Önceki Sayfa of 270Sonraki Sayfa

Soner Yalçın-Bay Pipo

spinner.gif

Bay Pipo
Bir MiT Görevlisinin Sıradışı Yasamı: Hiram Abas Soner Yalçın/Doğan Yurdakul
Önsöz
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyim yerindeyse "büyüteç altına al-maya" çalışmaktadır.
Reis1kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşam öyküsünü anlatırken, bir yandan da ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık.
Şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istih-baratçının yaşamöyküsüyle bir adım daha ilerliyoruz ve bi-raz daha merkeze, perde arkasındaki kişilere ve olaylara ulaşmaya çalışıyoruz. Bu anlamda^ay PipoyaReis’in bir devamı veya ikinci bölümü de denebilir.
Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki istihbarat çalışmaları, ül-keyi zapt etmek isteyen emperyalist düşmanlardan ve onla-ra teslim olmuş olan padişah çevresinden bilgi toplamak te-melinde kurulmuştu. Milliydi ve genellikle dış istihbarata yönelikti. Bu sayede halkın hem saygısını hem de fiilî deste-ğini yanına almıştı.
Ama 19501i yıllara yaklaşıldığında Türk istihbaratçığı bu niteliklerinden uzaklaşmaya başladı.
Bir yandan "yabancı gizli servislerle işbirliği" adı altında ulusal kimliğinden uzaklaştı. Öte yandan tek partili dönemin
1    Soner Yalçın/Doğan YurdakulReis. Gladio'nun TM Tetikçisi,Su Yayınları, 11. basta ekimi999.
son yularından itibaren her iktidarın kendi "özel istihbarat örgütü" haline getirilmeye çalışıldı. Siyasî iktidarlar istihba-rat Teşkilatı'nı hem parti dışındaki hem de parti içindeki muhaliflerinden bilgi almak için kullanmaya çalıştılar. 19601ı yıllardan sonraki iktidarlar ise bunlara bir de "Silah-lı Kuvvetler içinden istihbarat" toplama görevini eklediler. Bütün bu nedenlerle Türk İstihbarat Teşkilatı, hem yasaları hem de kendi yasasını çiğneyerek, dışarıda paylaşım savaş-larına ve uluslararası tertiplere, içerideyse askeri darbelere, kendi vatandaşlarına karşı girişilen operasyonlara, işkence-lere, fişlemelere karıştı. Saygı duyulan bir kurum olmak ye-rine "korku duyulan" bir teşkilat haline geldi.
Yaşamöyküsünü anlattığımız istihbaratçının karakteri bu ortama çok uygun düşüyordu.
Onu övenler de, yerenler de, "Maceracı, atak, çifte taban-ca taşıyan, attığını vuran, sıcak çatışmaya girmekten kaçın-mayan" bir kişiliği olduğunu anlatıyorlardı. Hatta ona "Türk James Bond'u" diyenler bile vardı.
Başka bir özelliği ise hiç elinden düşmeyen piposuydu. Belindeki veya koltukaltındaki tabanca dışında her zaman bir veya iki piposu olurdu cebinde. Hem evinde hem de işye-rinde pipo koleksiyonu vardı. Kendisinin belki haberi yoktu ama, arkadaşları bu yüzden ona "Bay Pipo" diyorlardı. Lise çağlarında başladığı pipo merakı ölünceye kadar sürdü.
Öldürüldüğünde bile, .yanı başındaydı piposu,
Bir istihbarat elemanının bilgileri değerlendirip, tahlil ya-parak sonuca varan "sıkıcı" çalışması yerine, her zaman "hareketli" olmayı yeğleyen bir kişiliği vardı. Bu yüzden her zaman kendi maceracı kişiliğine uygun bir istihbarat örgü-tünün başında olmayı arzulamıştı; "CIA gibi,
Mossad gibi operasyonlar yapan, vurucu bir istihbarat örgütü!"
Bu amacına ulaşmak için örgüt içinde yükselmeye çalı-şırken, teşkilatı yasal çizgide tutmaya çalışan yönetimlere ters düştü, "iyi anlaştığı" yöneticilerle bir olup, amaçlarının çeliştiği kişilere karşı -çoğu zaman gizli- çatışmalara girdi. O çatışmalar açığa çıkınca da yakın tarihimizde iyi bilinen "skandallar" patlak verdi. Onun otuz yılı aşkın meslek yaşa-mını incelerken, istihbarat örgütünün yasadışı uygulamala-rının tarihiyle tıpatıp

Önceki Sayfa of 270Sonraki Sayfa

Yorumlar & Eleştiriler

library_icon_grey.png Ekle share_icon_grey.png Paylaş

Kimler Okuyor

Önerilen