ve mutsuz son

30 0 0

Dillere destan bir ailelerdi,  2 kız çocukları olan anne ve baba,  bu ailenin mutluluğu anneleri hastaneye gidene kadar sürmüştü ,  anneleri hastaneye gittiğinde ölümcül bir hastalığı olduğu ve az zamanı kaldığını duyar duymaz. Yıkılıp yere düşer ve kendine geldikten sonra evin yolunu tutar ve yolda düşünür ben nasıl söylerim çocuklarıma ve eşime diyerekten düşünmeye başlar. Eve geldiğinde çocuklarının okuldan dönmesini ve eşinin işten dönmesini bekler ve 1-1:30 saat sonra herkes evde olur yemek masasına oturup yemek yemeye başlarlar. Tabi ki anneleri pek yemek yemez. Sonra küçük kızı anne iyi misin diye sorar annesi evet iyiyim der. Ama anneleri ilk defa onlara okullarının nasıl geçtiğini sormadığını fark eder.  Herkes yemek yedikten sonra anneleri masayı toplar ve toplandıktan sonra herkesi yanına çağırır.  Ve sakin bir şekilde alıştırarak anlatmaya başlar. -Ben bugün hastaneye gittim ve pek iyi haberlerim yok belki çok üzüleceksiniz ama yapıcak bir şey yok benim az zamanım kalmış dediği an küçük kızı nasıl anne beni bırakma der.  Küçük kızın ablası annem bizi bırakma biz sensiz ne yaparız der. Sonra çocukları 1-2 saat sonra uyumaya giderler.  Ama o küçük kız aralıksız ağlar.  Sabah olunca küçük kız hazırlanır ve Kahvaltı yapmaya gider. Annesi önceden kahvaltıyı hazırlamıştı.  Masaya oturdular annesiyle biraz sonra ablasıyla babası gelir ve hep beraber kahvaltı yaparlar. Sonra küçük kız doyunca masadan kalkıp çantasını alır anneside onu okula göndermek için yanına gider.  Sonra küçük kız annesine sımsıkı sarılır sanki annesini hiç görmücekmiş gibi sonra küçük kız servisini görünce hem ayakkabısını giyip servise doğru yürür ve dönüp annesine bakar aradan baya zaman geçer ve küçük kızın annesi yatalak olur. Küçük kız annesinin yaşıyacağına inanır ablası mesleğiyle uğraşırken küçük kız okulunu bırakıp annesine bakar. Babası ise toplantılara koşuştur. Ama o küçük kızı düşünen olmaz o küçük kız bizden daha çok evi temizler annesinin çarşafını zorluklarla değiştirir. Sonra bir gün babası küçük kızın bakamayacağını ve okuluna devam etmesini ister. Küçük kız ise peki annem nolucak diye sorar. Babası hastaneye yatırmamız gerek der. Küçük koz ilk kabul etmez.  Ama sonra kabul eder ve o okuluna devam eder ama her okul çıkışı servisiyle hastaneye gider.  Ama hastanede kalamaz. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kötü gün gelip çatmıştır ve saat 04:30 da telefon çalar açan küçük kız olur ve ona annesinin öldüğünü söylerler. Kız inanmaz ve babasını uyandırıp kendisini hastaneye götürmesini ister ve kız ilk önce annesinin odasına gider. Ama yatağın boş olduğunu görür. Sonra Baba annem nerede der. Babasının gözlerinden hem yaşlar akar hemde küçük kızına bakar boğuk bir sesle mork der. Ve küçük kız mork a gider. Ve annesini görmek istediğini söyler. Sonra küçük kıza annesini gösterirler. Küçük kız koşup annesine sarılır. Annem ne çapık gittin ben sensiz ne yaparım neden beni bıraktın der. Sonra babası kızı annesinin yanından almaya çalışır. Zorlada olsa kızını almayı başarır. Sonra büyük kızını arayıp cenazenin kalkacağını söyler. Tabi ki oda şok olur ilk inanmaz ama annesinin mezarının katıldığını görünce oda inanır.Küçük kız ağlar ağlar ve tam annesini koyucakları zaman annesinin tabutuna sarılır. -annem seni anlatsam sığdıramam iyiliklerini,  annem seni hep seveceğim,  annem sen benim hep kalbimdesin, seni çok seviyorum annem, beni niye bıraktın dedikten. Sonra herkes ağlamaya başlar. Sonra küçük kızı ordan alıp tabutu mezara koyarlar ve küçük kız saatlerce annesinin başında bekler.

bir küçük kızBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!