1. Bölüm

52 1 0

Eve gidiyorum her zamanki o agaçlık yoldan. Aslında böyle yerlerin ıssız olması gerekmez mi? Ama o kadar huzur verici ki sanırım bu yüzden herkes burda yürümeyi seviyor. Herzaman bisikletimle geçtiğim bu yolu şimdi yürüyerek geçiyorum. Yürümeyi seviyorum heryere yürüyerek gitmek isterim, yeterki kulaklık ve sarjım olsun.

Nihayet eve geldim. Bahçeden içeri girdim çok güzel bir bahçemiz var. Girişteki uzun yolun iki tarafında sıralanan çicekler, gerisi çimenlik, arkada bir çeşme ve küçükken diktiğimiz ağaçlarımız. Arka tarafta bazen yemek yiyoruz, bazende ben tek başıma kahvemi alıp kitap okuyor veya uzun düşünüyorum. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Gelirken aldığım ekmekleri kapıdan girince sol tarafta bulunan salonu geçerek mutfağa bıraktım ve odama çıktım. Bana ait tek yer diyebileceğim bu oda. Kendim olduğum sadece bu oda var. Tek başıma yaptığım delilikleri sadece bu dört duvar arasında gerçekleştiriyorum. Kapıdan girince karşı tarafta yatak, solunda üç çekmecesi olan çalışma masam ve karşısında elbise dolabım bulunuyor. Ah ah bu aralar yenilemem gereken bir dolap. Üzerimi değiştirdim, elimi yüzümü yıkadım ve yemek yemek için aşağıya indim. Annem yemek hazırlamış. Annem, babam, abim ve iki kardeşimle oturduk yemek yiyoruz. Abim babamın yanında çalışıyor, yeni avukat oldu. Babam ise bi firmada genel müdür. Yemekte iş konuşmalarını sevmiyorum ama konuşuyorlar. Zorla da olsa konuyu değiştirmeye çalışıyorum. Neyse öyle böyle yemeğimiz bitti. Anneme masayı toplamak için yardım etmek evin tek kızı olarak bana düşüyordu. Sonra çaylar demlendi ve televizyon izlerken edilen sohbetler..... Bu sohbetler hoşuma gidiyor ama canım sıkkın olduğunda hiç çekemiyor bahçeye kaçıyordum

.

Çay faslı bittikten sonra yataklara ve gecenin en sevdiğim anı, yani sadece bana ait olan  odamda istediğimi yapma vakti. Uykuyu pek sevmem hatta mümkün olsa da hiç uyumayacaktım, ama o kadar yorulmuştum ki bugün hemen uyumak istedim yatağa yattım ve penceremden gökyüzünü izleyerek uyuyakalmışım...

Sabah gözümü açtım 10 saat uyumuşum uykuyu pek sevmiyorum hatta 3-4 saat uyuma bana yetse ne güzel olur diyorum. Tüm bunları düşünürken kulağımda ismim yankılanmaya başladı ''Melis'' Bu yankılanmanın sebebi annemin beni sabah uyandırma çabalarıydı. Gözümü açamadığım halde uyanmış uyanmayı bekliyordum. Bir düşünceden diğer düşünceye dalıyor bir sürü sey düşünüyordum. Bi konudan diğer konu derken bi anda annem bi bağırdı ki istemesem de kalkmak zorundaydım. Hemen kalktım aynayla karşı karşıya korktum, her sabah ki gibi. İyiki tek odadayım, çok şükür ki odamda lavaboda var. Odayı ve kendimi topladıktan sonra saat 11 di.

Babam ve abim gitmisti. Annem kardeşlerim ve ben masa başındaydık. Yemek yedik. Tatilde olduğumuz için rahatız ama aynısını annem için söyleyemicem. Sürekli evdeyiz, bir arada kardeş kavgaları falan....

Yemekten sonra anneme dışarı çıkacağımı söyledim biraz kızdı ama arkadaşlarımla çıkıcam deyince yumuşadı. Aslında arkadaşlarım ya burda değiller yada işleri yüzünden gelmicekler.

Yukari odama uzerimi degistirmeye cıktım. Peki ne giyecektim. Balkona cıktım hava çok guzeldi. Güneşli, hafif rüzgarlı bir hava var. Hımm ozaman beyaz bol bluzumu giyeyim, altına da bi bakayım .......... hah buldum mavi kotumu giyeyim. Bi omuzumun acık oldugu bluzumu giydikten sonra abimin hediye ettigi o zarif tek taşı olan kolyeyi taktım. Saçımı toplasam iyi olacak sanirim. Bide annemin aldıgi tektas küpeler ve babamin aldigi saat ve ayakkabılarımı giydim , bir hırka aldım çantama koydum. Ne olur ne olmaz...  Tamamdır çıkıyorum derken, fotograf makinemi unutuyordum (bunu alana kadar bir sure para biriktirmem gerekti). Asagıya indim.

-Ben çıkıyorum , dedim ve kapıyı kapatıp çıktım dışarı. Bizim bahcenin yolu bana kendimi okadar özel hissettiriyor ki. Garajdan bisikletimi aldim kulaklığimı taktım ve aynı ağaçlık yoldan sahile indim. Hava güzel, manzara güzel resim çekmemek olmaz. Bizikletimi bisikletler icin ayrilan kısıma bıraktiktan sonra rahatca gezebilirim. Evet harika bir sahil manzarası ile fotograf çekimlerine basladım. Bir kac tane cektikten sonra biraz daha uzaktan çekmek icin geri geri giderken birisine çarptim elindeki dosya düştü. Özür dileyerek ona yardım etmek icin eğildim. Yüzüne baktıgımda yakısıklı bir yüzle karşılaştım. Hafif cekik, elaya yakın olan gözleri, düz bir alın, hafif bir gülümsemeyle ortaya çıkan gamzeleri ve harika bir agız yapısı karşısında bir an duraksadım

....

TESADÜFLER SİLSİLESİBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!