Bir saniyenizi ayırıp oy verirseniz çok mutlu oluruz teşekkürler :)  

<<ARKADAŞLARINIZLA PAYLAŞARAK AİLEMİZİ BÜYÜTMEYE YARDIM EDİİİN!>>

P R O L O G

İZMİR

ON YEDİ SENE ÖNCE

Geceyi fırtına ve gök gürültüsü vurmuştu. Dışarıda çakan her bir gök gürültüsü birisinin geldiğine işaret ediyordu sanki. Yağmur şiddetini daha da artmaya başlamıştı. Atilla Doğan'ın içini büyük bir korku ve kaygı kaplamaya başlamıştı. Atilla'ya göre bu hava şartları O'nun geldiğine dair bir işaret olmalıydı. Tekrar genç adamın zihnine girecek, onu ter içinde bırakacak ve kim bilir belki de çok sevdiği eşini öldürecekti. Atilla bu düşünce yüzünden titremesine engel olamadı. Eşi Begüm hamileydi, ona zarar gelmesini hiçbir şekilde istemezdi. Atilla derin bir nefes alarak böyle bir şeyin asla olmayacağını kendi kendine tekrarlattı. Şimdi yatak odasına gidecek ve eşinin yanına sokulup normal bir şekilde uyuyacaktı.

Bunu bile bile gözlerini yumdu. Sağa döndü, sola döndü. İçindeki o garip sancı uyumasını engelliyordu. Dışarıdaki gök gürültüleri daha da ürkütücüydü. Eşi çoktan uykuya dalmıştı. Gözlerini sıkıca yumdu. Çünkü biliyordu ki uyumazsa onu uyanık yakalayacak ve öldürecekti. Rüya görmek zorunda gibi hissetti kendini. Bedenini daha fazla yorgun hissetti. Kesinlikle uykuya ihtiyacı vardı.

Bana gel.

Atilla korkuyla zihnindeki karanlığa doğru yürüdü. Bunun bir rüya olduğunu kesinlikle biliyordu. Karanlığa doğru yürürken bir anda her yeri boğucu bir sis kapladı. Atilla etrafı daha iyi görmek için gözlerini kıstı. İleride siyah bir silüet belirivermişti. O'ydu.

Daha da ileri gel Atilla.

O, daha da belirginleşti. Atilla'nın içine bir ürperti sindi. Yavaş adımlarla O'na doğru ilerledi. Bir an önce bu kâbustan uyanmak istiyordu.

Şuan yatağın yanında eşinin başucunda bekliyorum. Rüyandan uyandığın takdirde onun hayatına son veririm. Ayrıca kızın...

Atilla'nın neredeyse yüreğine inmek üzereydi. Alt dudağı korkudan titriyordu. Dizlerinin üzerine çöktü.

O, "Yaşamak istiyorsan kızını mühürlememe izin vereceksin." dedi pürüzsüz çıkan sesiyle.

Atilla O'nun sesine karşılık daha fazla ürperdi. Bir anda gözleri fal taşı gibi açıldı. Mühürlemek...

Atilla, "Hayır, hayır! Lütfen bunu yapma. Beni öldür fakat bunu asla ama asla yapma." dedi güçsüz çıkan sesiyle.

Atilla gözlerini açabilir, uyanabilirdi. Ama eşinin hayatı tehlikedeydi.

O, "Bu rüyalardan kurtulmanın tek şansı bu. Kızının adını Rüya koyacaksın. Yoksa onu mühürlerim." diyerek sözlerini bitirdi.

Atilla, silüetin kaybolmasıyla kan ter içinde rüyadan uyandı. Nefes nefese kalmıştı. Onunla beraber eşi de kalktı.

"Tatlım, iyi misin?" diye sordu uykulu çıkan sesiyle. Atilla'nın ağzından şu sözler çıktı.

"Kızımızın ismini Rüya koyacağız." Eşi bu ani karara fazlasıyla şaşırmıştı.

Begüm, "Anlamıyorum, Melek ismini beğenmiştik. Kızımızın adını Melek koyacağız." dedi kararlı bir tonla.

Eşi, Melek isminde kararlıydı. Begüm'ün duyduğu en güzel isimlerden biriydi Melek. Kızını severken meleğim, diye hitap etmesi o kadar muhteşem ve güzeldi ki...

Atilla kızının adını Rüya koymasa da O'nun kızına zarar vereceğini biliyordu. Doğan'ların soyu sonsuza dek O sayesinde lanetli kalacaktı.

Atilla eşinin elini tutup gülümsemeye çalıştı. "Melek ismi daha da cazip geliyor, ha?"

Begüm içinin rahatladığını hissetti. İnanıyordu, bu isim bebeklerine güzel bir şans getirirdi belki. Hamilelikten oluşmuş olan şişmiş karnını şefkatle okşadı.

Atilla, yatağa sırt üstü bir şekilde uzandı. Sola dönerek kollarını eşine dolayarak kendine doğru çekti. Şimdi gözlerini kapatacak ve rahat bir uykuya dalacaktı. Daha rahat bir uykuya.

●●●

«Hikayenin tanıtım videosunu izleyebilirsiniz»

Bir saniyenizi ayırıp oy verirseniz çok mutlu oluruz teşekkürler :)

Şeytan ve BenBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!