38 » BELA

3.2K 242 60

Tabanlarımı yere vurarak tepiniyordum. Kalbim ağzımdan fırlayacaktı şimdi. "Atlas, yeter! Dursun artık!" diye haykırdım resmen. Midemden yükselen sıcaklığın o kadar çok farkındaydım ki, her havaya yükselişimizde aşağı düşecekmiş gibi oluyor ve ölüme bir adım daha yaklaşıyormuş gibi hissediyordum.

"Su, az kaldı dayan." dedi Atlas, ama bariz sesindeki alaycı ifadesini sezebilmiştim. Başım dönüyordu. "Atlas, çok kötüyüm, sanırım bayılazam!"

"Saçmalamaaa!" dedi bağırarak. "Sakin ol, gözlerini kapat. İlk defa biniyorsun sanki ya!" Elimde değildi, zayıf olmasam belki bu kadar havalanmazdım! Ay kasıklarıma kadar havaya kalkıyordum ve kilit açılacakmış gibi oynayıp duruyordu. Her havaya kalkışımızda kasıklarımı demire çarpmamda cabasıydı. Ama şuan acı hissetmiyordum, adrenalin bedenimi ele geçirmişti.

"Biraz tadını çıkartmayı denesen." Atlas bezgince konuştuğunda neredeyse ağlamaklı bir sesle, "Durdursunlar artık." dedim. "O herif, o piç kurusu herif bana inat indirmiyor!" Başımı tutamıyordum artık. Beynim zonkluyordu. Rüzgar kulaklarımda uğultu bırakıyor, saçlarımı uçuşturuyordu.

Sonunda yavaşlamaya başladığında derin bir oh çektim. Yaman bana endişeli gözlerle bakıyordu ama dikkatimi ona veremeyecek kadar kötü hissediyordum. En son bindiğimde bu kadar kötü olmamıştım! Lanet, unutmuşum demek. Ah ne alakası var ki, o zamanda ödlektim!

Atlas kilitler kalkınca hızla bana sarıldı. "Tamam, bitti sakin ol, gel biz seninle atlıkarıncaya binelim." Sesinde dalgacı bir tonlama yoktu ya da herhangi bir ima. Gayet ciddi çıkmıştı sesi. Yutkundum ve kendimi rezil ettiğimin farkındalığıyla ondan ayrıldım. Tam önüme döndüğümde Yaman'ın önümde dikilmesi saniyeler sürdü.

"Su, sen iyi misin?" Başımı belli belirsiz salladım. "Endişelendim senin için, hiç iyi görünmüyorsun."

"Yok, iyiyim teşekkür ederim." dedim yalan atarak. Atlas beni dürtüklediğinde ona bakmadan inmek için harekete geçtim. Kabinden indiğimde gözümün önünde bin tane rengarenk yıldız belirip kaybolmaya başladı. Dizlerimin zayıfladığını hissettim ve tam bu sırada gemi sallanınca tökezledim. Tam düşeceğimi düşünürken Yaman belimden kavradı ve düşmeme engel oldu. Beni yakınına çektiği için burnum üzerindeki gömleğine sürttü. Atlas koşarak yanıma geldi, diğer taraftan dolanması uzun sürmüş olmalıydı.

"Aşkım?" Sesinde biraz da olsa telaş sezebilmiştim ama çoğunluğu iğneleyiciydi. Yaman'ın gözlerine bakıp "Teşekkürler" diye fısıldadım ve Atlas'ın beni kollarıyla sarmasına izin verdim. Atlas hızlı adımlarla ilerlemeye başladığında Yaman gerimizde mi kalmıştı yoksa gitmiş miydi ya da peşimizden mi geliyordu bilmiyordum. Şuan düşünebilecek durumda da değildim. Tam merdivenleri inecekken kulübenin içerisindeki herifin bana sırıtarak baktığını gördüm. Orospu çocuğu.

Atlas'ı hiddetle ittim ve başımın dönmesine önem vermeden kulübeden içeri dalıp herifin üzerine atılmak ve kafasını patlatmak istedim ama Atlas ellerini vücuduma sarıp beni kucağına alarak geri çektiğinde adama 100. küfrümü etmiştim. "Döl israfısın yeminle! Seni kancık yavşak! Sana arkadan bindirsinler inşallah! Piç kurusu seni!"

"Su!" Adam da hararetlenip üzerime yürümek için hareket ettiğinde Atlas beni bıraktı ve adamın üzerine yürüdü. "Hayırdır?" dedi diklenerek. "Al şu orospunu basın gidin şuradan." Gözlerimi irileştirdim. Ne? Bana orospu mu dedi o?

Koşarak, hatta resmen ışık hızıyla Atlas'a çarptım ama Atlas beni itti ve herifin gözünün üzerine yumruğunu attı. Elimle ağzımı kapattım, ama sadece bir kaç saniye sonra sırıttım. Atlas'ın itmesiyle yere yapışmıştım ama umrumda değildi. O şerefsize gününü gösteren bir yumruğu çakmıştı. Adam yüzünü tutmaya son verip bu defa Atlas'a vurduğunda çığlık attım. "Şerefsiz!" dedim yerden kalkıp ona dalmak için. Birinin beni tuttuğunu farkettiğimde hırçınca debelendim. "Bırak!"

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now