Fazlaca yorucu ve koşuşturma ile geçen bir gündü geleli henüz bir hafta olmuş kafamızı sokup barına bileceğiniz bir yerimiz dahi yokken böyle bir resital düzenleyip bir söylenti yaydık

Şimdiyse resital sorunsuz bir şekilde sonlanmıştı
Karşımdaki kadın ellerime tutuşturduğu bir demet beyaz gülle bana gülümsüyordu " bence harikaydı herkes bayıldı " heyecanla kelimeler dudaklarından döküldü

adımlarım hızlıca ilerdeki sandalyeyi buldu vakit kaybetmeden kendimi sandalyeye atıp oturdum bitkin bir haldeydim yolculuktan beri beslenmemiş uyumamıştım bunlar nayeon içinde geçerliydi oda doğru düzgün beslenememişti uyumamıştı ama durumu bana oranla çok daha iyi gibiydi yada benim aksime beli etmiyordu

Gözlerimi kapatıp azda olsa dinlenmek umuduyla ayaklarımı uzatıp rahat bir pozisyon almaya çalışıyordum ama evren bunu bile bana çok gördüğünü bir kez daha hafif bir meltem edasıyla bedenimi saran huzuru kovarak beli etmişti

" Bay min " kulaklarımı dolduran ince kadın sesi ile gözlerimi aralayarak toparlandım başımı sesin geldiği yöne doğru çevirirken mavi irislerim kadını süzdü üzerinde bulunan pembe kabarık etekli elbise mavi üzerinde işlemeli bulunan bir tülle kaplı üst kısmı göğüs çatalını belli eden düz bir dekolte bulunduruyordu 

Sesindeki tınıdan dahi soyu bir aileye mensup bir kadın olduğunu beli ederken pahalı kumaşlardan özel tasarım kıyafetleri ve rengarenk taşlarla bezeli mücevherleri bunu tescil eder nitelikteydi yüzüne yerleşmiş minik tebessüm ise yapmacıktan çok uzak samimi iç ısıtan türdendi 

Yerimden kalkıp kadının tam karşısında ayakta durarak eline uzanmış eline kondurduğum öpücükle " leydim " dedim yüzündeki tebessüm hala yerini korurken " bahsettikleri kadar iyi bir piyanist siniz bay min " kelimeler zarif bir dans edasıyla pembenin en tatlı tonunu barındıran dudaklarından döküldü " dürüst olmak gerekirse uzun bir süre Fransa'da bulundum ama ne yazık ki sizin adınızı hiç işitmedim birkaç arkadaşım bana sizden ve ne kadar büyük bir piyanist olduğunuzdan bahsedince " aldığı derin nefesle bakışları bilmiş bir hal alarak alaycı bir tavırla beni süzdü " gelmeli ve adını dahi duymadığım ünlü piyanisti dinlemeliyim dedim ve geldiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum şu anda " alay dolu ifadesi saniye saniye yüzünde kaybolurken samimi gülümsemesi bir kez daha yüzünde yer edindi

" Ve size güzel bir teklifim var " dedi oldum olası tekliflere açık bir insan olmuştum ki bunca iltifat ve taktirde sonra gelecek teklif küçük bir şey asla olmayacaktı " sizi dinliyorum leydim teklifiniz nedir " yüzüme samimi olduğunu düşündüğüm bir ifade yerleştirerek gelicek olan teklifi beklemeye başladım

" Aslında buna teklif demek ne kadar doğru bilemiyorum ama davet demek daha uygun olucaktır ailem sanatla yakından ilgilidir bu yüzde biz huxleyler her yıl cemiyetin ünlü isimleri tanınmış ve adını yeni duyuran sanatçıları yazar ve bilim insanlarının önde gelen isimlerinin katıldığı büyük bir balo veriyoruz bu yıl düzenlenecek olan baloda sizin de katılmanızı ve bize minik bir piyano resitali vermenizi rica ediyorum ardından sizi partideki insanlara bizzat ben takdim edicem ki bu sizin için çok büyük bir fırsat "

O haklıydı benim için büyük bir fırsattı bu reddedilmesi taktirinde aptalım denecek kadar iyi bir teklifti bu " bunda sizin çıkarınız nedir bana böyle bir davetle gelmenizi sebep olacak çıkar nedir leydim" sözlerimle başta afallasada dakikasında toparlamıştı " aslına bakacak olursak pek bir çıkarım yok böyle bir yeteneğin boşa harcanmasını kim ister ki "

Death Alone Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin