"Buyrun benim'diyerek ayaklarımın titremesini engellemeye çalıştım kalbim yerinde çıkıcakmışta zıplaya zıplaya öğretmenler masasını üzerine koncak sandım .

"Kendini tanıtır mısın Bade?"dedi o güzel ses tonuyla

"Şey yani ne söylememi istiyorsunuz?"dedim kekeleyerek

"Hobilerin,fobilerin,en sevdiğin 1 arkadaşın yeterli"

"Hobilerim watpadd'de takılmak,fobilerim karanlık,en sevdiğim arkadaşıma gelirsek o da Enis"diyiverdim. Hemen arkasından Damla,sıla,Tuğçe'nin öldürücü bakışlarına maruz kaldım.

"Artık oturabilir miyim?"dedim bıkkınca

"Hayır oturamazsın En sevdiğin ders ne?"dedi.

Herkes ingilizcesi iyi ingilizce diye bağırırken "Eskiden Edebiyattı yani edebiyatı sevmemin sebebi hocasıydı ama şimdi bilmiyorum. Orası size bağlı"derken cesaret hapı mı içtim diye düsünmeden edemedim

Cüneyt hoca " ooo pek bi açık sözlüyüz,peki bana bu kadar yeter oturabilirsin."dedikten sonra rahat bir nefes alarak dizlerime çöktüm.

Şansa bakın ki Cüneyt hocanın ikinci tanısmak icin kaldırdığı kişi hemen yanımda oturan Enis'di.

Enis samyeli

benim diyerek kalktı Enis. Sendende aynılarını alabilir miyiz Enis bey? Dedi tatlı ses tonuyla bu adamın ses tonunu kavonoza koyup saklamak istiyoruuum.

"Hobilerim müzik dinlemek fobilerim yok en sevdiğim arkadaşımda Bade"diyerek sözünü bitirmişti. Mert,cenk,kerem'de ona öldürücü bakıslar atarken Cüneyt hoca"Siz sevgili misiniz?"dedi

Ne diyo lan bu hoca ?

"Hayır hocam yok öyle birşey enis benim en yakın dostum"diyerek karsı cıktım.

Enis beni doğrular gibi kafasını salladı. Sınıf alayla gülerken

"Çok mu komik yeliz çok gülme canım Cenk'in peşinden 2 senedir koştuğunu bilmeyen yoktur."dedim alayla herkes susup önünü döndüğünde.

Lafımı bölen şey tatlı dediğim ses tonu yani Cüneyt hocaya aitti.

"Özeli açmanın mantığı neydi şimdi?"dedi kaşları çatılırken ben ses çıkarmayıncada devam etti "tenefüste yanıma geliyosun."

Bu nedir ya adamla ilk günden papaz olduk iyisi mi ? Diyelim Enisle aramda bisey var olamazda yani var diyelim seni ne ilgilendirir? Sa-na-ne ha sa-na-ne...

Tenefüs zilii çaldığında enis"gelmemi ister misin?"dedi bileğimi tutarak

"Hayır gerek yok"diyerek bileğimi çektim nazikçe ve yürüdüm çantasını toplayıp kapıdan çıkarken kafasını cevirdi ve bana gel işareti yaptı. Onu takip ediyordum. Öğretmenler odasına geldiğimizde içersinin öğretmen dolu olduğunu görünce "bekle bi dakika" diyip içeriye girdi çıktığında çantası yoktu. Sanirim iceriye girmesinin sebebi çantasını bırakmasıydı.

Kalbim öküz gibi atıyordu "gel" dediğinde başımı sallayıp kücük adımlarla onu takibe aldım.

Zemin kata geldiğimizde durmuştu. O birde durunca kafamı sırtına çarpmıştım. Adam bildiğin kemik kafam acıdı bee.

Arkasını dönüp"Yeliz'e niye öyle davrandın Bade Özgün?diye sorunca afalladım."

"İyi de siz özel hayata girmememi söylediniz ama kendiniz sevgili misiniz diye soruyosunuz Enis sadece benim arkadaşım hem sevgilim olsa da kimi ilgilendirir ki?"yok yok bu sefer kesin emindim ben cesaret hapı içmiş,yada yürek yemiştim.

Resmen adama üstü kapalı sanane demiştim.

"Bu kadar sert misin normalde de yoksa bu sertlik bana mı?"diyince kalbim atmaya başladı yanaklariminda kızardığınde yüzde beşyüz milyon emindim

"Hayır normalde gayet yumuşağımdır. Hakedene hakettiği gibi davranma gibi bir huyum var"dedikten sonra ağzımı tuttum. Bunlari söyleyen ben olamazdim! Ben böyle konuşmazdım ki hele de bir öğretmene karşın asla.

"Yani ben bunu hakediyorum öyle mi"dedi ifadesizce

"Benimle neden uğraşıyosunuz?"dedim yanaklarımı aldırıs etmeden resmen kırmızı bir domatese dönmüştüm bu adamın karşısında bu kadar rahat konusmamın nedeni neydi? Bilmiyordum ama beni bu adama çeken birşey vardı ciddi anlamda sürekli zıt ve sert tarafımı görmesine karsın hala kibarlığını koruyordu.


Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!