*Psst* Notice anything different? 👀 Find out more about Wattpad's new look!

Learn More

*Şarkı ile dinlerseniz güzel olur :) Keyifli okumalar canlar, umarım beğenirsiniz♡ Seviliyorsunuz!*

Not: 1000 olduk! Okuyan herkese çok teşekkürler! :D*

Odamda Jared ile oturuyorduk. Bir klasik olarak o yatak ucuna oturmuş, ayaklarını uzatmıştı ve bende sırtımı yatak başlığına dayatıp bağdaş kurmuştum. Elinden hiç düşürmediği telefonundan ise arada bakışlarını kaldırıp emin olmak isterce orada olup olmadığımı kontrol ediyordu.

Kendi evimde boş boş otururken sıkılıyordum elbette ama burada oturmak ondan daha kötü. Derin bir iç çektiğimde bana baktı ama oldukça umursamazdı. "Bana yine beş soru hakkı tanıyacak mısın? Onu en son bir hafta önce yapmıştın." dedim.

İlk başlarda odada hep sessiz dururken artık bulunduğum yerde biri olmayınca aklımdan geçen ilk şarkıyı söylüyordum. Şarkılarım başladığından beri nöbetler git gide azalmıştı ama nedeni hakkında en ufak fikrim yok.

Ayrıca Zoey bana o küçük sırrı istemeden verdiğinden bu yana yaklaşık 2 gün geçti. Nöbetin Jared'a gelmesini bekledim. Başkasına sorsam korkularından dolayı bana aradığım bilgileri vermeyeceklerdi. Bunu direk olarak sorarsam Jared'in de vermeyeceğini biliyorum.

Dün odada yalnızken birden uzun zamandır olmayan şey oldu. Kriz geçirdim. Lisa odaya girdiğinde beni odanın en uzak köşesinde sırtımı duvara yaslayıp büzüşmüş ve ileri geri sallanırken gördüğünde gözleri kocaman açılmıştı. Hemen yardım çağırıp yanıma gelmiş ve sorunumu anlayınca kollarıma bakmıştı. Onları kanatmıştım. Saçlarımı yolmuştum. Ağlamaktan gözlerimi kızartmıştım. Kendi kendime, ormanda söylediğim şarkıyı mırıldanıp durmuştum. Robin ve Zoey kapı aralığında şokla bana baktığında ilk yardım eden kişi ise Zoey olarak beni bir hayli şaşırtmıştı. Beni kolumdan tutup soğuk bahçeye çıkardı, hava almamı ve rahatlamamı, bu sayede krizi atlatmamı sağladı.

Bir süre düşünen Jared "Aynı kurallar geçerli. İstediğime yanıt vereceğim." diyerek telefonu kucağına bıraktı. "Odama artık en azından bir örtü koysanız?" diye sordum. Dudaklarını geren ve gözlerini parlatan bir gülümsemeyle bana baktı. "Demek sonunda odaya alışıp sahiplendin?" dedi. Tebessüm etmekle yetindim. Sıkışmış bir penceresi olan odada bir ay geçirmiştim. Yani sanırım bir ay. Dediğim gibi, zaman kavramından yoksunum artık. "Lisa'dan isterim bir ara. Yastık filan bulurum. Şimdilik güzel başladık. Diğer soruya geç." dediğinde heyecanımı gizlemeye gerek duymadan sırtımı dikleştirip gülümsedim.

"Peki... Hımm... Bavulumu da artık alabilir miyim? Nerede olduğunu bilmiyorum. Ama eğer odada böyle kapalı oturacaksam bari bavulumdaki birkaç kitabı okuyup bitireyim." dedim. "O kolay iş. Anlaşılan birileri buraya bayağı alışmış." diyerek alay da etti. Halbuki hiçte almışmış filan değildim. "Evde dolaşmama, istediğim zaman odamdan çıkmama ve mutfak ile banyoya istediğimde girmeme izin verir misin?" dedim hemen. Omuz silkerken "Onu zaman gösterecek. Son iki soru hakkın var." diye geveledi.

"Saçma ama yine de soracağım." dedim. Merakla yüzümü incelemeye başladı. Sonrasında ise göz teması kurmama izin vererek bekledi. "Bu oda çok beyaz. Her şey beyaz. Duvar, yer, dolaplar... Her şey. Buradan çıkacağım zaman madem belli değil o halde bende bu odayı değiştirmek istiyorum. Eşyaların şeklini ve duvar rengini değişebilir miyim?" dediğimde gülmeye başladı. "Tanrım, Midye! Burası senin sonsuza kadar kalacağın bir ev değil. Hiçbirimiz için değil. Sana olan güvenim biraz daha arttığında sorduğun tüm soruları eksiksiz yanıtlayacağım, inan bana. Ama kendini şimdi bu eve fazla kaptırma." dediğinde umutlarım birer birer söndü. Nedensiz yere kırılmıştım.

Omuz silktiğini fark ettim. "Madem alışıp kabullenmeye çalışıyorsun, o halde oda senindir. Bu evde olduğumuz sürece bu senin odan. İstediğin gibi dekore edebilirsin, Midye. Ama beni sinirlendirdiğin an canını yakarım, bunu da unutma." dedi. Başımı salladım ve "O zaman en kısa zamanda bana gökyüzü mavisi renginde boya bul." dedim. Başı ile onay verdi. "Son soru ne?" diye sorduğunda içimden Sienna'yı sormak geçmişti. Eğer sorarsam sinirleneceğini de biliyordum. Sinirlenirse istediğim bu ufak şeyleri bile reddedecekti.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!