Kötü Çocuk

spinner.gif

 Yüzü kan içinde olan çocuğu sertçe yere bıraktıktan sonra doğruldu. Kulağa tuhaf gelebilir ama çok zarifti. Az önce birini yumruklamamış biri gibi. Ben gözümü kırpmadan yüzü kanlar içinde kalmış çocuğa bakarken o hiçbir şey olmamış gibi elini nazikçe belime koyup o kusursuz sesiyle sakin bir tonda “Gidelim.”dedi.

 Bel boşluğu hassas noktamdır ve orama biri dokunduğunda huylanırdım. Bu hep böyle olmuştu. Her seferinde. İstisnasız.

Kimi kandırıyorum? Öyle bir dokunuş değildi bu. Herkes bilir işte böyle nazik, zarar vermek istemez gibi hafif bir dokunuş. Beyefendilerin dokunuşları gibi. İşte asıl mideme kramplar girmesinin sebebi buydu. Donmaktan vazgeçip yürümeye başladığımda dahi elini çekmedi. Üzerimdeki lanet paltoma rağmen elinin varlığını hissetmiştim. O izbe yerden çıkana kadar.

Tekrar sokağa ve temiz havaya çıktığımızda elini çekti. Elini çekince biraz daha rahatlayan göğüs kafesime temiz havayı doldurdum. Yaklaşık yarım saattir temiz hava alamıyordum.

"Biraz geç olsa da müdahale ettiğin için teşekkür ederim."dedim ona bakıp.

Omuz silkti ve "Benimle takılmak isteyen sendin. Bunlara alışmalısın."dedi. Evet yine o soğuk konuşmamıza geri dönmüştük anlaşılan. Oysa biraz önce… Benim kızımdır gibi bir şey söylemişti değil mi? Tabii ki unutmamıştım. Sadece şuan olay çok tazeydi ve tamamen hatırlayıp titremeye başlamak istemiyordum. Bakışlarımı hızlıca üzerinde gezdirdim. Düşünmeyi engellemeliydim.

"Elin..."dediğimde kanayan eli dikkatimi çekmişti. Elinin üstünü çevirip baktıktan sonra "Önemsiz bir şey."dedi. Çocuğun piercingi yüzünden eli kanamıştı. Gerçi bıraktığı hasar daha beterdi. Çocuğun yüzünün bir tarafı tamamen kaşından akan kana bulanmıştı.

Normalde başıma bağladığım ama bugün bileğimde sarılı olan beyaz bandanayı hatırlayıp bileğimden çözdüm.

Bir elimdeki bandanaya bir onun eline baktıktan sonra kanlı elini iki elimin arasına aldım. Bandnayı sarmaya başladığımda "Ne yapıyorsun?"diye sordu. Ona bakmadan "Kanıyor görmüyor musun?"diye gereksiz bir soru sordum.

"Ben de önemsiz demiştim."dedi elini kıpırdatmazken. Sarma işlemini bitirdiğimde "Böyle daha sağlıklı."deyip yüzüne baktım. Eli hala ellerimin arasındayken sıcak bir şeyi tutuyormuş gibi bırakıp ellerimi bacaklarıma götürdüm.

Gözlerimi ondan kaçırdığımda "Yürüyelim mi?" teklifinde bulundum. Cevap vermemeyi tercih edip yürümeye başladığında ellerimi ceplerime sokup ona yetiştim. Biraz önce uyuşturucu satıldığını düşündüğüm bir yerde iki erkek benim için kavga etmemiş gibi yürüdüm.

"Buraya sık mı gelirsin?"diye sorduğumda "Rahatsız mı oldun?"dedi. Tabii ki rahatsız olmuştum. Üzerimdeki bakışlar, beni mal olarak gören serseriler, mal değil de fahişe demem gerekiyordu belki de. Sinirlenmemek için nefesimi dışarı üfledim.

"Anladım. Bana senin benim gibilerle işin yok anla demek için beni buraya getirdin. Vazgeçmem için."dediğimde ağzımdan çıkanların ne kadar doğru olduğunu düşünüyordum. Yarım saat boyunca onun karşımda sigara içişini ve yayılışıyla yaydığı karizmatikliğini düşünmekten mantıklı hiçbir şey düşünememiştim tabi.

"Hayır. Sana tüm siyahlığın içinde beyaz bir nokta olmak nasılmış onu gösterdim."  

Comments & Reviews (561)

Login or Facebook Sign in with Twitter


library_icon_grey.png Add share_icon_grey.png Share

Media

KÖTÜ ÇOCUK -23-

Who's Reading

Recommended