BÖLÜM 33

715 37 20

Teoman'ın babasının tavrı sinirlerimi fazlasıyla bozmuştu.İnsan oğlu hakkında nasıl böyle konuşabilir?

Buralarda buram buram onun hasreti eserken bana böyle şeyler söylemeleri beni sadece güldürüyordu.

Konu o olunca hiçbir şey umurumda değildi.

Şu an sadece onun boynuna sarılmak istiyordum.

Bunun için dünyaları verebilirdim.

Teoman arabayı durdurduğunda

"İyi geceler" deyip arabadan inmeye yeltendim ancak kolumu bırakmadı.

"Ahsen senden ufak bir şey isteyeceğim"

Kafamı istemsizce ona çevirdim.Tek istediğim şey şu arabadan bir an önce inmekti.

"Tabi?"

"Ben buralarda yokken Araf gelebilir.Benim elim ayağım her yerde vardır normalde.Sadece Araf'ın işlerine kafa yoramıyorum.Ondan uzak dur lütfen"

Bana ne yapmam gerektiğini söyleyen insanlardan nefret ederim.

"Teoman aslında sana bu akşam bir şey söyleyecektim fakat baban gelince söyleyemedim.Ben biraz ara-"

Eliyle ağzımı kapattı.

"Şu an yapma Ahsen.Lütfen şu an yapma.Gözüm arkada gitmeyeyim.Bana olan mesafenin farkındayım ama yalvarırım şu an yapma.Ben dönene kadar düşün iyice ama şimdi yapma ne olursun"

Bir an ona sarılasım geldi ama yapamadım.

Ona kıyamıyordum işte.

Elini ağzımdan yavaşça çekip kafamı aşağı yukarı onaylarcasına salladım.

"Peki.Allah'a emanet ol" dedim ve arabadan indim.

Bir hafta sonra

GÖKÇE;

Sınav stresi beni yiyip bitiriyordu.

Okulumuz özel olduğu için dershaneye giden kişi sayısı oldukça az.Onlardan biri de benim.

Ailemin tek umudu benim.Kimse Canerden pek bir şey beklemiyor ve tüm yük bana kalıyor.

Tamam belki Alper'in de bu dershanede olması beni etkilemiş olabilir ama ne önemi varki değil mi?

Çocuk adımı bile doğru düzgün bilmiyor.

Her neyse.

Okul çıkışında dershanede 21.00 a kadar yapılan şu saçma etütler beni bir hayli yorsada eve yürüyerek gitmeye karar verdim.Biraz temiz hava, bolca müziğe ihtiyacım vardı.Dershaneden çıkıp ara sokağa saptım.Bir yandan da kulaklığımın düğümünü çözmeye çalışıyordum.

"Gökçe!" Duyduğum sesle yere çivilendim.Bu saatte burada olmam kesinlikle aptallıktı.Yavaşça, korkuyla başımı geriye çevirdim.

Alper yere düşmüştü ağzı gözü kan içerisindeydi.Çığlık çığlığa yanına koştum.Yapabileceğim tek şeyi yapıp kafasını bacaklarıma koydum.Bacağından bıçaklanmıştı.Ve baygındı.

Sanırım turnike yapmam gerekiyordu.İnternetten gördüğüm kadarıyla bir şeyler yapıp ambulansı aradım.

İstemsizce ağlıyor, bağırıyordum.

Bildiğim tüm duaları ardı ardına sıraladım.

Ambulans gelince ambulansla birlikte hastaneye gittim.

TiryakiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!