welcome!  login | sign up   Facebook Connect
 
Read what you like. Share what you write.

Posted by

dontworry

on Jul 26, 2009
Become a fan

safak vakti

1


Tahoma (Vietnamese);Tahoma (Thai);Times New Roman TUR;Times New Roman TUR CE;Times New Roman TUR Cyr;Times New Roman TUR Greek;Times New Roman TUR (Hebrew);Times New Roman TUR (Arabic);Times New Roman TUR Baltic;Times New Roman TUR (Vietnamese);

www.batuhancinar.com
Stephenie Meyer
Breaking Dawn-Þafak Vakti
Breaking Dawn-Þafak Vakti Türkçe Çeviri Bölüm 1(Niþan) --------------------------------------------------------------------------------Kimse sana gözünü dikip bakmýyor diye söyedim kendime. Kimse sana bakmýyor, kimse sana bakmýyor.Ama kendimi ikna edebilcek kadar iyi yalan söyleyemediðimden, kontrol etme gerekliliði duydum.Kasabadaki üç trafik lambasýndan birinin yeþile dönmesini oturup beklerken, sað tarafýma baktýðýmda küçük minibüsünün içinde Mrs. Weber bütün vücuduyla bana doðru döndüðünü gördüm. Gözleri benimkilere odaklandý ve ben de geri çekildim, neden bakýþlarýný çekmediðini veya utanmýþ görünmediðini merak ettim. Ýnsanlara dik dik bakmak hala kabalýk olarak nitelendiriliyordu, deðil mi? Bu artýk benim için geçerli deðil miydi?Sonra arabamýn camlarýn çok koyu bir renk olduðunu, arabanýn içerisinde benim olduðuma dair hiçbir fikri bile olmadýðýný ve aslýnda bana bakmadýðýný, arabaya dikkatlice baktýðýný düþünerek rahatlamaya çalýþtým.Arabam. Ýçimi çektim.Sola kýsa bir bakýþ attým ve þaþkýnlýktan inledim. Kaldýrýmda donmuþ iki yaya, arabama dik dik bakarken karþýya geçme þanslarýný kaçýrýyorlardý. Arkalarýnda, Mr. Marchall küçük hediyelik eþya dükkânýnýn dökme camýndan aptalca bir þekilde bakýyordu. En azýndan burnunu cama bastýrmamýþtý. Henüz.Iþýk yeþile döndü, uzaklaþmak için acele etmemle beraber, düþünmeden gaz pedalýna çok hýzlý bir þekilde bastým, normalde benim eski Chevy kamyonetim olsaydý hareket ettirmek için yumruklamalýydým.Motor avcý bir panter gibi hýrlarken, araba çok hýzla sarsýldý, bedenim siyah deri koltuða hýzla çarptý ve karným omurgalarýma raðmen düzleþti."Hay Allah!" Nefesimi tutup, el yordamýyla freni aradým. Baþýmý tutarak, sadece pedala bastým. Araba sarsýldý ama yine de durdu.Etraftaki tepkiye bakmaya katlanamadým. Eðer bu arabayý daha önce kimin sürdüðüne dair bir þüphe vardýysa da artýk yoktu. Gaz pedalýna, ayakkabýmýn ucuyla ve hatta nazikçe sayýlabilecek bir þekilde yarým milimetre kadar bastým ve araba tekrar ilerledi.Kendimi amacým olan benzin istasyonuna ulaþmaya ayarladým. Eðer arabamdan buharlar çýkýyor olmasaydý, kasabaya gelmezdim. Bu günlerde toplum içinde zaman geçirmekten kaçýndýðýmdan ötürü birçok þeyi almaktan kendimi mahrum býrakýyordum, gazoz ve ayakkabý baðý gibi.Yarýþtaymýþým gibi hareket ediyordum, kaportayý açtým, suyu ve yaðý deðiþtirilecekti daha sonra benzin kapaðýný açtým kredi kartýmla ödemeyi yaptým, saniyeler olmadan hortum benzin deposundaydý. Tabi ki, ölçme aletindeki rakamlarý düzene sokmak için yapabileceðim bir þey yoktu. Aðýr bir þekilde yazýlabildi, sanki bunu sadece beni sinirlendirmek için yapýyordu.Dýþarýsý pek parlak deðildi Forks, Washington'da tipik çiseleyen yaðmurlu bir gün, ama yine de sahne ýþýklarý sanki üzerime doðrultulmuþ gibiydi, sol elimdeki narin yüzük dikkat çekiyordu. Böyle zamanlarda bakýþlarý arkamda hissediyordum, yüzük sanki neon ýþýklarý gibi titreþiyordu; bana bak, bana bak.Kendi halimi fazlaca düþünmek aptalcaydý ve bunu biliyordum. Üstelik annem ve babam, insanlarýn niþaným hakkýnda ne söylediklerini gerçekten umursuyorlar mýydý? Yeni arabam hakkýnda? Ivy League Koleji'ne gizemlice kabul ediliþim hakkýnda? Þu an arka cebimde duran, çok taze hissettiren, parlak siyah kredi kartý hakkýnda?"Evet, ne düþündükleri kimin umrunda?" nefesimin altýndan söylendim."Þey, bayan?" bir adam seslendi.Döndüm, keþke dönmeseydim.Ýki adam tepesine yepyeni bir kayak takýmý baðlý olan bir arazi aracýnýn yanýnda dikiliyordu. Ýkisi de aslýnda bana bakmýyorlardý; sadece gözlerini dikmiþ arabama bakýyorlardý.Kiþisel olarak, üstüme alýnmadým. Ama sonra, Toyota, Ford ve Chevy'nin sembollerini ayýrt edebildiðim için kendimle gurur duydum. Bu araba tek renk idi, parlak siyah, ipek gibi parlak ve çok güzledi ama yine de benim için sadece bir arabaydý."Rahatsýz ettiðim için özür dilerim, ama kullandýðýnýz arabanýn markasýný söyleyebilir misiniz?" diye uzun boylu olan sordu."Þey, bir Mercedes, deðil mi?""Evet," dedi adam kibarca, kýsa arkadaþý cevabýma gözlerini devirirken. "Biliyorum. Ama bu, merak ediyordum da...kullandýðýnýz bir Mercedes Guardian mý? Adam bu adý büyük bir saygý duyarak söyledi. Bu çocuðun benim...benim niþanlým (düðünün birkaç
/ 179 Next Page

Comments & Reviews ^top


Login to post your comment.
Be the first to comment on this!


Recommended


Asr-ı Saadet 01 Özlenen Şafak

tutulma- eclipse

midnight sun- geceyarısı günesi

Elif Şafak-Mahrem

Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

Harry Potter ve Melez Prens Türkçe

THE SECRET (TÜRKÇE)