece. Öfkelenmiştim. Öfkemden aldığım cesaret ve içimde büyüyen sarhoş edici isyan duygusuyla tekrardan ayağa kalkıp kuş yuvasına dönmüş saçlarımla ve uzay gemili pijamamla babamın yanına indim. Mutfaktaki Halının tam ortasına kadar yürüyüp babamın tam karşısına dikildim. "Baba" "Efendim canım?" dedi tezgahı toplarken. "Ben kampa gitmek istiyorum." Suratını bana doğru çevirdi. Gözlerimin gözlerine odaklanmasına dikkat ettim. Ve zayıf görünmemeye çalıştım. Zayıf görünmeyi göze alamazdım. "Kampa mı?" Ne demek istediğimden emin değilmiş gibi tek kaşını kaldırdı. "Evet baba." Başını yavaşça salladı. Kavuşturduğu ellerini çenesine sürttü. Görünüşe bakılırsa hayallerimi nasıl daha iyi dağıtabileceğini düşünüyordu. Zaten çok samimi değildik babamla. Ama onu çok seviyordum. "Olmaz, Sis. " "Neden olmasın?" Ne söyleyeceğini bilmeme rağmen sinirliydim. Derin bir nefes alıp onu kararlı ve olgun duruşumla etkilemeye çalıştım. "Ben gidiyorum,baba." "Gidemezsin, Sis.!" Bu ani sesten ürküp sıçradım. Zayıf görünmemeye çalışmak buraya kadarmış."Gideceğim baba.!" "Saçmalama, Sis. " Sesi alçak ama tehditkârdı. Tehlikeli sınırlarda gezinmemem için beni uyarıyordu. "Saçmalamıyorum. " Sinirden tüylerim diken diken olmuştu." Baba. Artık tek başıma kalabilecek yaşa geldim ben. 2 hafta ya.2 hafta baba. Hem sen bana kendimi korumayı öğrettin. " Gözlerini benden ayırmıyordu. Bezmiş bir şekilde derin bir nefes aldı. "Telefonunu yanından ayırmayacaksın. Hep açık olacak. Anlaşıldı mı? " "Anlaşıldı. " Diyerek gülümsedim ve merdivenleri üçer-beşer çıkmaya başladım. Odama gidip Tuğçe'yi aradım ."Tuğçeee! Babam izin verdiii! " Sevinç çığlıkları atıp telefonda biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapadım. Bekle bizi... Imm neyse.
Arkadaşlar KAMP ATEŞİ adlı hikayede karakterleri görebilirsiniz. Bem kamp ateşinin yazarıyım. Telefondan yazıyorum. Media atamıyorum. Çünkü bütün resimler eski telefonumda kaldı. Okursanız sevinirim. ♥♥

ASİBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!