*Psst* Notice anything different? 👀 Find out more about Wattpad's new look!

Learn More

Bölümler su gibi akıp gidiyor ve final yolda gibi :')
- - - - - - - -

Bakışları soğuk değildi. Samimi de gelmiyordu. Duygusuzdu.

İlk defa duygularını gizleme telaşına kapılmış, kavga ettikleri oda da provasını tamamlamış duruyordu. Misafirlerin hiçbirine gülümsemiyordu, sadece bakıyordu. Ruhu o kavgada kül olmuş gibi hissizdi.

Jim arada ağlıyordu; fakat ona tek bakan, ağlamaktan şişen gözlerini saklamak için fondotene başvurup Frankenstein'a benzeyen Sally'di. Masadakiler bana, bilmediğim bir hatamdan (!) dolayı suçlu etiketini yapıştırmışlardı. Fakat buna rağmen beni sorgulamamışlardı, sessizdik.

Kendimi, doğum günü partisinde değilde cenaze töreninde hissetsemde yaptıklarımdan bir haber (onlara göre) ve sessizliğin asıl konusuyken konuşmak istemiyordum. Onun yerine mesaj atıyordum.

Jaxon'a.

Masanın altını aydınlatan telefon ışığıyla Jaxon'ın mesaj gönderdiğini anladım. Justin, masa altına giden bakışlarımı fark edince dudağının sağ tarafını kaldırdı.

Jaxon, bacaklarını bana sürtünce kolunu cimcikleyip mesaja baktım.

Mesaj atmak yerine neden konuşmuyoruz? Belki mesaj hakkım yok ve ödemeli atmak zorunda kalıyorumdur veyahut bakiyem eksilere inmiştir... -Jaxon

Gözlerimi devirip ona baktım. Yayvan bir tavırla sandalyeye yaslandı.

Neden kavga ettiler ki? -Miley

Konumuzu içeren tabelayı aceleyle değiştirip Justin'in bana olan bakışlarına doğru ilerleyen sapağa sapladım. Ve son kez, suratını asarak masaya oturan Sally'e baktım. Bakışlarımın yoğunluğuyla odak noktası bana dönmüştü.

Ne yaptığının farkında olmaman beni şaşırtıyor. Biraz aklını yorsan her şeyi anlayabilirsin. -Jaxon

Düşünürsem senin gibi psikopata bağlayacağımdan korkuyorum -Miley

"Miley, sen şirketten ayrıldıktan sonra sana ulaşmaya çalışmıştım," dedi Bay Bieber (Jeremy). Ellerini birbirlerine buluşturup devam etti: "Fakat CV dosyanı bulamadım."

"Jaxon beni ani olarak işe aldı: Sadece benim anlattıklarımı değerlendirdi. Bu yüzden bulamamış olabilirsiniz." diye cevap verdim.

Dalgın bakışlarını çatalına sabitledi. "Jaxon anlatmıştı; fakat böyle bir durum olsa bile biz senden duyduklarımızla bir CV dosyası hazırlıyoruz. Bu mümkün olamaz."

Kaşlarımı çatıp Jaxon'a baktım, telefondaki mesajımda kalan aklını masada dönen olaya çevirmesiyle irkildi. "Baba, ben hazırlamıştım," dedi ve bana baktı.

"Tam olarak nasıl ulaşmayı düşünüyordunuz?" dedim ortaya atılarak.

Ortada kayıp CV mevzusu vardı. Birçok bilgilerim o belgede bulunduğu için tehlikeliydi.

"Telefon numarası," dedi Bay Bieber.

"Bütün bilgiler depoda bulunması gerekiyordu, baba. Kendi ellerimle oraya koydum. Bu durumdan benim niye haberim yok?" dedi Jaxon.

Birden telaşa kapıldım. Bunu anlayan Justin ortaya atıldı: "Ne tür bilgiler vardı, Jaxon?"

İlk defa düzgün bir şekilde iletişim kurdular: "Kişisel bilgiler: Okul, telefon, e-mail, başarılar..." diye devam ederken kendimi tutamayıp "Aman Tanrım," diye inledim.

"Çalınmış olabilir mi?" dedim titrek sesimle. Bu bilgiler fazla önemliydi. Bunu ancak kötü amaç için kullanabilirlerdi. Başım dertteydi.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!