Parisa

23 0 0

-Merhaba Benim Adım Timothy

-Sizinle Tanışıyor muyuz.

-Sadece Tanışmak İstemiştim.İnsan böylesine güzel bir kızla tanışmak ister doğrusu.

İşte O an başımı kaldırıp baktığımda adeta konuşamıyordum önümde acayip taş bir çocuk duruyodu ama Bunu hiç dışıma yansıtmamaya çalıştım ve gayet sakin bir ses tonuyla

-Hmm -Hmm mı? Sadece hımm mı diyosun yani sadece bu mu ?

-Ne demememi bekliyordun ki

Aslında o kadar şey söylemek istiyodum ki..

-Neyse benimle akşam sahilde yürümeye gelirmisin

-Olur İşte salak beynim ''Olur'' mu?

-O zaman saat akşam 8de buluşuyoruz. Dedi ve arkasına bakarak gitti. Kendimi bi çeşit salak gibi hisetmiş olsamda anlıyamıyodum.Neden bana durup dururken merhaba dedi ki?...

Olayları Bastan Anlatayım...

Öncelikle Ben Eglantine Daha Yeni Taşındığımız Datçada olaylar çabuk gelişiyor.İnşallah böyle devam etmez.Akşam dişarıda dolaşırken sanki herkes bana bakıyomuş gibi geliyo WTF?? Ve bu durum kötüleşiyo.Datça Merkezde küçük bir çarşı var her akşam oraya gitmek ilk başta hoşuma gidiyodu sonra o gunden sonra ıyy...

Timothy'le orda tanıştık her şey ilk başta çok güzeldi.....

Akşam yemeyimi yedim ve hemen kendimi dişarı attım.Üstümde bi kot şort ve üstünde USA yazan bi tişört vardı.Balıkçıların olduğu yerden geçiyodum.Ayağıma bişey deymeye başladı ilk ne olduğunu anlıyamadım baktıgımda şirin mi şirin bi kediydi kucağıma aldım ve deniz kenarına indim.Kumlara oturdum Kumlar hala sıcatı.20 dk sonra bağırarak biri geldi

-Gel pisipisi... Parisa kızım nerdesi pisipisi

diye bi ses duydum.Sanırım düşündüğüm şeydi kedinin boynunda ince pembe tonlarında bi tasma vardı ve uztunde kocaman PARİSA yazıyodu.Bağıran kişi gitmeden ona yetişe bilmiştim pardon sizin kediniz sanırım dedim.Çok teşekkür etti.Sarı saçlı bi çocutu yası 16 ila 17 idi.Kafasında bi cap ve gözündede güneş gözlüğü vardı yüzünü tam göremedim.Sahile tekrar geri döndüm ve kumlara uzandım. Ve gökyüzüne baktım... Gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu.Ve evet uyumuştum.Ve farında değildim.Uyandım ve bütün balıkçıların kapandığını gördüm.Telefonuma baktığımda 24 cevapsız arama vardı.Ve hepsi annem ve babamdandı.Afedersiniz ama götüm titriyodu.Saate baktım ve

-Neee saat 03:57 mi?

Diyerek haykırdım.Hemen evin yollunu tutum.Sanırım eve gidemiyicektim kolumdan biri tutu ve çekti.Korkmuştum yeni taşındığımız ve hiç kimseyi tanımadığım bi yerde.Döndüm ve baktım sonra aramızda ilk başta soylediğim konuşma geçti.Eve gidiyordum.Oyle hızlı koşurdum ki Ayaklarım popoma deyiyodu.Neyseki Eve gelmiştim elimi şortumun cebine attım.Ve ''eyvah'' anahtarım yoktu.Zili çalmak zorundaydım.Daha zile dokunur dokunmaz babam kapıyı açtı.Yüzü hiçte sinirli gözükmüyodu. O benim babam mıydı lan? Babam normalde çok komik ama kızdığı zamanda iyi kızan bi adamdı eee nolmustu babama?

-Hoşgeldim kızım...

-Hoşbulduk babacım.

-Nerdeydin bu saate kadar?

-Şey ben...

-Arkadaş edindin dimiii.... O yuzden fazla aramadık

Arkadaş mı edindim? evet aslında çok taş biriyle konuşmuştum ama daha arkadaş bile sayılmazdık ve fazla aramamışlarmı? 24 cevapsız arama nedir ya allah aşkına bide fazla arasalarmış nolcakmış acaba.Babama gülümseyerek cevap verdim.

-Babişko birsürü arkadaş edindim zamanın nasıl geçtiğini anlamamışız.

-Hiç önemli değil burası küçük bir yer ve halkı çok sıcak kanlı akşam dişarıda istediğin kadar kalabilirsin

Ne bu gerçekten babammıydı?

-Teşekkürler babacım.Size iyi geceler ben o dama cıkıyorum.Dedim ve merdivenlerden çıkıp odamın kapısını açtı pencerem açıktı.İçerisi biraz soğuktu.Sonra uzerimi değiştirmeden yatağıma attım kendimi ve yastığa başımı koyar koymaz benimle konuşan çocuk geldi aklıma adı Timothy miydi neydi o çocuk kedisini arayan çocuku tabi ya nasıl tanıyadadım.Capını ve gözlüğü yoktu ve üzerinde farklı olarak bi hırka vardı.

FOEBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!