welcome!  login | sign up   Facebook Connect
 
Read what you like. Share what you write.

Posted by

batus410

on Sep 11, 2007
Become a fan

harry potter 2

1


BİRİNCİ BOLUM
En Berbat Doğum Günü

Privet Drive dört numarada kahvaltı sırasında bir tartışma patlak vermişti, her zaman olduğu gibi. Mr Vernon Dursley sabahın erken saatlerinde uykusundan, yeğeni Harry'nin odasından gelen bir baykuş feryadıyla uyanmıştı.
Masanın karşısından, "Bu hafta üç etti!" diye bağırdı. "Eğer o baykuşu kontrol edemiyorsan, gitmek zorunda kalacak, o kadar!"
Harry bir kez daha açıklamaya çalıştı.
"Canı sıkılıyor. Dışarıda uçmaya alışkın. Onu geceleri olsun dışarı çıkarabilsem..."
Vernon Enişte, fırça gibi bıyığından sarkan bir parça sahanda yumurtayla, "Aptala benzer bir halim var mı?" diye hırladı. "O baykuş serbest bırakılırsa neler olacağını biliyorum."
Karısı Petunia ile birbirlerine karanlık bakışlar fırlattılar.
Harry derdini anlatmaya çalıştı ama ağzından çıkan sözcükler, Dursley'lerin oğlu Dudley'den çıkan uzun, gürültülü bir geğirmenin içinde boğulup gitti.
"Daha pastırma istiyorum."
Petunia Teyze muazzam oğluna sisli gözlerle baktı ve, "Tavada daha var, tatlım," dedi. "Hazır elimizde fırsat varken, seni iyice beslemeliyiz.. Okul yemekleri için duyduklarım hiç hoşuma gitmiyor..."
"Saçma, Petunia. Ben Smeltings'e giderken hiç aç kalmadım," dedi Vernon Enişte, iştahla. "Yeterince yiyor, değil mi evlat?"
Poposu mutfak iskemlesinin iki yanından taşacak kadar iri olan Dudley sırıttı ve Harry'ye döndü.
"Tavayı versene."
Harry, canı sıkkın, "Sihirli kelimeyi unuttun," dedi.
Bu basit cümlenin, ailenin geri kalanı üstünde inanılmaz bir etkisi oldu: Ağzı açık kalan Dudley, bütün mutfağı sarsan bir gümbürtüyle sandalyesinden yuvarlandı. Mrs Dursley küçük bir çığlık arak elini ağzına kapattı. Mr Dursley ise, şakaklarındaki damarlar atarak ayağa fırladı.
"Lütfen' demek istedim!" dedi Harry, çabucak. "Yoksa başka..."
Eniştesi, masaya tükürük saça saça, "NE DEMİŞTİM BEN SANA?" diye gümbürdedi. "EVDE O 'S'YLE BAŞLAYAN KELİMEYİ SÖYLEMEK HAKKINDA..."
"Ama ben..."
"NE CESARETLE DUDLEY'Yİ TEHDİT EDERSİN?!" diye kükredi Vernon Enişte, masaya da bir yumruk attı.
"Ben sadece..."
"UYARMIŞTIM SENİ! BU ÇATININ ALTINDA ANORMALLİĞİNDEN SÖZ EDİLMESİNİ HOŞ GÖRMEM!"
Harry bakışlarını, yüzü mosmor olmuş eniştesinden, Dudley'yi ayağa kaldırmaya çalışan rengi atmış teyzesine çevirdi.
"Peki," dedi, "peki..."
Vernon Enişte, av kokusu almış gergedan gibi soluyarak ve küçük, keskin bakışlı gözlerinin ucuyla Harry'i dikkatle kollayarak yeniden yerine oturdu.
Harry yaz tatili için eve geldiğinden beri Vernon Eniştesi ona her an patlayacak bir bombaymış gibi davranıyordu. Çünkü Harry normal bir çocuk değildi. Aslına bakacak olursanız, normal olmaktan alabildiğine uzaktı.
Harry Potter bir büyücüydü - Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'ndaki ilk yılını henüz tamamlamış bir büyücü. Ve Dursley'ler tatilde onun evlerine dönmesinden mutsuz oluyorlarsa eğer, onların mutsuzluğu Harry'ninkinin yanında hiç kalırdı.
Hogwarts'ı öyle özlüyordu ki, bitmeyen bir karın ağrısıydı sanki. Gizli geçitleri ve hayaletleriyle şatoyu özlüyordu. Sonra derslerini (belki İksir hocası Snape hariç), baykuşla gelen postayı, Büyük Salon'daki şölenlerde yiyip içmeyi, kuledeki yatakhanede dört direkli karyolasında uyumayı, bekçi Hagrid'i Yasak Orman'ın yanındaki arazide bulunan kulübesinde ziyaret etmeyi ve hele büyücülük dünyasının en popüler sporu Quidditch'i (altı tane yüksek kale, uçan dört top vardır ve süpürgelere binmiş on dört oyuncu tarafından oynanır)...
Harry'nin bütün büyü kitapları, asası, cüppeleri, kazanı ve pek kaliteli Nimbus İki Bin süpürgesi Vernon Enişte tarafından, hem de daha Harry eve gelir gelmez, merdivenin altındaki bir dolaba kilitlenmişti. Yaz boyu antrenman yapmadığı için Harry kendi okul binasının Quidditch takımındaki yerini kaybetse bundan Dursley'lere ne? Harry ev ödevlerinin hiçbirini yapmadan okula dönse Dursley'lere ne? Dursley'ler, büyücülerin Muggle'lar dediği cinstendi (yani damarlarında bir damla büyülü kan yoktu) ve onlara bakacak olursanız, ailede bir büyücü olması fevkalade utanç verici bir durumdu. Hatta Vernon Enişte, Harry'nin baykuşu Hedwig'i, büyücüler dünyasına mektup taşımasın diye, asma kilitle kafesine hapsetmişti.
Harry ailenin geri kalanına hiç mi hiç benzemiyordu. Vernon Enişte iriydi ve boyunsuzdu, koskoca kapkara bir bıyığı vardı; Petunia Teyze at yüzlü ve kemikliydi; Dudley ise sansın, pembe ve domuzcuk gibi. Harry'ye gelince, o, küçümen ve zayıftı, pırıl pırıl yeşil gözleri ve hep dağınık duran kuzgun karası saçları vardı. Yuvarlak gözlük takardı, alnında da ince, şimşek biçiminde bir yara izi vardı.
/ 112 Next Page

Comments & Reviews ^top


Login to post your comment.
Be the first to comment on this!


Recommended


Harry Potter Ve Azkaban Tutsağı

HARRY POTTER VE ATEŞ KADEHİ

harry potter zümrüdü anka

HARRY POTTER AND ATEŞ KADEHİ

Harry Potter 7 - Хари Потър и Реликвите на Смъртта (Български превод)

harry potter ve felsefe taşı

DRUHÁ PLANETA SMRTI - Harry Harrison