Çok oyalanmadan evin önüne gelen taksiyle okula gittik her zamanki gibi okulun kapısı insan kaynıyodu.

Okula girerken Tunç elimi tutmuştu ardından yüzüne bakıp kahkahayı kopardım. Ee ne demişler çok gülme çok ağlarsın. O gülmeme son veren insan Cüneyt hocaydı yanlış duymadınız yine Cüneyt hoca hemen elimi çektim yine yanlış anlar hiç uğraşamam o hocayla.

Buseyle müdürün odasına girdik kayıtları halletmek için Tunç'da pesimizdeydi Müdür kayıtları yaparken içeriye Cüneyt Hoca girdi cok yakışıklı lan bu adam tipe bak ya arkamı dönüp onun gözune denk geldiğimden hemen önüme döndüm

Müdür kayıt işlemlerini hallederken kapının önünde duran Cüneyt hoca bize yol vermek için çekilince sağa sol taraftan geçti Tunc'la Buse ben sağ tarafa gittiğimden o da o tarafa yönelmişti güldü.

Tekrar yol vermek için sol tarafa kaydığında bende o tarafa gittim resmen şuan yol veremiyodu bana

Bu sefer sağa gidiceğimi sandığı için olduğu yere kaydı bende sağa gidiceğini sandığımdan aynı yere geçtim.

"Yine Bir Bade Özgün"dedi gülerken

"Geçebilir miyim hocam?"derken dudaklarım yukarı kıvrıldı

"Tabi yarım saattir yol vermeye çalısıyodum zaten"dedi bu sefer ifadesiz

"Tesekkurler diyip sağdan geçtim kapıyı kapatırken gözlerimi sımsıkı kapattım bu adam yüzünden bi gün kalp krizinden ölebilirim.

Bide simdi yenden karşılascak olmamız daha kötüydü ilk ders onundu

Buse"o kim lan ne hocasi o çok taş"dediğinde "ne demezsin o taş dediğin hoca yüzünden bi gün kuzenini kaybeticeksin haberin yok"diyince Tunç gülmeye başladı.

"Hay Allah noldu kız yoksa hocana mı aşık oldun?"

Bu bölümde böyle olsun kısa oldu biliyorum neyse yorumları bekliyorum:)

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!