Kötü Çocuk

spinner.gif

“Kayla lütfen. Geç de olsa geldi ve ben senin geç de olsa babanla vakit geçirmeni istiyorum. Eksik yaşamanı istemiyorum birtanem.”dediğinde dudağımdan histerik bir kahkaha çıktı.

“Çok geç ve sen de buna izin veriyorsun. Sana güvenmiştim anne. Hep. Ama şimdi beni yarı yolda bırakıyorsun. Hoşça kal.”deyip telefonu kapattım. Tamamen kapattım. Sinirim geçene kadar konuşmasak iyi olacaktı. Benim hakkımda karar alması gereken bendim ama ikisi de bunu anlamıyordu.

Harika bir hayatım vardı. Bana işkence çektiren bir adamla yaşıyordum. Annem beni yarı yolda bırakmıştı. Bir çocuğun fahişesi olarak beni bilen insanlar vardı. Harikaydım. Ama hayatımın böyle çürüyüp gitmesine izin veremezdim. Dibe batmış gözüksem de yeniden ayağa kalkabilirdim.

İsmimin anlamını taşıyabilirdim. Adımı temizlemeliydim öncelikle.

Kapım tıklatıldığında oflayarak “Girin.”dedim.

İçeri girip duvara omzunu yasladığında telefonuna bakıp “Yarın okulun var biliyorsun. İzin aldım. Birlikte kahvaltıya gideceğiz.”dedi. Gözlerimi devirip “Neden?”dediğimde “Çünkü ilk dört saatini okulun ilk haftası olduğu için etkinlik saati yapmışlar. Gitmen gerekmiyor. Birlikte vakit geçirebiliriz. Sonra da seçtiğin derse seni yetiştiririm.”dedi. Ciddi misin demek istesem de “Evde durup ders çalışabilirim.”dedim. Neydi bunun derdi? Dengesiz adam. Birlikte vakit geçirecekmişiz! Biraz daha canını sıkacağım demiyor da abuk sabuk ilgili ebeveyn cümleleri kuruyor.

“Bir kere de itiraz etme. Saat onda orada olacağız. Ona göre hazırlan.”deyip odadan çıktı.

Dengesiz. Dengesiz. Dengesiz adam.

Tüm isyanlarıma karşı sabah olduğunda katılmak istemediğim kahvaltı için hazırlanırken bulmuştum kendimi. Eteğimin üstüne desenli kazağımı giyip saçlarımı omuzlarımdan aşağı bıraktım. Pencereden baktığımda dışarıda rüzgar var gibi gözüküyordu. Annemle aldığım şapkayı taktıktan sonra üzerime paltomu aldım. Çantamın içine eşofmanlarımı koyduktan sonra odadan çıkıp merdivenleri indim.

Nursena Hanım mutfakta yemek yaparken çizmelerimi giyip "Ben çıkıyorum."dedim. Kapıya çıktığımda babam olacak o adamın arabanın içinde beni beklediğini gördüm. Sıkıla sıkıla arabaya bindikten sonra bir şey söylemeden arabayı çalıştırdı. Yol boyu sessizdik. Konuştuğumuzda genelde kavga ettiğimiz için sessiz olmak daha iyiydi.

Bir restoranın önünde durduğunda arabadan inip onu bekledim. Şık bir yerdi ve içeridekiler yanımdaki adamı tanıyordu. Sık geldiği bir yer diye düşündüm. Parasını harcayacak iyi bir yerdi muhtemelen. Gece mavisi duvarlarda kırmızı ışıklandırmalar vardı. Eskitme mobilyalar kullanılmıştı ve zengin bir hava katıyordu. Gösterişli adamların takılacağı bir yer.

Ben ve annemin belki özel bir günde yılda bir kez geleceğimiz bir yer. Biz daha çok herkesin bilmediği tenha sokaklardaki küçük şirin kafelerde takılırdık.

Garsonu takip ederken içeriye sıkılgan bakışlar göndermeye devam ediyordum. Sosyetik tipler kibar kibar kahvaltı ediyordu. Çoğunun sosyeteden olduğuna emindim. Birkaçı gereksiz adama selam verirken beni de baştan aşağı süzmüştü. Kim bilir belki de genç sevgilisi olarak düşünmüşlerdir. Bir çocuğu olduğunu kimse bilmediği için. Bu düşüncenin iğrençliğiyle başımı yere eğip yüzümü buruşturdum.

Comments & Reviews (199)

Login or Facebook Sign in with Twitter


library_icon_grey.png Add share_icon_grey.png Share

Media

KÖTÜ ÇOCUK -37-

Who's Reading

Recommended