O an saçmaladığımı anladım. Deliyim zır deli sanki karşımda duran erkek kankim gibi özürlüce hareket etmem çok yanlıştı.

Benimle neden uğraşıyorsunuz sorusuna veridiği cevap "Yanlıs anlama ama seninle neden uğraşıyım?"sorusuydu

Sen çok komiksin canım ya adam haklı benimle neden uğraşsın ki doğru yani.

Zil daha çalmamıştı zemin kattan ayrılırken kantine uğrayıp cikolata aldım. Sinirlenince cikolata beni yatıştırıyordu.

Sınıfa çıkarken ikinci dersin onun olmaması için dua ediyordum. Değildir ya yok yok.

Çikolatadan bir ısırık daha alıp sınıfa girdim kulaklıklarini kulağına takmış Enis beni görünce yerinden sıçrayıp"Bisey dedi mi?"diye sordu

Hayır der gibi kafamı sağa ve sola salladım.

"Enis ben biraz uyucağım sıradaki dersimiz ne?"diye sordum içimden dua ederken edebiyatın olmaması için

"Ee yine Edebiyat"demesiyle beynim zonkladı resmen

"İyi ben yatıyorum azcık şuraya hoca gelirse başı ağrıyomuş dersin kanka"diyip kafamı sıraya koydum kafama giydiğim kapşonun hırkasını gecirdikten sonra uyumaya hazırdım.

Tam uykuya dalıcağım sırada kapı kapandı. Kesin gelen Cüneyt hocaydı. Ama benim kafamı kaldırmaya ve ayağa kalmama cesaretim yoktu.

"Bade?"diye adımı teleffuz ederken yanımdaki enis "başı ağrıyormuş hocam"diyerek benim dediğimi yürürlüğe koymuştu.

Bu adama garip bir sekilde sevgi besliyordum. Onlar ders işlerken bende rüyalara daldım. Kalktığımda tenefüs olmuştu. Telefonu elime aldığımda 4 yeni mesaj 8 arama vardı. Görende kocaya kaçmısım sanar ne bu arama ne bu mesaj?

Umursamadan telefonu kapatıp kapşonumun içine attım.

Sonunda 8 dersin sonunda evin yolunu tuttuğumda çıkışta elinde çantası diğer elinde 2 kitap kapıda duran Cüneyt hocayı gördüm.

Beni görmemesi için hızlı adımlar atarken Bizim Tuğçe arkadaan "Badeeeee dur bekle"diye bağırınca haliyle onunda yüzü bana dönünce göz göze geldik

Tuğçe öküzü ölümlerden ölüm beğen kendine

"Hayvan gibi bağırmasan olmuyo muydu tuğçe?"dedim kızgınca

"Yine ne oldu kızım"dedi anlamamışca

"Yok bisey hadi noldu söyle üsüdüm eve gidicem"dedim beraber yürürken

Aniden durdu ve "Bana Enis'i ayarlar mısın?"dedi ağzım daire şeklini alırken koca bir OHA dedim hatta YUH yani.

"Sen ciddi misin?"dedim kaşlarım kalkıkken

"Hiç olmadığım kadar"dedi gülümserce

Kafamı sallayıp yanından ayrıldım. Yürürken telefonumu cebimden çıkardım ve mesajları açtım.

Önüme bakmadığım için yine bir pişmanlık Cüneyt hocaya çarpmiştım hemde öyle böyle değil bodoslama dalmıştım elindeki kitapları yere düşünce hızla aldım ve ona uzattim bu adami görünce kalbim deli gibi atıyordu.

"Şey ben çok özür dilerim"dedim mahcup bakıslarimla

"Önemi yok biraz daha iyi misin Bade Özgün?" Dedi ne olduğunu anlayamamış bakıslarla ona bakarken

"Dersimde başın ağrımıyor muydu?

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!