Yasak Elma

50 0 0

Sabah gözlerimi açtığımda nerede olduğumu anlayamadım.Odada benden başka kimse yoktu.Üstümdeki yorganı kaldırıp baktım,bir erkek tişörtü giymiştim.O anda jeton düştü,parça parça hatırlamaya başladım.Burası Doğa'nın odasıydı.Su'nun erkek arkadaşının yani!Kafam kazan gibiydi ve inanılmaz susamıştım.Nerede olduğumu farkeder etmez de kalbim delice çarpmaya başlamıştı.İnanılmaz bir pişmanlık ve korkuyla dolmuştum.Çünkü,dün gece Doğayla birlikte olmuştuk!Bunu nasıl yapmıştım?Nasıl bu kadar basit birine dönüşmüştüm??
Hemen yataktan fırladım.Dün gece giydiğim kıyafetlerimi yerden topladım.Dar paça,dizleri yırtık Diesel marka kotum,üstüne göbeği açık bırakan nar çiçeği renginde Harvey Nicholson marka tişörtümü giydim.Aceleyle odadan çıktım.Doğa oturma odasında elinde kumanda,kanalları değiştiriyordu.Beni görünce "Merhaba,güzellik.."dedi yorgun ve uykulu bir halde.Ben de "Merhaba ve hoşçakal"dedim.Burası küçük bir evdi.Oturma odası en geniş bölümüydü dairenin.Tavandan yere kadar uzanan büyük camlarından,güzel bir Istanbul manzarası görünüyordu.Mavi bir gökyüzü vardı.Şöyle bir etrafıma baktım,çantamı,telefonumu buldum.Ayakkabımın tekini de bulursam gidebilecektim.oturmuş beni izliyordu,yardım etmeden ve konuşmadan.Ayakkabımın nerede olduğunu hatırladığımda,utançla kızardım ve içim o anın seksiliğiyle yandı.Yüksek pencerenin önündeki tekli deri koltukta Doğa'nın kucağında bacaklarımı iki yana açmış haldeyken,ayakkabılarım koltuğun iki yanına düşmüştü.Bulamadığım teki pencereyle koltuk arasından aldığımda,dizlerimin üstündeydim.O haldeyken,bana bakan bir çift büyüleyici mavi gözle buluştu gözlerim.O da aynı anı hatırlamıştı besbelli.Birkaç saniyelik bakışmadan sonra utanarak ayağa kalktım.Doğa'nın o güzel suratına bakamıyordum bile.Tüm eşyalarımı toplamayı başarmıştım sonunda.Oturma odasıyla mutfağı birbirinden ayıran Amerikan tezgahın üstünde dün gece içtiğim ve yarım bıraktığım kolayı aldım ve kafama diktim.Minnacık geğirdim ve hızla kapıya yürüdüm.Tam kapıyı açarken Doğa kolumu sertçe tuttu ve kendine doğru çekti beni."Anı yaşadık dün gece.Bu ikimizin de istediği bir şeydi.Sen benim için çok değerlisin,keşke başka zamanda başka bir yerde yaşasaydık dün geceyi..."dedi.Başım önümde olduğundan,onun yüzüne bakamadığımdan,bunları kulağıma fısıldamıştı,sözünü kestim ve "Bu kadar basit değil,yasak elma yedik biz.Konuşmayalım.Her kelimen şu anda bir iğne gibi yüreğime batıyor." Ağlamıyordum,ağlamam gerekiyordu bunları söylerken.Başkasının yanında ağlayamazdım,zincirli uzun saplı küçük çantamı çapraz taktım,çıktım...

Çantamdan arabamın anahtarını çıkardım.Fakat o anda arabamı dün gece gittiğimiz klübün oto parkında bıraktığımı hatırladım.Taksi çağırmak için cadde tarafına doğru yürümeye başladım."Utanç yürüyüşü"dedim kendi kendime.Telefonuma baktığımda sınıftan Ayşegül diye bir arkadaşımın 3 kere aradığını gördüm,kimseyle konuşasım yoktu.Sadece arkamda bıraktığım adamı istiyordum,koşulsuz şartsız sadece benim olmasını...
Taksi beni klübün önüne getirdiğinde parayı ödemek için cüzdanımı açtım,hiç para yoktu."Ah tabii yaa...Amaan Ela" diye kızdım kendime.Çünkü,dün gece cebimdeki tüm parayı çıkışta çiçekçi genç bir çingeneye vermiştim.Yaptığım bu "iyilik" beni,yapacağım bir "kötülük"den kurtarır diye düşünmüştüm,o sarhoş kafayla.
"Üstümde para yokmuş,dedim ve o anda telefonum çaldı.Doğa arıyordu.Meşgule düşürdüm.Taksiciye ilerideki bankamatiği gösterdim.tam o anda taksinin camından gelen sesle zıpladım.Doğa camdaydı.Taksiciye parayı ödedi.Bende indim arabadan."Napıyorsun burda??diye sordum."Bu salak dün gece yaptığı 'kahramanlığı' unutup taksiye binmiştir diye düşünüp buraya geldim.Haklı olmak durumunda kaldım."dedi alay ederek.Ben de gülümsedim,teşekkür ettim."Ama gerek yoktu,şu ilerideki bankamatiğe gidip,para çekecektim sadece.Unutkan bir sarhoş olabilirim ama o kadar salak değilim Allah'ıma bin şükür!" dedim.Bunları söylerken,onu arkamda bırakmış halde,arabama doğru yürüyordum.İçim titriyordu kendi kendime "arkana bakma,arkana bakma."diye sayıklıyordum."Güzellik!" diye seslendiğinde,yavaşça durdum,saçlarımı omzumdan elimle arkaya attım ve ona baktım."Yine ne var?Dün gecenin ücretini ödedin ya işte " dedim espirili ses tonuyla.Birden ciddileşti,suratı."Bir daha as-la böyle bir şaka yapma!" diye kızdı.Durdum,her türlü espiri ve şakayı kaldıran Doğa kızmıştı."Peki,yapmam abiciim" dedim son kelimeyi vurgulayarak.Tekrar arabama döndüm bir kaç hızlı adım daha attım.Hala arkamdan öylece bakıyordu sanırım.Sonunda içeri oturup kapıyı kapattım,boğazımda takoz gibi bir düğüm vardı.Arabeks sevmem fakat bu aralar kendime inanamayarak,sürekli Ebru Gündeş "Araftayım" dinliyordum son ses.Yine açıp ağlayım bir güzel diye düşünürken,kapım hızla açıldı.Yanımdaki koltuğa oturdu Doğa.Aniden bana doğru eğildi ve beni öpmeye başladı.Nefis kokuyordu,yumuşacık saçlarına tutundum ve ona karşılık verdim.Sonra geri çekildi "sarhoşken,ayıkken,sabahlar ve akşamlar ve öğlenler,seni öpme isteğiyle doluyum.Seni istiyorum,başkasını değil" dedi.Derin bir iç çektim.Mavi gözlerinde durdum,kaldım.Yutkundum."Sana mı,bana mı gidiyoruz peki?" diye sordum.

Gerçek Bir Aşk HikayesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!