Previous Page of 3Next Page

BAR

spinner.gif

  Ayaz'a dik dik bakmaktan vazgeçip gülümsemeye çalıştım. Ne dedi, neden öyle dedi diye kendimi yemeyecektim tabii ki. Bunu düşünmem için evde geçireceğim zamanlar boldu. Erteleyebilirdim.

Hem büyükannem evde olmadığımı mı çakmıştı?

Sanberk'e baktım, arkasını çoktan dönmüş, aşağıdaki insanları izliyordu. "Büyükannem evde olmadığımı fark etti mi yani."dedim yenilgiyi kabul ederek.

Büyükannem'in ton ton olanlarından almayı çok isterdim. Tamam belki hafif sıkılası, kırışmış yanakları bu kategoriye girmesini sağlardı. Ama sesi, kuralları hele de cezalarıyla kapıdan kovarlardı onu, eminim.

Sanberk arkasını dönmeden kafasını salladı. Uyuz herif. Ondan nefret etmiyorum aslında. Özünde iyi çocuk ama fazla korumacı bir de bana uyguladığı -çok sevilesi- kurallar var.

"Kadın evi birbirine katmış."diye mırıldandı.

Başımı kaldırdım, elime aldığım derginin sayfasına dahi bakmadan çevirdim. "Eve gidince olay ne kadar ciddi göreceğim."dedim omzumu silkerken. Sanberk gülümsedi, karşımdaki koltukta bacak bacak üstüne attı.

"Seni korumayacağım." Yüzündeki alayla gülümsemesine baktım, bende güldüm. "Koruyacaksın, Sanberk." 

Başını "Evet, evet."der gibi salladı. Hala alay ediyor. Ama gerçekleri gören benim. O beni hep korur.

"Arya Hatun'a benim sözüm geçmez." 

Doğru nokta. 

İkinci yenilgimi kabul ederek başımı eğdim, derginin sayfalarını boş boş çevirdim. Ayaz'la Sanberk tekrar konuşmaya, ki konuştukları konuyu anlayacak kadar dikkatim onlarda değil, başladılar.

Ayağımı sallamamdan rahatsız olacak ki Ayaz bana döndü.

"Aşağı inmek ister misin?" 

"Dalga geçme benimle."dedim kaşlarımı çatarak. Kaç dakikadır, Sanberk'in bu teklifi yapmasını bekliyordum. Ama onun inadı ağır olduğu için benim çocukluklarımı göz ardı ediyordu.

Sertçe sayfayı çevirişlerim.

Ayağımı sallamalarım. 

Yanımdaki masanın yüzeyinde parmaklarımı oynatmam.

 

Sanberk'e döndüğümde Ayaz'a dik dik baktı. Ayaz sanki burada olmamı istemiyormuşcasına ikna etmeye çalıştı. Hey, hey burası benim mekanım.

"Genç bir kız, Berk. Aşağıda sayısı bilmediğimiz kadar adamın var. Bırak, eğlensin." 

Ayaz'ın bu umursamaz ve kovmak istermişcesine konuşması beni sinir etse de başımı hevesle salladım. Buraya, koltukta dergi karıştırmaya gelmedim ben. Aşağı inmeliyim, birazcık da olsa.

"Uslu dur, Mercan. Yemin ediyorum bir çocukluk yap, hesaplaşmak için uzun bir gece var." 

Uyarı mı dersiniz, tehdit mi dersiniz bilmiyorum ama benim bünyem alışık sadece başımı salladım, gülümsedim. Dudaklarımın kıvrıldığı anda uyuz ağabey'imin de gerilen suratı rahatladı. Benim mutlu olmamı seviyor.

Previous Page of 3Next Page

Comments & Reviews (16)

Login or Facebook Sign in with Twitter


library_icon_grey.png Add share_icon_grey.png Share

Media

Who's Reading

Recommended